Kent konseyi ve Batman Belediyesi tarafından organize edilen Batmanda yoksulluk durumu analizi sonuçlarının değerlendirildiği panel Belediye konferans salonunda düzenlendi.
Konuk olarak Boğaziçi Üniversitesinden Prof.Dr.Şemsa Özer,Sosyal Hizmet uzmanı Abdullah Karatay, Sivil Toplum ve siyaset bilimi uzmanı Cengiz Çiftçi, Proje koordinatörü Faruk Akyüz ve Kent konseyi başkanı Süleyman Noyan’ın katıldığı panele Belediye Başkan vekili Serhat temel başka olmak üzere STK’ların yöneticiler ile konuya duyarlılık gösteren kesimler katıldılar.
Toplumda genel olarak yoksulluk ve yoksunluk konuların üzerinde durularak dünyada gelişen durumlar karşısında oluşan durum ile ülkemizdeki genel durumun yanı sıra bölgemizdeki özel durum değerlendirildi.
Toplantıdan çıkan konuşmalardan da anlaşıldı ki yoksulluk ve yoksunluk bir kader olmayıp ekonomik sistemlerin sonuçları ile bağlantılı olarak gelişmektedir.
Özellikle 1990’lı yıllardan sonra dünyada yoksulluk meselesi gündemleşerek tartışılmaya başlandı. Neoliberal politikaların ortaya çıkardığı adaletsiz ve eşitsiz gelir dağılımı karşısında emeğin sömürülmesi karşısında sermaye kesimleri birleşip politikalar geliştirirken diğer halk yığınları yoksulluk ve yoksunlukla boğuşmaya başlamıştır. Ülkemizde 24 Ocak kararları ile birlikte sosyal devlet anlayışında hızla uzaklaşılarak küçülen devlet mantığı ile bu politikaya çanak tutulmuştur.
Kapitalizmin eşitsizlikten yararlanan bir sistem olarak geliştiğini de dikkate aldığımızda sosyal devlet ilkesinden uzaklaşmanı nasıl acımasız sonuçlar ortaya çıkaracağı da daha iyi anlaşılır olmaktadır.
Latin Amerika, Hindistan ve diğer bazı bölgelerde yoksulların imkanlarını ortaklaştırarak kendilerini yaşatma temelindeki girişimleri ise global sermaye politikaları karşısında başarılı olamamaktadır.
Panelde konuşan konuşmacılar rakamsal olarak büyümenin sistemin çelişkilerini ortadan kaldıramadığını aynı oranda eşitsizliklerin de oraya çıktığına vurgu yaparak yoksulluk ve yoksunluğun ortadan kaldırılması için insanlara istedikleri biçimde yaşamlarını seçmeleri için imkan ve fırsat verilmesi gerektiğini belirttiler.
Panelde Batman özelinde 2008 yılında yapılan ve İluh, Petrol ve Seyitler mahallelerini kapsayan ve toplam 3060 haneyi kapsayan araştırma sonuçları da paylaşıldı. Araştırma sonuçları kenar mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın yaşadıkları sıkıntılar konusunda oldukça aydınlatıcı bilgiler de sunmuş oldu. İluh Mahallesini saymazsak ortalama olarak mahalle sakinlerinin %80’lik bölümünün göç sonucu kente yerleştikleri hane da yaşayan insan sayısının ortalama 7 kişi civarında olduğu bu hanelerde yaşayan insanların ortalama aylık gelirlerinin 364 TL olduğu ve açlık sınırını altında bir gelirle yaşama tutunmaya çabaladıkları ortaya çıktı. Çocuk ölümlerinde de Türkiye ortalamasının üzerinde bir kayıp söz konusu iken araştırmaya katılan ailelerin %53’lük bölümü temel gıda maddelerini temin etmede zorlandıklarını belirtmişlerdir.
Araştırmanı ilgi çekici bir diğer sonucu ise ailelerin sorunlarını nasıl çözümledikleri konusunda ortaya çıkmaktadır. Bir haksızlık karşısında sorunu nasıl çözümledikleri sorulduğunda bireylerin sadece %3.9’luk bölümü yasal yollara başvurduğunu belirtirken %32’lik bir kesim sorun karşısında sessiz kalarak sorunu geçiştirmeye çabaladığını belirtmiştir.
Taranan alanda hasta bireylerin %13’lük bölümü kalp hastalıkları %12’lik gibi bir bölümü de göğüs hastalıkları ile mücadele ettiklerini ifade etmişlerdir.
Toplantıda ortaya çıkan bir sonuç da göç ve yoksulluk meselesinin bir insan Hakları ihlali olduğu ve soruna bu şekliyle yaklaşım gösterilmesi gerektiği hususuydu.
İradeleri dışında ve hazırlıksız olarak yaşam alanlarından koparılan insanların yeni yaşam alanlarındaki düzene uymada sorunları yaşadıkları, toplumsal entegrasyon konusunda sıkıntıya düştükleri, kendi alanlarında vasıflı insanlar iken kentlerde vasıfsız insanlar durumuna düştükleri de belirlenen sonuçlar oldu.
Balık vermekten ziyade balık tutmayı öğretmenin de artık yeterli olmadığını belirten uzmanlar balık tutmayı öğretirken gölün ve çevre koşullarının da dikkate alınması gerektiği hatırlatmasında bulundular.
Sonuç olarak bu panelde de ortaya çıktı ki kenar mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın çoğunluğu açlık sınırını altında bir gelir düzeyi ile yaşamını sürdürmektedir. Ve bu sorunun temel nedenlerinden birisi de Kürt sorunundan kaynaklı zorunlu göçlerdir. Bu nedenle vatandaşlara vatandaşlıklarından kaynaklı olarak ayırımsız bir şekilde temel geçim imkanı sağlayan ve düzenli bir yardımın yapılması gerektiği ve herkesin yaşam alanını belirleme konusunda özgür bırakılarak imkanlar sunulması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
İktidar ve yöneticilerin bu konuda hassasiyet gösterecekleri inancıyla…20.01.2011
Next