Batman’da son 3-4 gündür yaşadığımız kar yağışı yaşamı her alanda olumsuz şekilde etkilerken, hatırladığımız kadarıyla kent merkezine son 25-30 yıldan beri bu denli kar yağmamıştı. Bu yoğun yağış ile 16 Ocak 1973 tarihinde Batman’a en çok kar yağan kış mevsimini hatırladık. O zaman ortaokul öğrencisiydik…
1980-90 ve 2000’li yıllarda da Batman’a kar yağdı ama o yıllarda yağan kar genelde dağlık olan Sason, Kozluk ve Gercüş’te etkili oluyordu. Üç gündür üst üste kent merkezine bu kadar kar yağdığını ve Karayolları ile Belediye ekiplerinin yoğun çabasına rağmen yolların ve sokakların bu denli beyaza büründüğünü anımsamıyorum…
KAR SEVİNCİ
Kar, doğaya bereket olarak yağarken; insan zihnine, doğal bir örtü olduğundan ötürü temizlik, duruluk ve masumiyet olarak yerleştirmiştir.
Karın bu özelliğinden dolayı çocuklar için sevinç kaynağı olmuştur.
Kar, yoksullar için acı bir semboldür aynı zamanda.
Çocuklarını ısıtamayacak olmanın acısı, birçok romanın can yakıcı konusu olmuştur. Çoğumuzun kar sevinci yaşadığı şu günlerde, duyarlılık yaratması adına karın getireceği üzüntüyü de paylaşmak istedik.
Bugünlerde gördüğümüz manzara, çocukluğumuzdaki kışa benziyor.

EN FAZLA YAĞIŞ 1970’LERDEYDİ
3-4 Gün aralıksız yağan kar, Batmanlıları 1970’li yılların kış mevsimine götürdü.
16 Ocak 1973 tarihi, en çok karın yağdığı dönemdi Batman için.
O tarihte ortaokul öğrencisiydik.
Bağlar Mahallesi’nden Komando Caddesi’nin yolunu tutarak Batman Lisesi bünyesindeki ortaokula giderdik.
Kimine göre 12. Cadde, kimine göre Komando Caddesi olarak bilinen o güzergâhın sonu Batman Çayı idi.
Komando Caddesi yaklaşık 10 mahallenin ortasından geçerdi.
İnce uzun o yoldan okulun yolunu tuttuğumuzda, 1970’li yılların kış mevsimi çok soğuk geçerdi.
O dönemler kış lastiği de yoktu. Tabii araç sayısı da azdı.
Herkes araçla eğitim yuvasına gidemezdi.
O zamanlar okul servis araçları da yoktu.
At arabalarıyla ya da faytonların arkasına takılıp okula gittiğimiz olurdu.
Konuyu çok da fazla dağıtmadan o kış dönemine dönelim isterseniz…
1970’li yıllarda yer yer diz boyunu bulan kara bata çıka varabildiğimiz okulda ayaklarımız buz tutardı.
Asfaltın sınırlı olduğu o stabilize yolda yürümek bir hayli zorluk yaşatıyordu yayalara.
Karda düşmemek için herkes büyük çaba sarf ederdi.
Evler kerpiçti, dam topraktı.
Yaşımız itibarıyla Batman’a en fazla karın, 1970’li yılların başındaki yoğun kar yağışıyla düştüğünü iyi hatırlıyoruz.
Eski evimiz Komando Caddesi üzerindeki Bağlar’daydı.
Eski Batmanlılar bilir; Batman’ın en büyük bağı bir dönemler eski mahallemizdeydi.
Bağlar ile Hilal Mahallesi arasında büyük bir bağ vardı.
Mahallemiz de ismini o bağdan almıştı.
Evimiz Komando Caddesi’ne sınırdaştı.
Askerî kışladan kent merkezine giden araçların sesi odalarımızdan duyulurdu.
1970’lerde çok fazla kar yağardı.
Sokaklar, bir de damlardan atılan karlarla birlikte iyice geçilemez hâle gelirdi.
Tabii o zamanlar böyle imkânlar da yoktu, kar haftalarca yerde kalırdı.
Her yer buz tutardı.
Alçak damlı evlerin kapısı kardan zor açılırdı, damdan eve girenler bile olurdu.
Merhum babam, toprak damlı evimizin damını kürekle temizlediğinde biz de yardımına giderdik.
Kardan ıslanan dama, bir de izolasyon sağlasın diye saman dökülürdü.
1970’li yılların dondurucu soğuğu, 1,5-2 metre uzunluğunda sarkıtlar oluştururdu evlerin dış tavanlarında.
PEKMEZLİ KAR ŞİFAYDI
O zamanlar bakraçlar vardı.
Pekmez katıp yemek için, üstteki temiz kardan bakraçlara doldururduk.
Eskiden büyüklerimiz:
“İlk karı asla yemeyin, ilk yağan kar pislik toplayandır. Köpekler ilk karı sever. İkinci karı bekleyin, o şifalıdır. Ona pekmez katıp yiyin.” derlerdi.
Bu doğal bilgi ne kadar derin bir bilgiymiş meğer.
Evet, 2025’in 29 Aralık’ında yılın ilk karı yağmıştı.
30’u güneşli geçti.
31’inin sabahında ise tekrar yağmaya başladı.
Yani yılbaşı günü tekrar yağan ikinci karı pekmeze katarak yemekte sakınca yok, büyüklerin dediğine göre.
Tabii fazla yiyip hasta olmamak şartıyla.
Çünkü pekmezin enerji ve sıcaklık veren özelliğine karın soğuğu da eklenince bayağı güzel oluyor.

KAR SEVİNCİ YAŞAMAK
Batmanlılar, yıllar sonra üst üste yağan karı görünce kendini sokakta bulmuştu.
Soğuk havaya rağmen aileler, çoluk çocuk karda fotoğraf çekiyor, kar topu oynuyordu.
Gece dışarı çıkanların birçoğu da marketlere gidip alışveriş yapıyordu.
Parklarda biriken karla kar topu oynayanların sayısı da bir hayli fazlaydı.
Kardan adam yapanlar da vardı.
Yılbaşı gecesi tipi şeklindeki kar, gece daha da yoğunlaşıyordu.
Gökyüzü sarımsı bir renge bürünmüş, ortam aydınlığıyla gündüz gibiydi.
Hani “kar havası” denir ya, aynen öyleydi.
Tipiden korunmak için bir kumru, şofben borusunu kendine mesken tutmuştu.
Dışarıda ilginç bir manzara vardı.
Batman, belki de son 50 yılın en fazla kar yağışının yaşandığı geceyi gördü.
O manzaralardan birkaç izlenim edinip sizlerle paylaşmak, bizim için bir görevdi.
Kar sonrası çiftçinin yüzü gülüyordu.
Özetle yoğun kar, yeryüzünün ihtiyacı olan yağışı bize getirirken, çocukluğumuzdaki o yılları da anımsattı bizlere.
Kar gibi beyaz günlerin huzuruyla;
Sağlıcakla kalın, Çağdaş’la kalın…
Next