Ramazan Bayramını referandum heyecanıyla kutladık. Kurban Bayramını’ da referandum sonuçlarının ülkede estirdiği olumlu havanın etkisiyle idrak edeceğiz.
            Birkaç münferit olay dışında bölgemizde ve ülkede gençlerimizin kör kurşunlara kurban olmamaları, bu barış havasının her tarafı kaplamasına zemin hazırladı. Neden olmasın ki, gözleri televizyon haberlerinde olan nice anne baba rahat bir nefes aldı. İnşallah bu bayramda ve gelecek bütün bayramlarda artık bayramlarda annelerimiz çocuklarının yaslarını tutmayacaklar. Artık kurbanlarımız İsmail’lerden değil, İsmail’lerin yerine kurban olan “koç”lardan olacak.
            Bizler de bundan sonra çocuklarımızın kurban olmaması için, gerçek kurbanlarımızı kesmekten ve Allah’a salim kalple adamaktan geri kalmamalıyız. Çünkü her sünnetin ihyası beraberinde bir çok kötülüğü de bertaraf eder.
            Kurban ibadetini hafife almamak, imkânlar dâhilinde ifa etmeye çalışmak her Müslüman’ın görevidir. Çünkü Kurban, fedakârlıktır, çünkü Kurban varlığını bir kurbanın varlığında görerek Allah’a adamaktır.
            Maddiyat beklentilerinin had safhaya ulaştığı, insanoğlunun doyumsuzluğunun en üst seviyede seyrettiği günümüzde, varlığından sadece Allah’a adanmak üzere bir kurbanı feda etmek, Allah’a yaklaşmanın bir vesilesidir.
            Bayramları bayram yapan bizlerin onlara biçtiğimiz değerdir. Manasından uzaklaşan bayramlar sadece tüketim aracı olmaktan öteye gidemez. Ne yazık ki, kendimizi ve çocuklarımızı düşündüğümüz kadar yetimleri, kimsesizleri düşünmediğimizden, onların dertleriyle hemhal olmadığımızdan bayramlardan yeteri kadar haz alamıyoruz.
      Herkesin kendi iç dünyasına gömüldüğü, başını kaldırıp etrafına bakınmadığı, çevresindeki olumsuzlukları görmezden geldiği bir ortamda bayramlar, silkinmenin ve bir kez daha iç dünyamızla hesaplaşmanın vesilesidir.
      Kurban Bayramını anlamlı kılan diğer bir husus da Hac ibadetidir. Hac, Müslümanların bir olmaları, birlik olmaları, onları birbirlerinden farklı kılan milliyet, renk, dil gibi özelliklerin ayaklar altına alınarak mahşerde olacağımız gibi eşit olduğumuzun göstergesidir. Hac, turistik gezi olmadığı gibi, ticari bir araç da değildir. İslam’ın evrensel mesajlarının anlaşılmasında bir basamak olduğu hac, ümmetin birliğine giden yolda bir aşamadır.
      Son yıllarda genç yaşlardaki Müslümanların ülkemizden hacca ilgi duymaları, gençlik heveslerini kenara iterek kazançlarının bir kısmını Hac için ayırmaları İslam’ın gerçek manasıyla anlaşılıp yaşanması bakımından önemlidir. Belli bir coğrafyaya takılıp kalmamak, dünyaya geniş perspektifken bakarak İslam’ın birleştirici ruhunu anlamak, bütün İslam halkları için vazgeçilmez bir husustur. Özellikle milliyetçi ve ırkçı söylemlerin insanlarımızın ruh dünyalarını altüst ettiği günümüzde bunun farkına vararak hareket etmek iyi insan ve ahrette kurtulma ümidi olan insan olma bakımında çok kayda değerdir.
      Bu duygu ve düşüncelerle bütün İslam âleminin ve özellikle Batmanlı hemşerilerimizin Kurban Bayramını tebrik eder, daha huzurlu ve güzel günler dilerim.