Kışın son günlerini yaşıyoruz, bahar yanı başımızda artık. Kar yağışlı havalar geride kaldı. Karların erimesi ve bol yağış doğayı erkenden uyandırmış. Hafta sonları Batman’ın kırsalına adım attığınızda mükemmel manzaralarla karşılaşıyorsunuz…

Tarih, eşsiz doğa ve şarıl şarıl akan dere ve pınarlar size ayrı bir bahar havasını müjdeliyor. Çiftçi, havaların açılmasıyla kendisini yeşile dönüşen tarlasına atmış. Kimi gübre atıyor, kimi tarlasındaki yabancı otu ayıklıyor. Bu görüntülerle uyanan doğaya şahitlik ediyorsunuz, bir de henüz görmediyseniz, coşku yaratan ve mutlaka görmeniz gereken Sason’un şarıl şarıl akan derelerini görmenizi tavsiye ediyoruz. …

YENİ SÜREÇLE COĞRAFYA BİR BAŞKA

40 Yıla yayılan ve görüntüsünden yoksun kaldığımız kırsaldaki bu yaylaların, dağ doruklarından akan pınarların ve yemyeşil ovaların güzelliğinin ortasında olmak harika bir duygudur.

Tabii bu yörelerdeki terk edilmişlikle; yıpranan, yenilenmekte zorlanan toprakların hâlini görmek üzücüydü.

Yeni sürecin sunduğu farkındalık kırsalda da hissediliyor artık.

Ağaçlar bile geçmişteki olumsuzluklardan etkilenmişti.

Bu bahar öncesi Batman Ovası’nda farklı bir manzara var.

Çiftçi, bu yıl bereketin yaşandığı ovada tarlasına, bahçesine bir başka sarılmış.

Hububat eken çiftçiler, havaların ısınmasıyla tarlasına bir taraftan gübre atıyor, bir taraftan da yabancı otları ayıklıyor.

Ova müthiş…

Bir tarafta Sason Mereto Dağı ile diğer dağların eteklerinde kar, bir taraftan da eriyen kar suları dere, gölet ve pınarları coşturmuş.

Yakına gelmiş bahar sizi kırsala davet ediyor.

Hele Sason ile Yücebağ arasındaki Şahinli-Bekse köyündeki şelale, sanki “Gel beni gör” diye coşkuyla çağırıyor herkesi çevresine.

Yüksek kayaların dibinde 4-5 gözenekten çıkan kaynak sularının zarifçe süzülmesiyle oluşan bir su dansı karşımızda duruyor.

Bu mevsimde yağışlar artınca, su etrafını şenlendirerek coşkuyla akıyor.

Bu mevsimde orayı görmenizi öneririm.

Gerçekten çok etkileyici bir manzarası var Şahinli-Bekse’nin şelalesi.

Ermeni toplumunun yıllar önce kayalara oyduğu su kanalının izlerini de görebiliyorsunuz.

Etrafı ceviz, meyve ağaçları ve meşelerin oluşturduğu yeşil bir kuşakla sarılmış o şelalenin etrafında bir nefes almak şehirde birikmiş tüm yorgunluğunuzu sanki bir anda alıveriyor.

Sason Şahinli Köyü

OVA PİKNİK ALANLARI GİBİ

Kozluk’un Engebire, Sason’un Mereto Dağı etekleri, Yücebağ’ın Batman-Diyarbakır il sınırındaki Zore Çayı’nın sessiz ve derin akan su sesini dinleyin doğanın verdiği huzuru hemen hissedersiniz.

Hele hele şu günlerde muhteşem doğaya sahip Sason’un şelale ve derelerini mutlaka görün deriz.

Ovada gerçekten huzur var.

Sason ve Yücebağ’da yolların bir bölümü heyelanlı ve dar ama alternatif güzergâhları tercih ettiğinizde doğayla bütünleşip, bir başka mutlu oluyorsunuz.

Şehrin kalabalığından uzak olduğu için doğayla baş başa kalabilmek için şu günlerde Batman’ın kırsalına çıkın, uyanan doğayı izlemelisiniz.

Baharın bu ilk günlerde soluğu kırsalda aldığınızda doğanın o sakinliği ve yeşilliği saracak sizi.

Dönüş yolunda mutlaka, “Keşke biraz daha kalsaydık” diye düşünerek bize hak vereceksiniz.

***

BİR LOKMA SICAKLIK

“Nerede o eski Ramazanlar” diyerek başlar her Ramazan.

11 ayın sultanı olması münasebetiyle güçlü bir maneviyatı içinde barındıran Ramazan-ı Şerif, aynı zamanda geçmişten günümüze birçok güzel geleneği de beraberinde getirir.

En çok özlenen Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti, Ramazan pidesi… Çiğköfte ve halka tatlıların olduğu tezgâhların önü kalabalık.

İftarda iple çekilen an, orucun açıldığı ilk yudum su ya da zeytin-hurma tanesinden çok, yumuşacık pamuk gibi taze pideden alınan o eşsiz ilk lokmadır.

“Kuşkusuz Ramazan pidesiz sofra olmaz” derler.

Evet, yoksulundan zenginine vazgeçilmezimiz ekmek “yemek” ile eş anlamlıdır.

Çünkü bizi besler tek başına.

Her Ramazan’da olduğu gibi Balpınar yolu Cezaevi karşısındaki Altun Ekmek fırınının sürdürdüğü “Askıda Ekmek” kampanyasında bu yıl çok sayıda hayırsever destek vermişti.

Batman’daki fırınlar arasında unlu mamullerin belki de tek ucuz olduğu adres bu fırındır diyebiliriz.

Neredeyse 10 yıldır Ramazan öncesi ve sonrasında “Askıda Ekmek” kampanyasını sürdürüyor bu fırın.

Ramazan pidesini yağlı, yumurtalı ekmeğe dönüştürmeden belki de bu pidenin hakkını veren bu fırın işletmecileri, günde 1000 dar gelirliye ücretsiz ekmeği de dağıtıyor.

Allah hayırlarını kabul etsin.

Kokusu ve lezzetiyle gönüllerde taht kuran, Ramazan ayı denilince ilk akla gelen mis gibi Ramazan pidelerini, Ramazan ayında her gün henüz sıcacıkken yemek ister, her gittiğimiz Ramazan sofrasında pide götürenler de olur.

Bir aylık süreçte satışa çıkan pidelerö11 ay boyunca özletir kendini.

Hal böyle olunca da Ramazan pidesinin bereketi yansır evlere.

Bölgemizde Ramazan sofraları zengin olur.

Batman ve ilçelerinde en kıymetli, en gözde yemekler neyse sofraya konur.

11 ayın sultanı Ramazan’da en çok tüketilen kuşkusuz Ramazan pidesi olur.

Bu nedenle de Ramazan ayı öncesinde de Ramazan ayı süresinde de hep Ramazan pidesinin fiyatı konuşulur.

Unlu mamul üreticilerinin bir lokma sıcaklık, bir ömür hatıra; eski Ramazanlar ve pide geleneğini sürdürmek için de fiyatta fedakârlık yapmaları herkesin istediğidir.

Bir sözümüz de unlu mamul üreticilerine; üretim girdilerinin yüksekliğini biliyoruz ama hiç değilse Ramazan ayında insanların rahatlıkla özlediği pidelere ulaşması adına, minimum kâr ile satış yapmanız herkesi mutlu edecek, sizler de çok özel hayır dualarınızı alacaksınız.

Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın.