Geçen hafta Avrupa’daki gurbetçilerin oluşturduğu bir heyetin Ankara’da bir dizi resmî ve özel görüşmelerine kısaca değinmiştik. Şimdi de dilimiz döndüğünce, aklımızın yettiğince çözüm yollarını konuşma zamanının geldiğine inanıyoruz. Beyin ve sermaye göçünün Avrupa’dan tersine dönüşü konusundaki var olan bazı krizlerin giderilmesine yönelik bir süredir atılan adımlar da küçümsenmemeli.
40-45 yıl önce yaşanan bu sorunun çözümü zor mu? Elbette değil ama bu sorunların yanıtını aramak zorundayız. Göç öncesi Beşiri Ovası’nda bir hayli ağırlıklı nüfusa sahip olan o zengin topluluğun sayılarının günümüze kadar aşamalı olarak düşük seviyeye düşmesi birçok kesimi üzmüştü. Şimdi o toplumu tekrar topraklarında görmek kadar güzel bir şey olamaz.

YILLAR SONRA MECLİSTEYDİLER
Sadece Batman’daki Ezidiler değil; komşu Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin’deki Ezidilerin temsilcileri de geçen hafta içinde TBMM’deydi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ve bakanların hemen hemen tümüyle görüşen Avrupa’daki heyet umutlu dönmüştü evlerine.
AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun öncülük ettiği heyet, yıllar sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlar ile üst düzey yetkililere bir dizi ziyaret gerçekleştirmişti.
Başkentte ağırlanan Ezidi toplumunun bir yerde haklarının artık teslim edildiğinin mesajları veriliyordu.
Aslında yarım asıra yakın bir süredir Avrupa’ya göç eden bu toplumun yıllardır biriken sorunlarının çözümü zor değildi.
Geçmişte TBMM’de araştırma önergeleriyle sorunları gündem olan Ezidi toplumunun taleplerinin bugüne kadar karşılanmaması büyük bir eksiklikti.
Yıllarca çözüm önerilerini de kamuoyuyla paylaşan Ezidilerin köyleri ve arazilerinin davaları yıllara sarkmıştı.
Hep askıya alınan bu sorun tozlu raflarda bekletilince o insanların da topraklarına dönüşü gittikçe zorlaşmıştı.
Şehrimize en canlı renkleri sunan hemşehrilerimiz adına yeni bir sayfa açılıyor şimdi.
ŞİMDİ RAHAT DÖNEBİLİRLER
15-20 yıl öncesine kadar vali ve bürokratlardan randevu alamayan, görüşmekten sakınılan bu mağdur ve güzel insanlarımız; kabul edilmedikleri yerel bürokrasi merdivenlerinden bugün artık TBMM Başkanı, bakanlar ve üst düzey bürokratlar tarafından kabul ediliyor, taleplerine umut verici mesajlar veriliyor ve anlamlı çağrıda bulunarak:
“Gelin, topraklarınıza dönün, geleceği birlikte kuralım.” diye teşvik ediyorlar.
Evet, Avrupa’nın bazı ülkelerinde birçok sektörde devasa yatırımı hayata geçiren bir parçamız olan bu toplumu tekrar kazanmak için önce talepleri karşılanmalı.
Köylerinde eski ortamı da sağlamak öncelikli bir görev olmalıdır.
Köyüne dönüş yapan Avrupa’daki gurbetçi için buradaki koşulları düzeltmek gerekiyor.
Köyün altyapısından sosyal donatısına kadar ne varsa karşılanmalı.
Belki yeni jenerasyonu ilk etapta getirmek güç olacak ama emekli olan 50 yaşın üzerindeki kuşağı getirmek hiç de zor değil. Onlar gelmek için zaten valizleri hazır beklemekteler.
Geçen hafta başkentte Ezidilerin üst düzey ağırlıklı temasları gelecek için büyük bir umut ışığı yaktı.
Bu ışığı daha da güçlendirecek yeni adım ve yeni projeleri hayata geçirmenin zamanı.
***

BAKAN’LA KİTAP SOHBETİ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Batman’a her gelişte bir kitap armağanımızla buluşuyor.
1 yıl önce “Redur” adlı romanımı armağan ettiğim Uraloğlu’na bu kez “Sana Raman Güllük Gülistanlıktır Diyemem” adlı Batman’ın gerçek hikâyelerinden oluşan, Batman’ın kısa tarihi denebilecek sözlü tarihi içeren yapıtımı armağan edince mutlu oldu.
Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ve Vali Ekrem Canalp’ın bulunduğu masada yeni eserimi aldığında biraz da geçmişe yolculuk yaptım Bakan Uraloğlu’yla.
Petrolün ilk dağı Raman’da bu şehrin temellerini atanların eseri olan modern şehir Batman…
Aramızda olmayan ilk petrolcülerin hayat hikâyeleri…
1940’lı yıllarda Batman “İluh” iken yapılan tarihi DDY Garı…
Günümüzde eski çarşının kalbi olan 1. ve 2. Caddenin yerinde 150-200 kerpiç ev…
1955 yılında üretime başlayan Batman Rafinerisinin kurulduğu o dönemler ve de İluh Deresi’nin su kanalı olduğu o kare, Bakan Uraloğlu’nun da ilgisini çekmişti.
Evet, nereden nereye…
Küçük bir petrol kasabasından yarım milyonluk petrolün başkentinde şimdi de hafif raylı sistemin projesine giden yolun öyküsünü konuştuğumuz Bakan Uraloğlu’nun Batman için verdiği mesajlar önemliydi.
Kitabı armağan ettiğimde Uraloğlu’nun “Sana Raman Güllük Gülistanlıktır Diyemem” kitabı için söylediği “Arslan’ın yeni yapıtının okuru bol olsun” sözüyle kısa sohbetimizi noktalamıştık.
Bu şehrin kaybolmaya yüz tutan gerçek hikâyelerinin kitaplara dönüşmesi üst düzey yetkilileri de mutlu ediyor.
Tabii hâliyle biz de bunun gururunu yaşıyoruz.
Özetle, şehrimizdeki yaşantıları kesintiye uğrayan, yüreği Işıldayan güzel insanlarımızla yeni bir geleceği birlikte kurmanın heyecanıyla saygı ve özlemle…
Sağlıcakla kalın, Çağdaş’la kalın…
Next