Ülke çok sancılı bir şekilde demokratik doğumunu gerçekleştirmek üzere. Binlerce yıllık devlet geleneğinin yıkılması anlamına gelen bir demokratikleşme mücadelesi veriliyor. Atılan adımların ne kadar zahmetlerle atıldığının değerini bilmek lazım.
Demokrasi yolunda ilmik ilmik dokunan bir emek mücadelesi ile ilerliyoruz. Başbakanını asan, iktidar için babanın oğlunu, oğlun babasını kestiği bir devlet yapısını demokratikleştirmeye çalışıyoruz. Devlet adına milletin esemesinin okunmak istenmediği bir kafa yapısı ile karşı karşıya olduğumuzu unutmayalım.
Demokratikleştirmeye çalıştığımız ülkemiz böylesi bir yapıya sahip. Ama ve lakin bu ülkenin vatandaşlarının da bu ülkeyi bu şekilde yönetmeye çalışan zihniyete karşı aynı kararlılıkla mücadele verdiğini unutmamak lazımdır.
Şimdi sizlere Türkiye’de tüm kesim ve kökenlerden insanların beraber mücadele verdiği en büyük demokratik oluşum cephesi neresidir desek nasıl bir cevap verirsiniz?
İyici düşünün.
Gördüğünüz gibi demokratik cephenin en kapsayıcı demokratik mücadelesini veren cephe KESK’tir. Yani Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu.
Memurların Toplu Sözleşmeli grevli sendikal hak taleplerinin seslendirildiği yapının çatısı.
KESK’i oluşturan bileşenler, Türkiye’de memurların sendika kurma hakkından söz edince başta memurlar olmak üzere devlet erkini kullanan bütün kesimler dudak bükmüşlerdi. Çoğu kesim memurların sendika kurması imkânsızdır. Yasal değildir devlet batar gibi söylemlerle bu girişimlerin önünü kesmek istemişti. Ne zaman ki fiili mücadele ile sendikalar kurulup tabelalar asıldı o zaman olmaz diyenler bıyıklarını iyice fındıklaştırarak Türkiye’nin en yetkili sendika konfederasyonu olarak Toplu görüşme masasında başköşeye oturdular.
Sendikal mücadelenin başlangıcında sendikal hakka inanmayanlar bugün sendika hakkı kazanan memurların grev ve toplu sözleşme taleplerine de aynı duyarsızlıkla yaklaşmaktadırlar. Emeğin mücadelesini vereceklerine iktidar işgüzarlığı yapmaktadırlar. Ülkenin demokratikleşmesi için verilen mücadelede ne yazık ki iktidarın bile gerisinde kalmaktadırlar. Ülkede ana muhalefet olma ihalesini alanlar kitleleri radikalleştirmekle meşgul iken demokrasi ve kardeşlik mücadelesini emeğin mücadelesini ve sözcülüğünü ne yazık ki siyasal partiler yerine kendisine siyaset yapma yasağı getirilen, getirilmek istenen KESK yapmaktadır. Bu nedenle KESK bu ülke için önemlidir ve korunması gerekmektedir. Bu gün KESK ve bileşenlerine yönelenler aynı zamanda bu ülkenin demokratikleşme çabalarına da yöneldiklerinin farkına varmalıdırlar.
KESK ve bileşenleri kuruluşlarından itibaren ücret sendikacılığına yönelmemişlerdir. Temsil ettikleri kesimlerin Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik haklarının korunması ve geliştirilmesi için mücadele etmiş ve bayrağı ileriye götürmek için çabalamıştır.
KESK temsil ettiği siyasal anlayış çizgisinde ya da siyasetin sol kulvarında Kitle sendikacılığını savunurken hiçbir siyasi partinin cesaret etmediği etkinlikleri düzenleyerek net bir tavır sergilemiştir.
Emek mücadelesinde emekçilerin sözünün geçmediğine inandığı masalarda oturmayı tercih etmemiştir.
İstemlerini iktidara net olarak iletmiş iktidar yalakalığı yapmamıştır.
Bu dik duruşu onu ve bileşenlerini Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinde belirleyici hale getirmiştir. Seveni sevmeyeni onu kendi kimliği ile tanımıştır ve saygı duymuştur.
Türkiye demokrasi hareketinin bu emektar kuruluşu şimdi Toplu Sözleşme olmazsa emeğin hakkı için greve gideceğini söylemektedir.
Haksızmıdır?
Yıllardır her Toplu Görüşme masasına oturulduğunda verilen Toplu Sözleşmeli sendikal hak sözü neden yerine getirilmiyor?
KESK Türkiye için ve Emek hareketi için çok önemlidir. Bu günkü duruma gelene kadar birçok can ve nice bedeller ödemiştir. Birçok üyesi vurulmuş, birçok üyesi cezaevlerine yollanmış, birçok üyesi sürgünlerde yaşatılmıştır. Bütün bunlara rağmen KESK kardeşlikten, demokrasiden, eşitlikten ve kardeşlikten geri durmamıştır. Bu nedenle kamu emekçilerinin KESK konusunda hassas olmaları kendi çıkarları gereğidir. Unutulmamalıdır ki efendinin değişmesi emekçi için durumu değiştirmez. Durumu değiştiren emekçinin sahip olduğu haklardır.
Next