Çocuklar geleceğimizdir. Çocuklara gösterdiğimiz duyarlılık ve titizlik geleceğimize gösterdiğimiz hassasiyeti gösterir. O nedenle bugün bu hassas konuya deyinmek istiyorum.
Biliyorum, ” bu kentten cumhurbaşkanı geçiyor sen çocukları yazıyorsun” diyebilirsiniz. Haklısınız ama devletin zirvesi gelirken sıra sıra dizdiğimiz çocuklar resmi bir tören veya iş için orada bulununca kullanılmıyorlarsa(!) ne işleri olabilir törenlerde. Ya da bir ziyarette devlet büyükleri neden çocukları kucaklarına alıp poz vermektedirler hiç düşündünüz mü?
Bizimde bu gün konumuz süslü çocuklar değil de tutuklu olan, tutuklanıp bırakılan, rehabilitasyona ihtiyacı olan çocuklar olsun istedik.
Sayın Cumhurbaşkanının bu hassas süreçteki ziyaretinin konusu ve anlamını daha sonra değerlendiririz.
Ülkemizde Çocuklar için adalet çağrıcıları diye bir grup bulunmaktaydı. TMK mağduru çocukların sorunlarını takip eden duyarlılık gösteren bir grup. Grubun ağır yükünü Mehmet Atak ve arkadaşları çekiyordu. İşte o grup şimdi Çocuklar için adalet adalet takipçileri adıyla etkinliklerini sürdürüyor. Onların sayesinde bizler de olup bitini takip etme şansına sahip oluyoruz. Bir de siteleri var, 
Bu arkadaşlar sayesinde ülkemizde 22 tanesi istanbul’da olmak üzere ülkeni değişik yerlerinde en az 32 çocuk içerde bulunmakta.
Grup iletişimi hakkında da sizleri bilgilendirmek istiyorum. Grup üyesi Arif Akaya şu bilgileri paylaştı;    “ ……buna göre Diyarbakır D Tipi cezaevinde 2
Siirt cezaevi 2
Malatya cezaevi 1
Adıyaman cezaevi 2
Bitlis cezaevi 3
toplamda  10 çocuk şu an itibarıyla cezaevinde tutulmaktadır 
arif akkaya “
 İstanbul’dan dava takip eden AV. Sinan Zincirin verdiği bilgi ise şöyle;”Merhaba Bu gün İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve 5 aydır tutuklu bulunan çocuk müvekkilim tahliye oldu ve Dava dosyası İstanbul Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Şu an itibariyle Maltepe çocuk ve gençlik Ceza Evinde 22 tutuklu çocuk kaldı. Av. Sinan Zincir”
”Merhaba
 Mehmet ATAK benim de düşündüğüm şeyleri çok güzel ifadelendirmiş ama
 sanırım bizim de yapabileceğimiz şeyler var, aramızdaki
 sosyolog-psikolog ve psikiyatr arkadaşlar bu konuda bir kapsamlı yazı
 araştırma yayınlayabilirler, o bölgede incelemelerde bulunabiliriz.
 Andaç Akman isimli arkadaşla grubumuza geçen hafta ortak
 arkadaşlarımıza çağrı yaparken, kendini aydın olarak konumlamasına
 rağmen kimi insanlardan şu cümleleri duyduk" Aileleri onları yine
 kullanacaktır" "....lerin emellerine alet olmayız" vb. Bu demektir ki
 toplumca önyargılarımı kıramıyoruz. Bu noktada ciddi bir bilinç
 oluşturmamız gerekiyor. Bu noktada her adım her noktada önemli
 Kaçınız Anadolu’da yaşadı bilinmez ama hep diyorum buralar farklıdır,
 bu insanların yada bizim bişeylere güvenmemiz inanmamız zordur,o
 noktadan bakarsak , şu bu demeden, aydın kimliğinin ne olduğunu en iyi
 göstergesiyle yapılabilecek çok şey var.
 Bugün ülkemizde benim kentimde örneğin 8 yaşında bir kız çocuğu
 tecavüze uğruyor ve yapan kişi, şu an sokakta. Tuhaf iklimlerden
Tecavüze uğruyor ve yapan kişi, şu an sokakta. Tuhaf iklimlerden
 geçiyoruz. Kendimize karşı, babamın deyimiyle ayna da kendimizi
 görebilmek adına, şu bu o demeden devam ediyoruz değil mi arkadaşlar,
 her türlü çocuk istismarının önüne geçebilmek gibi sorumluluklarımız
 var ve olmalı, psikologlar ve hepimiz Mehmet'in bahsettiği yoldan hemen şimdi Aksaray’ın buz gibi güneşinden merhaba
 Rana”
 Ve Mehmet Atak’ın öneri maili;
 “Selam,
 İstanbul’daki TMK Mağduru Cocuklar'in avukatlarından Sinan Zincir'den iki
 yeni tahliye haberi geldi. Böylece İstanbul’daki tutuklu TMK Mağduru Çocuk
 sayısı 23'e indi.
 Tekirdağ, Kocaeli, İzmir, Muğla, Bursa gibi illerdeki Batinin TKMK Mağduru Cocuklar’inin halen kaçının tutukluluğunun devam ettiğine dair bir bilgi yok. Bizden vergi alan devleti, kısa vadede tahliye olan Cocuklar ve ailelerine akut psikolojik destek için bütçe ayırmaya Ve Başbakan ve Cumhurbaşkanının söz verdiği üzere uzun vadede rehabilitasyon programı için ciddi bütçe ayırmaya zorlamamız gerekiyor. Her ikisiyle yapılan yüz yüze görüşmelerde de üzerinde özellikle durulan ve
 her ikisinin de tasvip ettiği koşullar şöyleydi;
 1- Bugüne kadar devlet ve stk'larin yaptığının aksine, asimile etmeye
 çalışmayan, aidiyetlere saygılı bir program olmalı.
 2- Programın hazırlanışı ve uygulaması bölge şartlarına cidden vakıf sivil
 oranı yüksek ekiplere yaptırılmalı, bürokratlara bırakılmamalı
 3- Kısa sureli değil uzun sureli, sureli psikolojik destek, eğitim desteği,
 meslek edinme desteği, sanat, spor, insan hakları, şiddetsizlik gibi atölyeler içermeli
4- Rehabilitasyon sadece çocuklara değil, çocuklarla irtibatlı bölgede görev
 yapan asker, polis, öğretmen, hekim, savcı, hâkim, gardiyan gibi devlet
 aygıtı aktörlerini de kapsamalı
 Sevgiyle kalın,
 Mehmet Atak”
Geleceğimizin temellerini bu doğrultuda da ele almalıyız değil mi? Aydın olmak bir ülkenin bütün sorunlarına önyargısız bir bakış açısıyla bakmayı gerektirir.