Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bu bayram bütün dünya çocuklarına armağan edildi, kutlu olsun.

Bizler 23 Nisan bayramlarıyla ilkokula başladıktan sonra tanıştık.

Ne olduğunu bilmeden,

Ne yapılacağını ezberleyerek.

Önce şiirler ezberlemeye başladık, açıkçasını belirtelim ki anlamlarını bile bilmeyerek. Çünkü şiirler Türkçeydi ve bizim Türkçemiz ezberlediğimiz şiiri anlamaya yetmemekteydi. Olsun zaten bayram bütün çocuklara armağan edilmemiş miydi? Varsın okuduğumuz şiiri anlamayalım yine de bayram bayramdı ve çocuklar için bayram neşeli geçirilen gün demekti.

İlerleyen eğitim yaşamımızda 23 Nisan’ın ne anlama geldiğini de öğrendik. 23 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal ve arkadaşları Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisini kurmuşlardı. Bu karar yeni kurulacak olana Türkiye Cumhuriyetinin temelini oluşturmaktaydı bu nedenle büyük bir önemi vardı ve Mustafa Kemal bu büyük ve anlamlı günü Çocuklara armağan etmişti. Bu nedenle her 23 Nisanda Neşeyle doluyordu insan.

Ankara’da kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin iki açıdan büyük önemi bulunmaktaydı. Birincisi birinci Dünya Savaşına giren Osmanlı imparatorluğu yanlarında savaşa girdiği müttefikleriyle birlikte yenilmişti. Bu yenilgi nedeniyle imzalanan anlaşmalar nedeniyle kazanan devletler tarafından işgal edilmekteydi. Uygulanan baskılar yetmezmiş gibi bir de işgal devletleri Osmanlı imparatorluğunun başkenti olan İstanbul’u da işgal ettiler. Padişah ve kurulan hükümeti devletin ve milletin haklarını savunamayacak duruma düşmüştü.

Anadolu’da henüz işgal edilmemiş olan alanlarda mücadele vermekten başka şans kalmamıştır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna çıkan Mustafa Kemal Karadeniz’den doğrudan Doğu Anadolu bölgesine gelmiş burada bulunan Kazım Karabekir ve arkadaşlarının desteği ile Erzurum kongresini, buradan alınan kararlarla da Sivas kongresini toplamış buradaki ahalinin desteğini aldıktan sonra da Ankara’ya geçerek Türkiye Büyük Millet Meclisini kurmuştur.

23 Nisan 1920 tarihinde kurulan mecliste her bölgeden temsilciler kendi coğrafik ve etnik kimlikleri ile meclise dâhil olmuşlardır. Lazistan, Kürdistan vekilleri kendi kıyafetleri ve yörelerinin adları ile meclisin bütünlüğündeki yerlerini almışlardır.

İkinci önemli gelişme ise kurulan bu meclisin daha sonra 29 Ekim 1923’te cumhuriyeti ilan etmesidir. Bilindiği gibi Osmanlı imparatorluğu padişahlıkla yönetilen ve halife temsiliyeti ile dini kurallara göre yönetilen bir idari sisteme sahipti. Babadan oğla geçen ülke yönetimi aynı zamanda padişahlığın halifeliği temsil etmesi nedeniyle de dini bir savunma kalkanına bürünmüştü. Oysa dünyada yönetim anlayışları hızla değişmekte ve bireyin hak ve hukukunu ön plana çıkaran yönetim sistemleri rağbet görmekteydi. Bu yeni düzeni gören Mustafa Kemal ve arkadaşları kurdukları yeni devlet sisteminin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlemeyi 1920 de kurdukları meclis sayesinde gerçekleştirmişlerdir.

Buna bağlı olarak ülkede bir dizi gelişme ve yenilik başlamıştır. Yönetim şeklinin değişmesi ile birlikte başta alfabe olmak üzere yaşamı etkileyen bir dizi değişiklik gerçekleştirilmiş ve ülkenin modern dünya ile bağının sağlamlaşması için çalışmalar yürütülmüştür. Bütün eksik ve aksaklıklara rağmen ülkenin bugün bulunduğu coğrafyada yönetim yapısı olarak örnek gösterilmesi 23 Nisan 1920 de kurulan meclis sayesinde olmuştur.

23 Nisan ülkenin millet tarafından yönetilmesine karar verildiği için

Yönetim şeklini değiştirdiği için

Yurttaşların eşit olduğunu ilan ettiği için önemli bir gündür.

Dileriz en kısa sürede 23 Nisan 1920 de kurulan meclisin kuruluş ruhuna uygun bir anlayış sergileyen bir ülke durumuna gelir ve sıkıntılarımızı aşarız.