*Kürtçe’de ‘Kara Manastır’ anlamına gelen ‘Dera Qira’ olarak bilinen Mor Kuryakos Manastırı şu günlerde turizme hazırlanıyor. Beşiri-Kıra Dağı eteğindeki bu şaheser yapıtın önemine, 2008 Yılında Batman Valiliği’nin düzenlediği ‘Uluslararası Kültür Sempozyumu’nda da vurgu yapılmıştı. Vali Hulusi Şahin, bu yılın baharında manastırı turizme kazandırabilmenin çabası içinde.
*Yüz yıllar öncesinde kurulduğunda etrafında hiçbir yapı olmayan ve çölün ortasında bir vaha gibi duran o şaheser yapıttan etkilenmemek mümkün mü? O devasa yapıtı, günümüzde ne hale getirdiğimizi anlatmaya gerek yok. Yazarın deyimiyle; “Coğrafyanın yaşadığı tüm gerilim ve barış ortamlarından nasiplenen bu mekanlar, zaman içerisinde eklemeler ve onarımlarla ancak çok az sayıda manastır günümüze ulaşmıştır. Bu önemli yapıtlardan biri de Mor Kuryakos’tur.”

DİNSEL HOŞGÖRÜ MEKANI…
Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın.
2008 Yılında Batman Valiliğini yapan merhum Recep Kızılcık da şimdi ki Valimiz Hulusi Şahin gibi tarihi yapıtların üzerine titrerdi.
Nerede bir tarihi yapıt görürse; saatlerce incelemeye çalışırdı.
Dinlerin, dillerin ve kültürlerinin buluştuğu bu coğrafyadaki kültürel zenginliklerin ön plana çıkması için de ‘Uluslararası Batman ve çevresi tarihi ve kültürel Sempozyumu’nu burada düzenleyen ilk Vali merhum Recep Kızılcık idi.
O sempozyumda kimler yoktu ki… Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’ndan ABD’li ünlü arkeolog Michael Rosenberg’e dek alanlarında uzman akademisyenler Batman’a konuk olmuştu.
Sempozyum çok verimli geçmişti.
Batman’ın dibindeki tarih hazinelerinden biri de ‘Mor Kuryakos Manastırı’dır.
Beşiri-Kira Dağı eteğinde, Organize Sanayi Bölgesi’ne komşu olan bu şah eser yapıtın ayağa kalkması için restorasyon çalışmalarında sona doğru gelindi.
Bu baharda manastırın turizme kazandırılması planlanıyor.
Kürtçede ‘Kara Manastır’ anlamına gelen ‘Dera Qira’ olarak bilinen Süryani Ortadoksların önemli bir inanç kurumu olan ‘Mor Kuryakos Manastırı’nın restorasyonu tamamlandığında; burası ‘Dinsel Hoşgörü’ mekanı olacak.
Ve Batman’ın turizm potansiyeline büyük bir ivme kazandıracak.

14. YÜZ YILIN YAPITI…
Kıra Dağı’ndaki siyah taşlar ve kayaların da yapımında kullanıldığı bu tarihi yapıt, Süryani Patriği Şükrallah’ın 1722-1745 tarihleri arasında göreve gelişinin 14’ncü yüz yılda inşaatına başlanıldı. 1742 Yılında yapımı tamamlanan Mor Kuryakos’un siyah-beyaz karelerine bakıldığında, etrafında tek yapı yok.
Uçsuz bucaksız çölün ortasında bir vaha.
O dönemlerde Hasankeyf ilçesine bağlı Gavas köyündeki Zercil Mahallesi’ndeki Mor Kuryakos Manastırı için dikkat çekici bir ayrıntı var;
“Manastırdan alınan yıllık verginin alınmaması, manastırın yıllar öncesinden harap olduğu ve manastırın vakfına ait tarla, bağ ve bahçeler korunmalı.”
Manastırın giriş kapısında konukları karşılayan bir kitabe de bakın neler yazılıyor;
“Bu dış kapı Turabdin’in Bote (Bardakçı) köyünden başrahip Gabriyel’in döneminde yapılmıştır. Bu sıra Patrik Abdullah’ındır. (Abdalla Saddoyo. 1906-15). Bu dış kapının yapımı sırasında da rahip Yusuf, bu yazının harflerini işleyen rahip Gewergis ve Rahip Tuma, 1909 yılında hayatlarını kaybettiler.”
Yakut-1 Hamevi’nin Mucemu’l-Buldan eserinde de Emevi İmparatorluğu’nun ünlü komutanı Haccac, ‘Kara Manastıra’ konuk olduğunda yanındakilere soruyor;
“Nereye konduk?”
Yanındakiler hemen soruyor; “Deyr İbni Kurra’ya konduk.”
Deyra Kurra (Dera Qira) Arap kabilelerinden ‘Beni Lavhm’dan Kurra El Munzır İbn Mai Sema tarafından yaptırılmış. İbn Kelbi ise bu manastırın ‘Beni Cüzame’ kabilesinden Zeher bin İyad’a ait olduğunu iddia ediyor.
Geçmişi o kadar zengin olan bu manastırda sinodlar önemli toplantılar düzenlemiş.
Hatta 4. Petrus’un patriklik seçimine Mor Kuryakos Manastır sorumlusu ve Genel Metropolit olan Mor Kurilos Gevargis katılmış…

MANASTIRDA GÖREV YAPAN METROPOLİTLER
Süryani yazarların kaynaklarında Beşiri’nin ‘Kara Manastırı’nda 1727’den 1907 yılına kadar görev yapan piskoposların listesin de en erken görev yapan Abrohom Abdulnur oğlu Gevargis ve Halepli Basil Cervis’tir.
Yüz yıllara meydan okuyan bu şaheser yapıtta görev yapan piskopos bir diğer adıyla metropolitler;
“Grigoriyus Boğos, Grigoriyus Şemun, İyavennis Nime, Eliyo Şaloh, Kurilos İliya, Kurilios Yaldo, İvavennis Yaldo, Diyanosiyos Abdulmesih Terzi, Grigoriyus Yuhanna, Diyonosiyoüs Cebrail, Antimus Yusuf, Mork Kurilios Gevargis, Kurilos III. Ceris, İlyas Şakir ve Mor Atanasiyos Yakup.”
İlyas Şakir, 1923 Yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına katılan ilk metropolit unvanını elinde bulundurmuş.
Mor Anasiyos Yakup ise manastırın son metropoliti olmuş.
Birinci Dünya Savaşı öncesinde Beşiri, Zercil ve yerleşkenin merkezi olan Batman çayı suları altında kalan Elmedina ilçesinde 200 civarında Süryani yaşamış. O dönemlerde Beşiri’ye bağlı 15 köyde yaşayan Süryanilerin sayısı 2000 civarındaymış.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra manastırda rahip ve papaz düzeyinde din adamları görev yapmış. 1960 Yılında da Mardin Petropoliti Hanna Dolabani, rahip İsa Çiçek’i görevlendirmiş. Bölgede Süryanilerin azalmasıyla manastır kaderine terk edildi.
Şimdi bu manastırın inanç ve kültür turizmine kazandırılmasına yönelik Vali Hulusi Şahin’in büyük bir çabası var.
Çok değil, birkaç yıl öncesinde hayvan barınağı, samanlık ve depo olarak kullanılan manastır, restorasyon sayesinde kendini buldu.
Yüz yılların manastırının önceki hali ile şimdi ki manzarasını varın siz değerlendirin.
Sağlıkla kalın.
Next