Batman gibi henüz büyük kentler gibi kirlenmemiş ve kirletilmemiş bir şehirde son zamanlardaki reklam billboard (ilan tahtası) resimlerine bakınca insan gerçekten de üzülüyor. Yarı çıplak kadın resimleri ve tahrik oranı yüksek yazılar Batman şehrini ses hızından hızlı bir şekilde kirletiyor. O masum Anadolu şehri yerini ne yazık ki koruyamıyor. Hızla çürüyor ve pis kokular yayıyor.
Birçok yazılar ve fotolar görürsünüz. Bunları yazarak reklama bir yenisini eklemek istemiyorum. Ancak tek bir tanesini söyleyeceğim, dedim ama sonradan vazgeçtim. Çüş oha. Ne demek. Yazıklar olsun. Seni oraya asana da, reklamını bu şekilde yapan esnafa da. Biraz dibini araştırırsanız, bu kişinin babası büyük ihtimalle Batman’ın civar köylerinden gariban bir adamdır. Kendisi de parayı bulmuş bir Hacı’dır. Ama ele güne ayıp olmasın diye jöleli oğluna açmıştır dükkânı. Liseyi bitiremediği için kısa yoldan hayata atılmış, para kazanmak için de omurgasız olmayı kabul buyurduğu için o rezil çirkef yarı çıplak resimleri asmıştır Belediye bilboard’larına.
Ailece bir yerden bir yere giderken önünden geçersiniz ve çocuklarınız bu resimleri görmesin diye yön değiştirirsiniz.
Bir yandan da söylenirsiniz tövbe tövbe diye.
Peki Batman değil miydi dini bütün, muhafazakar bir şehir diye?
Ramazan ayında fıttarların utançlarından en az oruçlular kadar aç kaldıkları?
Kur’an yakılmasını protesto gösterisinde on binlerin toplanıverdiği?
İsrail’in Mavi Marmara gemisi protestosunda başı çeken şehirlerden olduğu?
Demek bizimkisi şekilsel Müslümanlık.
Vazgeçtik Müslümanlıktan (haşa) şekilsel insanlık
Bu resimler büyük ihtimalle büyük şehirlerden ısmarlama geliyor. Hatta Türkiye’den de öteye yabancı ülkelerden. Ama bu resimleri asanlar, astıranlar, nemalananlar Batmanlı değil mi? Bu resimlere bakıp da iç geçirenler de bizler değil miyiz?
Elbise alacak iken sırf bu nedenle vazgeçtim. Kendimce protesto ettim.
Aslında kadın üzerinden para kazanmak ile ilgili dilimizde o kadar çok kelime var ki sürüsüne bereket.
Bir insan olarak lütfen bu tür çıplak kadın veya erkek resimlerini asmayalım, asan iş yerlerinden de alış veriş yapmayalım. Eğer tanıyor isek işletme sahibini kendisini de üzmeden, kırmadan uyaralım. Bu bize yakışmaz diyelim. Bizim kültürümüzde bu tür şeylerin yeri yok diyelim.
Spor reklamı yapan afişlerde yine aynı. Yani kadın soyununca karşı çıkıyoruz da erkek olunca çıkmayacak mıyız? Kadına biz bakarken erkeğe de kadınlar bakmıyor mu? Yahu bu kabul edilecek bir şey mi? Ne oluyoruz? Burası İstanbul değil. İstanbul gibi bir şehirde oto kontrol zaten mümkün değil. Ancak kanunlar çerçevesinde fuhşiyat ile ilgili görselleri durdurabilirsiniz. Ama burası gibi küçük bir şehirde, örf ve adetlerin halen insanın içini ısıtan sımsıcak etkilerinin hüküm sürdüğü yerde bu çıplaklık kültürü misyonerlerinin durdurulması gerekir. Ben protesto edersem, sen protesto edersen belki utanırlar da indiriverirler o iğrenç resimleri.
Büyük marketlerin ve tanınan markaların isimlerini vermeye gerek yok. Diyarbakır caddesinde bir tur atarsanız 12 tanesine rastlayıverirsiniz. Resmen şekilden şekle girmişler. Benim midem bulandı. Nereden nereye diyiverdim.
Belki de büyük şehir olma yolunda meydana gelen değişimlerden negatif etki diyeceksiniz bu rezil reklam panolarına ama her ne derseniz deyin, ister geri kafalı, ister değişime kapalı ben bunu bilir, bunu söylerim; ailem ile birlikte Diyarbakır caddesinde giderken bu resimlerden ötürü hicap duyuyorum. Utanıyorum, iğreniyor.