Dün, petrolden başkent yaratan TPAO’nun 71. yıldönümüydü. Aralık ayının son günleri, ‘kara altın’ın keşif hikâyesinde önemli bir yere sahiptir. TPAO dün 71. yıldönümünü kutladı. Tüpraş Rafinerisi de bu ay içinde yıldönümünü kutlayacak. Bir başka yıldönümü ise 19 Aralık’ta ‘kara altın’ın keşfedilmesiyle Batman Üniversitesi ise ‘ekmek’ mücadelesi için bu şehre konuk olanlara nostalji yaşatacak…
Tam 71 yıl önce bu şehri aydınlatan ve bir bayram gününü hatırlatan Raman Dağı’nda Maden Teknik Arama Enstitüsü, yer altındaki zenginliğini artık TPAO’ya devretmişti. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve yurt dışındaki imkânları ellerinin tersiyle iten bu ülkenin ilk yüksek petrol mühendislerinin görev yaptığı Batman’da, düne dair o etkinlikler bir bir unutuldu ne yazık ki…
O ESKİ GÜNLERİN ANISINA
Her 10 Aralık tarihi geldi mi önce TPAO’nun yıl dönümünü anımsıyoruz, ardından Tüpraş Batman Rafinerisi’nin parıltılı geçmişini.
Geçenlerde sohbet ettiğimiz Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, önemli bir tarihi daha anımsattı bize.
19 Aralık, kara altının keşfedildiği ilk gün olarak tarihin sayfalarında yer alıyor.
Batman Üniversitesi de bugüne özel bir etkinlik düzenlemiş.
Üniversite, 19 Aralık’ta ilk petrolcülerin buraya geliş günlerini içeren bir nostalji içerikli etkinliğe imza atacak.
Amerika, Polonya ve Almanya’dan yıllar önce buraya gelen dönemin petrolcülerinin de ‘ekmek’ mücadelesi uğruna verdikleri günlerin, yılların başlangıcı olan tarih; 19 Aralık 1947…
Petrolün başkentinin dününe dair yıldönümlerine yönelik etkinlikler, 25-30 yıl öncesine kadar bu şehirde çok önceden hazırlıklar yapılır, çeşitli etkinlik ve aktiviteler düzenlenirdi.
Uzun zamandır bu günün unutulmaya yüz tutması nedeniyle, bugünün anısını yaşatmak adına şimdiki yöneticilerimize kara altının başkentinde küçük ve kısa hatırlatmalar yapmayı bir görev biliyoruz.
1.200 rakımlı Raman’da MTA Enstitüsü’nün kampında 1955’in Aralık ayında petrolün keşfedildiğine dair etkinlikler ise bayram havasını yaşatırdı.
Ülkede petrolün ilk fışkırdığı toprağın olması, bu bayram hissini uyandırırdı her defasında.
1955’ten sonra Site yerleşkesine petrolcülerin yerleşmesi, İluh’a hayat vermişti.
Site Mahallesi’ndeki petrolcüler, petrol bilimini ve petrol kokusunu bu kentin dört bir yanına yaymıştı.
70 yıllık süreçteki petrol sektörünün bu dev kuruluşunun yıldönümleri çok renkli geçerdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanları, TPAO Genel Müdürleri ile üst düzey yetkililerin de aralarında bulunduğu kıdemli petrolcüler, ‘kara altın’ın başkenti Batman’daki etkinliklere bizzat katılırdı.
Jeoloji mühendisleri ve petrol yüksek mühendisleri, petrol kokusunun yayıldığı bu şehri teneffüs ederdi.
1980 ile 1990 yılları arasında TPAO’da Bölge Müdürlüğü yapan efsane yönetici merhum Mehmet Yamaç döneminde yıldönümlerindeki etkinlikler; 1 Nolu Misafirhane, Beyaz Saray ve Kristal Park’ta herkesin katılımıyla olurdu.

NE GÜZEL YILDÖNÜMLERİYDİ…
O yıldönümleri, geçmişte kalmış bir rüya gibidir şimdilerde.
Petrol emekçileri, 10 Aralık’ta coşku ve sevinçle bir araya gelirdi.
10 Aralık’ta güzel anıları paylaşan o petrol emekçilerinin yıldönümlerinde aldıkları çeşitli armağanların sevinci yüz ifadelerine yansıyordu.
TPAO’nun Beyaz Saray binasında yıldönümleri o kadar güzel geçerdi ki; hüzünlü ve duygusal anlar yaşanırdı.
Emekliler, ünite müdürleri ve çalışan petrol emekçileri, yemekte bir araya gelir; petrol sahalarında yaşanan anılarını birbirlerine anlatıp dururlardı.
Bu şehirde petrolün yarattığı sıcak dostlukların etkinliklerde yaşatılma geleneği vardı.
Bir zamanlar iki kişiden birinin yakını ya da çevresinden birileri mutlaka TPAO ya da rafineride çalışırdı.
O günler artık çok geride kaldı maalesef…
Oysa 1966 yılında ‘Toprağın Kanı’ filmi bu şehirde çekilmişti.
Bir ay sonra bu film 60’ıncı yılına ‘merhaba’ diyecek.
‘Toprağın Kanı’ filminin başrolünde oynayan ünlü sanatçılar Fikret Hakan ve Belgin Doruk’tu.
Onlar, yarım asırdan fazla bir süre önce bu şehrin Sitesi’nde bir ay süreyle petrol sahaları ile rafineri arasında mekik dokumuştu.
TPAO ya da Tüpraş Rafinerisi ortak girişimiyle bu film restore edilerek Batman’daki cep sinema salonlarına taşınabilir.
Ya da Hasankeyf’te açık hava sineması olarak gösterime girebilir bu film.
Belki de Valilik, şehrin büyük bir meydanında bu filmi halka izlettirebilir diye naçizane bir öneride bulunmuş olalım.
70 yıl önce 1.200 rakımlı Raman’da açık hava sinemasını dönemin petrolcüleri izlerdi.
Neden şimdi gelişen bu teknolojiye rağmen o tarihi film tekrar gösterime girmesin?
Bu yapıt, Batman için çok ama çok değerlidir.
MİSAFİR ODASI PETROLCÜLERİN ALANIYDI
Ne TPAO ne de Tüpraş bu şehirde geçmişte yapılan etkinliklerin muhteşem organizasyonlarını ve yarattığı unutulmaz duyguları yaşatamaz.
Lakin son yıllarda yetkililerin aldırışsız görünmeleri karşısında bu cümleleri yazmak zorunda kaldığımızı belirtmiş olalım.
Oysa bu şehrin misafir odası, 30 yıl öncesine kadar petrolcülerin kaldığı yerleşke alanıydı.
Bir zamanlar Batman’ın Sitesi ülkenin her bir yanında parmakla gösteriliyordu.
Tabii TPAO ve Tüpraş Rafinerisi yöneticilerini yönlendirmek haddimiz değil ama bu iki önemli kuruluşun yıldönümleri etkinliklerine karşı umursamazlığın bizleri üzdüğünü belirtelim.
Etkinliklerin geçiştiriliyor olması ise bizlerde daha önce hiç etkinlik yapılmamış gibi bir sanrı yaratıyor.
Ne acı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Yıllar öncesinin etkinliklerinin gölgesinde kalan Batman, geçmiş günleri mumla arıyor.
Neredeyse herkesin unuttuğu anlamlı bir günü geçenlerde sohbet ettiğimiz Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir paylaştı bizimle.
1947’nin 19 Aralık günü kara altının keşfedildiği tarihtir.
İşte o günün anısına Batman Üniversitesi çok özel bir etkinlik düzenlemiş.
Hemen herkes ‘ekmek’ mücadelesi için Batman’a akın etmiş.
Amerika, Polonya ile Almanya’dan ve de Türkiye’nin dört bir yanından o şirin petrol kasabasına gelenlerin ‘ekmek’ gününü bize hatırlatan Batman Üniversitesi’ne teşekkürler.
Oysa bu duyarlılığı göstermek öncelikle TPAO ve Tüpraş’ın görevi olduğunu üzülerek de olsa hatırlatmak istedik.
Bu yazımızı, 2026 yılının Aralık ayında yapılmasını umarak noktalayalım.
Sağlıcakla kalın…
Next