10 Ocak çalışan gazeteciler günü.
Bayram havasında gününü kutlayabilen meslektaşlarımıza kutlu olsun!
Ülkemizde basın mensuplarının mesleki zorlukların yanında çektikleri temel problem şüphesiz ekonomik sıkıntıları da içeren sosyal haklar konusundaki sıkıntılardır.
Mesai saatine bağlı olmayan bir çalışma düzeni ile mesleklerinin gereğini yerine getirmek durumunda olan gazeteciler bir yandan toplumu aydınlatacak doğru haberin peşinden koşarken öte yandan yaşamlarını da ikame etmek zorundadırlar.
Asgari bir ücret karşılığında
Asgari yaşam  standartlarında
Asgari imkanlar ölçüsünde
Doğru ve tarafsız olanı yakalama gayreti…
Yereldeki sorunların daha çetrefilli olduğunu anlatmaya bilmem gerek var mı?
Yazdığınız haberin doğru olması yerelde etkinlik için yeterli değil yerel hassasiyetleri dikkate alarak haberi sunmak da aynı titizlikle ele alınması gerekir.
Bu yeterli mi elbette değil.
Kamunun,siyasal otoritenin, çevresel faktörlerin de dikkate alınması gerekiyor.
Yetiyor mu buna da cevap hayırdır.
Bu hassasiyetlerin gösterilmesi bile sizi kurtarmaya yetmiyor.
Kamusal alanda belirlenen kurallar dışında bir yazı yazmanız cezalandırılmanız için yeterli gerekçeyi sağlar.
36 gazetecinin ülkemiz cezaevlerinde tutuklu bulunuyor olması bunun somut örneğini teşkil eder.
İş bununla da bitmiyor yerel siyaset alanına dokunursanız  o zaman başınıza belanın görünmeyenine çattınız demek.
Bitti mi?
Allah inandırsın bitmedi. Bir de gazete patronlarının çekilmez beğenmezlikleri var. Hele bir de haber şefi ile çalışmak zorundaysanız alın bir sorun daha.
Bütün bunlara rağmen gazeteci arkadaşların kutlanacak bir günü kalıyorsa canı gönülden kutlu olsun.