Bayram kutlamaları açısından zengin sayılan bir coğrafyada yaşıyoruz. Milli, geleneksel ve dini bayramlar açısından sıkıntılarımız yok.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı gibi milli bayramlar…
1 Mayıs işçi bayramı,21 Mart Nevroz bayramı gibi bayramlar…
Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gibi dini bayramlarımızla birlik ve beraberliğimizi perçinleştirecek, küskünlüklerimizi gidermeye vesile olacak birçok imkân ve fırsatımız bulunmaktadır.
Bayramların anlamı ve önemi sadece yemek yemek, yeni elbiseler giyinmekten ibaret değildir.
Bayramlar, hele hele dini bayramlar birçok anlamda toplumsal kaynaşmanın sağlanmasına vesile olan bayramlardır.
Küskünlerin barışması bayram gerekçesi ile gerçekleştirilir.
Açlığın yokluğun bir nebze de olsa unutturulması bayram ziyaretleri ile gerçekleştirilir,
Anne baba, eş dost akraba ziyaretleri, yaşlıların ve kimsesizlerin gönüllerinin alınması bayramlar sayesinde gerçekleştirilir ve bütün bunlar toplumsal kaynaşmanın temelini oluşturur.
Kurban bayramı da böylesi anlamlar içerir.
Bu bayramın diğer bayramlardan ayrılan bir özelliği de var.
Kurban kesilmesi.
Hazreti İbrahim’in başından geçenleri herkes bildiği için tekrarlamaya gerek yoktur. Allaha olan inanç uğruna çocuklarını bile feda etmekten çekinmeyen bir neslin evlatlarıyız. Sonra Allah u teala buna razı olmamış ve bir koç’un kesilmesi ile mesele amacına ulaştırılmıştır.
Coğrafyamızda yıllardan beri süren çatışmalar nedeniyle onbinlerce evladımızı kurban ettik. Sorunlarımızı diyalog kurarak, konuşarak, tartışarak çözeceğimize tersi uygulamalar sergilemek suretiyle zoru dayattık ve sonucunda onbinlerce ana yüreği kor ateşler içinde yanmaya başladı.
Bu memlekette bu acıyla yaşayan insanların nasıl bayram kutladıklarının farkında mıyız acaba?
Onların hiçbir zaman ağız tadıyla bir bayram kutlayamadıklarını biliyor muyuz?
Ancak zararın neresinden dönerseniz kardır, hesabı ile artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor. Evlatlarımızı kurban etmekten vazgeçip konuşma ve sorunları çözme mantığını egemen kılmalıyız.
Bunu için fırsatlarımız da mevcuttur.
Bu bayramı Allah nasip ederse ağız tadıyla çatışma ve çarpışma endişesi taşımadan kutlamanın rahatlığı içinde olacağız.
Üzerimizden ağır bir yük kalkmış gibi rahat hissediyoruz. Psikolojik olarak rahatladık. Çözüme olan inancımız ve umudumuz bir kat daha arttı.
Artık yöneticilerimizin de bize hayatımızın en azından geri kalan bölümünde stressiz yaşamamız için bir ortam yaratmaları gerektiğini düşünüyoruz.
Bu bayramda da her bayramda olduğu gibi mezarlıklar ziyaret edilecek ve bizi bugünler kadar getirenler anılıp ruhlarına fatihalar okunacaktır.
Bu bayramda yaşayan büyüklerimiz ziyaret edilecek elleri öpülecek ve gönülleri hoş tutulacaktır.
Bu bayramda eli darda olanların yardımlarına koşulacak fakir ailelerin de rahat ve huzurlu bir bayram geçirmeleri için gerekli yardımlar yapılacaktır.
Bu bayramda da eş dost tanıdıklar ziyaret edilecek küskünlük ve dargınlıklar bitirilecek ve birer keyif kahvesi içilecektir.
Bu bayram ağız tadıyla kutlayacağımız bir bayramımız olacaktır.
Bu dilek ve temennilerle herkesin kurban bayramını kutluyorum.