Dünden devam
Batman 4. Kitap Fuarı üzerine yaptığım değerlendirmenin temelinde okumanın önemine dikkat çekmek var.
Çocuklarımıza kitap okuma sevgisini kazandırmamız gerektiğine inanıyorum.
Çocukluğumdan beri kitap okuyan biriyim.
Bir köyde ilkokula giderken öğretmenimden hikaye kitapları isterdim.
Akranlarım meyve bahçelerinde vakit geçirip, oyunlarla uğraşırken, ben tarladan fırsat buldukça hikaye kitapları okurdum.
Hatta çocukluğumda aşırı şekilde çizgi romanlar okudum. Zagor, Tommiks, Tombraks tarzı çizgi romanlar bana okuma sevgisini kazandırmıştır diyebilirim.
Buna rağmen köydeki yoksullukla mücadelede geçen hayatım nedeniyle ilkokul dışında okul okuma imkanım olmadı.
Yıllar sonra Batman’a geldiğimde okuma yaşım geçmişti.
**
**
Hiçbir zaman yılmadım, azmimi korudum.
Yoksulluk ve yoksunluğa rağmen aşırı kitap okuyan biri olarak ortaokul, lise ve iki yıllık üniversiteyi dışarıdan bitirdim.
Batman’da ilkokul mezunu iken yerel basında düşünce ve fikirler üzerine günlük yazılar yazıyordum…
Bir yazımda okuma serüvenimi şöyle özetlemiştim:
‘1978’den itibaren çok yoğun şekilde fikir kitapları okumaya başlamıştım...
İlk başta Marksizm ve Kapitalizm’e dair sayısız eserleri okumuştum. Mark ve Engels’ten, Lenin’e, Mao’dan Stalin’e kadar fikirlerini araştırmadığım ünlü sima kalmamıştı…
Dostoyevski, Gorki ile başlayıp, karıştırmadığım ve dipnotlar tutarak, bazen şerhler yazarak okumadığım klasik bırakmamıştım…
‘Komünist Manifesto’yu iki saatlik sunumla özetleyebiliyordum…
1970 ve 80’li yıllarda Batman’da fikir kitapları yoğun şekilde okunurdu. O zamanlar her kesimin kitaplarını okur, tartışmalarına katılırdım.
Kapitalizm, Sosyalizm, Emperyalizm, İslam kavramlarının sıkça geçtiği yüzlerce eseri okumuş, özetlerini konferanslarda anlatabilecek bir gençtim.
Yine belli bir dönemde İslam adına sayısız ünlü şahsiyetin eserlerini okuyacaktım.
Hıristiyanlığı, bu kapsamda Matta, Markos, Yuhanna, Luka ve Barnabas İncillerini ve Yahudiliği, o çerçevede ise Tevrat’ı da okuyup araştırmıştım…
‘Mezmurlar’ diye bilinen Zebur’u da okuyup incelemiştim.
Doğruları arayıp bulma, nereden geldik, niçin geldik, nereye gidiyoruz sorularına cevap bulma adına Ezidilerin Mıshefa Reş’ini aramış ve başka dinlerin kutsal metinlerine de hayli kafa yormuştum…’
**
**
GENÇLERE TAVSİYELERİM VAR…
Evet, Yıllarca aşırı kitap okumak ve insanlığın sorunlarını kendime dert edinmekten dolayı buhran geçirdim, bir nevi beyin reseti yaşadım. Okuduğum kitapların kahramanlarını bile unuttum.
Okuma hafızamın yüzde 90’ı gitmiştir diyebilirim.
Buna rağmen hala hamd olsun, Allah’a şükür çok iyiyim…
Hayat mücadelem ve düşüncelerim ile tecrübelerime dayanarak gençlere tavsiyelerimi yinelemek istiyorum:
Bir fikir veya ideolojiyi savunurken önce çok sert düşünce yapısına sahip oluyorsunuz. ‘Benim düşüncem, ideolojim daha iyidir. Diğerleri batıldır’ düşüncesiyle hareket ederken, çok büyük yanlışlara düşme durumunuz söz konusu oluyor. Asla başka fikir ve düşüncelere, ideolojilere karşıt olduğum için misal olarak İslam’ı savunmamışımdır. Doğruyu, insanlığın kurtuluşunu orada bulduğum için iman etmişim. Tecrübelerimden biliyorum ki geçen zaman sürecinde insan hep olgunlaşıyor, daha hoşgörülü oluyor. İnsan zamanla daha evrensel bakış açısına sahip olabiliyor ve karşı görüşlere daha yapıcı yaklaşabiliyor. Geçen zaman sürecinde de ‘empati’ yaparak karşıdaki fikirlere rest çekmiyordum. Ancak zaman insanları daha olgunlaştırıyor. Gençlere tavsiyem şudur; fikir tartışmalarında kırıcı olmayınız. Başkalarını taşıdıkları fikir ve düşünceleri, inançları nedeniyle hemen mahkum etmeyin ve hele düşmanca yaklaşmayın. Düşmanca bakış açıları yüzünden Ortadoğu’da akan kan ve vahşetleri iyi düşünün ve iyi analiz ediniz. Allah dileseydi hepimizi tek renk, tek düşünceye sahip kılabilirdi. Her fikir ve düşünceye saygılı olunuz. Başkalarının düşüncelerine katılmak zorunda değilsiniz ama düşmanlık yapmaya da asla yönelmeyin. Çünkü her insan düşüncesinin doğru olduğuna inanır.
Allah’ın ilk emri ‘Oku, yaratan Allah’ın adıyla’ şeklindedir. Okumalı ve iyi ile kötüyü birbirinden ayırmalıyız.
İnsanlık ailesi sürekli savaşlar, kavgalar ve kargaşalar nedeniyle ağır bedeller ödüyor. Dünyada farklı din, dil, mezhep, fikir ve ideolojileri savundukları için insanlar birbirlerine düşmanca muamelelerde bulunuyorlar…
Dünyayı, insanların geleceğini, ebedi alemi, sonsuzluğu farklı okuyanlar olabilir. Birbirimize karşı ön yargılı olmamalıyız. Birbirlerimizin düşüncelerine, farklı fikirlerine hoşgörü ile bakacağız. Kitap fuarlarını bu şekilde okuyor ve değerlendiriyorum. Okuyalım, çocuklarımıza okutalım vesselam.’
Next