Bir savaş yaşıyoruz, görünmeyen. Farkında olmadan ama hemen her gün acısını yaşadığımız. Her gün onlarca can milyonlarca lira maddi bedel verdiğimiz ama bir türlü etkin önlem alamadığımız bir savaş.
Yaşadığımız bu savaş; ne bir etnik kökenin hakları, ne değiştirilmek istenen sınırların, ne bloklaşan dünyanın görüşleri için var olan bir çatışmanın ürünü.
Ve ilginç olan şey bu savaşın tek bir taraflı savaş olması. Yani düşman yok. Bu savaşta yok ettiğiniz rakibiniz kendinizsiniz.
Bu satırları okuduğunuzda böyle bir savaş mı olur diyebileceğinizi tahmin ediyorum. Ama ne acı gerçektir ki böyle bir savaş var ve her gün bu savaş yüzünden onlarca insanımız kendisini öldürmektedir.
Bu görünmeyen savaşın adı Trafik savaşıdır. Adına kaza desek de aslında yaşadığımız sonuçları itibariyle bir savaştan başka bir şey değil.
Bu olayın bir savaş olup olmadığına kanaat getirmeniz için yıllık trafik kazaları istatistiklerine bir göz atmanız yeterli.
Aşırı hız,
Hatalı solama,
Yetkisiz araç kullanma,
Trafik kurallarına uymama,
Alkollü araç kullanma,
Yanlış şeritte gitme,
Yaya geçidini kullanmama,
Artistik hareketler yaparak motorlu araç veya motosiklet kullanma gibi nedenlerden kaynaklanan ve ölümle sonuçlanan binlerce kaza ile karşılaşmaktayız. Bu kazalar sonucunda -ki ben buna savaş diyorum- her gün onlarca ocak sönmekte, milyonlarca liralık maddi kayıplar oluşmakta, yüzlerce sakat insanımız aramızda yaşamaya devam etmektedir.
Trafik savaşındaki bu acı tabloyu sadece trafik ekiplerinin para cezası kesmesi ile önlemek mümkün değildir. Ceza elbette caydırıcı bir etkiye sahip olacaktır ancak sadece ceza mantığı ile olaya kilitlenirsek süreklilik arz edecek bir önlemler bütünlüğünü yakalayamayız. Trafik ekipleri elbette gerekli kontrolleri sıklıkla yapmalı ve gerekliyse ceza kesmelidir ancak ulusal düzeyde bir kampanya eşliğinde konuya duyarlılık yaratmak gerekmektedir. Böylesi bütünlüklü bir çalışmanı içerisinde cezai müeyyideler etkinliğini koruyabilme şansına sahip olabilir.
Buna neden gerek duyulması gerektiğini rakamlarla izah etmeye çalışalım. Aşağıda sıralayacağımız veriler neden görünmeyen bir savaş yaşadığımızı da gözler önüne serecektir.
2006 yılına ait bir haber; Türkiye'de 9 ayda meydana gelen 480 bin 291 trafik kazasında 2 bin 588 kişi öldü 100 bin 828 kişi yaralandı. 23.11.2006
2008 yılına ait bir haber; Yurt genelinde, 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince meydana gelen trafik kazalarında, 134 kişi öldü, 697 kişi yaralandı. 14.12.2008
2009 yılına ait bir haber; Türkiye'de 2009 yılının ilk 4 ayında meydana gelen 83 bin 173 trafik kazasında 777 kişi hayatını kaybetti, 41 bin 868 kişi de yaralandı.1-2006
Ve 2010 yılana ait bir haber; Türkiye’de, 2010 yılının ilk 4 ayında meydana gelen 79 bin 217 bin trafik kazasında, 657 kişi öldü, 43 bin 102 kişi de yaralandı.
İlimizde de cumartesi günü acı bir trafik kazası yaşandı. Meydana gelen kazada yine ocaklar söndü, yaşamlar bitti.
Bu savaşa artık müdahale etmek gerekiyor. Kazadır deyip işin içinden sıyrılmak gerçekçi bir yaklaşım olmuyor çünkü.
Başta şoförlük eğitimi verilen merkezlerden başlayıp denetim mekanizmasına kadar trafik eğitimi konusuna ağırlık vermek gerekiyor.
Next