Balpınar-Gire Sıra, Batman’ın değişik zamanlarda, değişik ürünler üreten bir yerleşim bölgesi oldu hep. Batman’ın ilçe olduğu dönemlerdi. Batman’ın eski politikacılarından ve İl Genel Meclis üyelerinden merhum Bahri Tufan, Tempo Dergisi’nin tecrübeli muhabiri Erdal Bey’i alıp, bizi gözü gibi baktığı bahçesine davet etmişti…
Arada sırada örnek çiftçi ve yakın dostum Ramazan Tufan da bizi ağabeyinin kendisine bıraktığı o bahçeye davet eder. Sadece biz değil, önemli konuklar da Gire Sıra-Zorköy Mahallesi’ndeki o bahçeye konuk olur. Misafirlere köy ürünleri ağırlıklı ikramlıklar sunan Tufan ailesi, kabak tatlısından turşuya kadar olan ürünleri de misafirlere ikram etmeden ayrılmalarını istemez…

TARIM SEKTÖRÜNDE ÇIĞIR AÇAN O BELDE…
Balpınar-Gire Sıra, Batman’ın çağdaş tarımda öncü bir beldesi.
Deyim yerineyse bu belde tarım alanında bir isimden öte anlam taşıyor.
Yılın 8 ayı beldenin çevresinde yaklaşık 500-600 sera tesisinde sebze-meyve yetiştirilir.
1997’den günümüze kadar seracılıktan kopmayan örnek çiftçi Ramazan Tufan’ın doğup büyüdüğü bahçeyi görmek gerek.
O bahçede kimler ağırlanmadı ki… Bakanlardan bürokratlara, valilerden il yöneticilerine varana dek birçok tanınan sima ağırlandı.
Tabiri caizse Tufan ailesinin Zorköy’deki bahçeleri küçük ama yeşil vadinin cennet köşesi gibi.
Yıllar önce Tufan ailesinin büyüklerinden kalan o bahçede değişik ağaç türleri insana huzur veriyor.
Erik, ceviz ve asmaların arasında kurulan iki sera tesisinde 8 ay süreyle üretilen domates, salatalık, biber ve diğer organik ürünleri tattığınızda, “Aroması damakta farklı bir tat bırakan bu ürün çeşitliliğine baktığınızda bu ürünler Batman’da mı yetişiyor?” diye kendinize sorma gereği duyuyorsunuz.
Çiftçiliği yıllardır bıkmadan, usanmadan sürdüren Tufan, sadece birkaç değişik ürün üzerine kafa yormuyor.
Önümüzdeki yılda erik ve çilek gibi farklı ürünlere yönelmek için ara ara Batman-Mersin arasında mekik dokuyor.
Gire Sıra-Zorköy ve çevresinde oturanların yüzde 99’unun geçim kaynağı tarım geliridir.
Seracılık beldenin vazgeçilmez bir geçim kaynağı olmuş artık.
Beldenin ortasındaki çayhanelerde oturduğunuzda herkes ektiği ürünü konuşuyor.
Kimi emeğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor, kimi ise pazar bulamamaktan.
Keşke her köy ya da belde kafayı toprağa ve tarımın gelişmesi için yorsa…
Ama ne yazık ki Batman’ın bu örnek beldesinden ders çıkaran olmuyor.

BELDENİN ÇEVRESİNE GELİNCE
Allah rahmet eylesin, eski İl Genel Meclis Üyesi Bahri Tufan, bizi 37 yıl önce o bahçede ağırlamıştı.
Beldenin yakınından geçen İluh Deresi’nin devamı olan derenin etrafa saçtığı atık sulara dikkat çekmişti.
Batman’ı ikiye bölen derenin son uğrağı olan bölgede toplanan atıklar için çağrıda bulunmuştu:
“Bakın, yanı başımız Batman Çayı. Batman’ın göbeğindeki Tüpraş ve TPAO’nun atıklarından tutun da dereye komşu mahallelerin foseptik ve lağım suları ne yazık ki beldemizde kirliliğe en büyük etken.”
Tempo Dergisi’nin tecrübeli muhabiri Erdal Bey, o dönem Gire Sıra’daki çevre kirliliğini Tempo Dergisi’nin kapağına taşımıştı.
Aradan neredeyse 37 yıl geçti.
Maalesef Balpınar’da manzara aynı.
Yıllardır göz yumulan o çevre felaketine hâlen isyan eden çiftçiler var.
Üreticiliğe baş koymuş Balpınar gibi bir beldenin çevresini kirletmeye kimsenin hakkı yok.
Yıllar öncesinde kurşuni renkte akan Balpınar’ın yanı başındaki Batman Çayı’ndan geçen BOTAŞ boru hattı, birkaç yıl öncesinde bile suyu kirletmişti.
Şimdi de beldenin ortasındaki mera, atıklardan geçilmez durumda.
Unutmayalım, Batman’ın akarsuyu içilemez hale geldiğinde hangi görüş veya partiden olduğumuzun bir önemi de kalmayacak.
Çünkü yaşamımızı sağlayan her şeye ortağız ve bu ortaklık bizi bir bütün olarak düşünmeye zorluyor.
Balpınar çevresi, merası, akarsu ve Batman Çayı sessizce bekliyor.
BU ÇIĞLIĞI DUYUN
Bu beldenin çığlığı olmak boynumuzun borcu.
Yıllardır bu şehrin atıklarının aktığı Balpınar beldesi bunu hak etmiyor.
Düşünün, 37-38 yıl önce dönemin politikacıları o çevre felaketine dikkat çekmişti.
Daha iki hafta öncesine kadar BOTAŞ, meranın ortasında petrol nakliye şantiyesini kurdu.
Nakliye işlemleri tamamlanır tamamlanmaz o bölgeden ayrılan BOTAŞ, beldede kirlettiği çevreyi temizleme lütfunda bile bulunmadı.
Oysa BOTAŞ, boru hattının geçtiği Osmaniye-Dörtyol ve İstanbul’daki bazı bölgelere örnek bahçeler ve yeşil alan kazandırmıştı.
Daha önceki yazılarımızda BOTAŞ nakil alanında yapılacak ıslah çalışmasının o bölgenin daha yaşanılır kılacağını detaylarıyla yazmıştık ama maalesef bu uyarı yazımız buharlaşıp havaya karıştı.
Ayrıca BOTAŞ’ın bu çifte standart uygulamasının nedenini hâlen anlamış değiliz…
Bugün Balpınar’daki o güzel bahçenin çevresinde oluşan kirliliği anımsatmayı bir görev bildik.
Umarız bu uyarı bir an önce dikkate alınır ve o güzelim mera alanımız bize bağışlanmış olur.
Sağlıkla kalın.
Next