Beş yıl önce Hamas tarafından esir alınan İsrailli asker Gilad Şalit Hamas ile yapılan anlaşma sonucunda serbest bırakıldı. Esir askeri için beş yıl boyunca mücadele eden İsrail hükümeti sonunda istediğini elde etmenin gururu ve başarısı ile halkının karşısına çıktı.
Üstelik bu anlaşma sağlanırken birçok ülkenin devreye girmiş olması da göstermektedir ki konu sadece Filistin ile İsrail arasında kalmamış Ortadoğuda bir diplomatik girişime de neden olmuştur.
Bu görüşmeler esnasında devrede olan ülkelerden birisi de Türkiye. Türkiye tarafların yaptıkları görüşmelerde ortaya çıkan pürüzlerin temizlenmesi için üstelik görev de üstlenmiştir. Hangi süreçte derseniz?
Cevap; “Mavi Marmara gemisi konusunda mangalda kül bırakılmayan bir süreçte” demek gerekiyor.
Aslında ülkemizin yani Türkiye’nin böylesi alanlarda arabulucu olması, sorunların çözümüne katkıda bulunması, ezilen ulusların haklarının verilmesi konusunda yardımda bulunması elbette bizleri sevindirmektedir ancak örneklediğimiz olayda ortaya çıkan Gerçeklikler karşısında insanın ortaya konulan davranışların çelişkileri karşısında olup biteni kabullenmesi biraz güç görünüyor. Neden mi? Açıklamaya çalışalım.
Bilindiği gibi Filistin ve bağımsızlığı için mücadele veren iki büyük parti bulunmaktadır. Bunlar radika İslamcı Hamas ile göreceli olarak daha ılımlı olan El fetih’tir. Hamas ABD tarafından terörist olarak görülen bir yapılanma. Hani kimin dünyada terörist olup olmayacağına ABD karar veriyor ya bu da öyle bir durum! Enteresandır terörizm konusunda ABD’nin bir dediğini iki etmeyen ülkemiz yönetimi her ne hikmetse Hamas konusunda aynı hassasiyeti göstermemektedir. İşbirliğinden yardımlaşmaya kadar hatta diplomatik alanda resmiyet kazandırmak için özel karşılamalara kadar akla gelebilen bir sürü de ilişki kuruluyor. Sorun olur mu derseniz görüldüğü gibi olmuyor! Hükümetin, Hamas konusundaki hassasiyetini kavrama konusunda derin endişelerimizin olduğunu da belirtmek gerekir.
Burada da görüldüğü gibi hükümet Filistin devletinin kurulması için silahlı mücadele veren ve ABD tarafından terörist ilan edilen Hamas ile görüşmelerde bulunmakta ve yardımlaşmakta hatta sınır dışı edilen üyelerinin ülkeye getirilmesi için özel uçak tahsisi yapma konusunda tereddüt yaşamamaktadır. Dışişleri bakanımız Sayın Davutoğlu olayı insanı boyutta değerlendirdiklerini beyan etmektedir.
İkinci konu olarak İsrail devletinin esir alınan bir askerini evine geri getirmek için gösterdiği çabadır. İsrail Gilat Şalid’i geri almak için karşılığında aralarında müebbet hapis cezası alanlarında bulunduğu 27’si kadın binden fazla Filistinli tutsağı serbest bırakmayı kabul ediyor. Üstelik askeri serbest bırakıldığında cumhurbaşkanı tarafından karşılanıyor. Kahraman gibi canlı yayınla evine gönderiliyor. Bu durumun bizlere bir şeyler hatırlatması gerektiğini düşünüyorum. İsrail devleti bir esir askeri için bunca çaba gösterirken bu çabaya arabuluculuk dahil bir çok alanda katkı sunan ülkemizin kendi askerleri için nasıl bir yol izlediğini hatırlayan var mı?
İsrail devletini burada dünya kamuoyuna karşı ortaya koyduğu bir başka gerçekliği de görmeden geçemeyiz. İsrail bir askeri karşılığında binden fazla Filistinliyi bırakırken şunu da insanlara hatırlatıyor;”Benim bir askerim bin Filistinliden daha kıymetlidir.”
Şimdi durup derin bir nefes aldıktan sonra düşünelim. Türkiye’nin, İsrail-Filistin meselesinde takındığı tavır ile kendi ülkesinde kendi sorunlarını çözme konusunda takındığı tavır arasında büyük bir çelişki var mı, yok mu?
Türkiye’nin terörizm ile mücadele konusunda ABD ile paylaştığını söylediği ilkeler konusunda Hamas konusunda yaşadığı bir çelişki var mı yok mu?
İsrail’in esir bir askerini kurtarmak için yıllarca sürdürdüğü mücadele karşısında İsrail ile Ülkemizi karşılaştırdığımızda ülkemizin refleksi kendi askerleri için aynı duyarlılıkla sürdürülebilmekte midir?
Sonuç olarak belirtmeliyiz ki İsrail’in Gilad Şalit konusunda gösterdiği hassasiyet, Türkiye’nin Hamas’a yaptığı yardım ve desteği irdelediğimizde kendimizi derin çelişkiler içerisinde bulmamak adeta imkânsızlaşıyor. Filistin’e gösterdiğimiz hassasiyetin onda birini kendimiz için göstersek sorunlarımızın çoğunu çözmüş olurduk!
Next