Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Gercüş Bağ Bozumu ve Gastronomi Festivali, ilçeler arasında önce mideyi, sonra gözleri şenlendiren festivaldeydik. Kuraklık bu yıl festivaldeki ürünleri de etkilemişti. Gercüş’ün coğrafi işaret alan Mezrone ve Tayfi üzümü, geçmiş yıllardaki rekolteye göre ürün miktarı düşüktü. Kaymakam Muhammed Öztaş ve Belediye Başkanı Gündüz Günaydın, festivalin ruhuna uygun bir dizi geçen yıllardaki aynı etkinliği hayata geçirmişti.
Hasankeyf-Gercüş üzerinde organik ürünlerin satıldığı küçük, mini bir fıstık bahçesi var. 30 dönümlük fıstık bahçesinde incir, bal kabağı ve üzüm üretimi yapan Baver’in Yeri; yerli ve yabancı konukların uğramadan geçmedikleri, köy ürünlerinin yetiştiği örnek bir alan. Her yıl festivale gittiğimizde biz de buraya uğramadan geçmiyoruz.

BAĞ BOZUMU FESTİVALİ
Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş ve Belediye Başkanı Gündüz Günaydın’ın nazik davetiyle hafta sonu kendimizi Ağalar Diyarı’nda bulduk.
Bulutlu bir gündü.
Festival etkinliği başladığında çiseleyen yağmur vardı.
Festival alanı hınca hınç doluydu.
İl yöneticileri tam kadro festivaldeydi.
Günler öncesinden festivale hazırlanan Gercüş Kaymakamı Öztaş ve Başkan Günaydın, Gercüş’ün köy ve beldelerinde ne kadar ürün çeşitliliği varsa festivale taşımışlardı.
Mezrone üzümünden pestile, kuru üzümden pekmezli un helvasına, yayık ayrandan sumağa, kum leblebisi çekirdeğinden cevizli sucuğa, mercimekli köfteden pirince kadar Gercüş yöresine ait ne kadar ürün varsa stantlardaydı.
75 standın 50’si ticari stanttı.
Geriye kalan ise ikramlık stantlardı.
Kalabalıklar, ikramlıkların olduğu stantlardaydı.
Tabiri caizse ziyaretçiler, ikramlıklardan tatmak için adeta kuyruk oluşturmuştu.
Kaymakam Öztaş ve Başkan Günaydın, konukları en iyi şekilde ağırlamanın telaşındaydı.
Bu yıl festivale Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katılmamıştı ama yine de festival kalabalık bir ziyaretçi kitlesini buluşturmuştu.
BÖYLE FESTİVALLERİ SORUNSUZ YAPMAK KOLAY DEĞİL
Bir festivali dört yıl aralıksız yapmak kolay değil elbette.
Gercüş’ün iki genç yöneticisi Kaymakam Öztaş ve Başkan Günaydın’ın imzasını taşıyan etkinlikte bu yıl daha fazla stant vardı.
Batmanlılar, diğer ilçelerin festivalleri yerine Gercüş Festivali’ne her nedense daha fazla ilgi gösterir.
Belki de öncelikle mideye hitap ettiği içindir ama hakkını yememek gerek; çünkü Batmanlıların mutlaka Gercüşlü bir komşusu olmuştur ve çocuklukta o Gercüşlü komşusunun evden getirdiği lezzetli cevizli sucuk, kum leblebisi ve pestilden nasiplenmiştir.
O yüzden Ağalar Diyarı’nın kendine özgü organik ürünleri daha çok ilgi görüyor.
Ziyaretçiler hem festivali görmeye gelmişlerdi hem de organik ürünleri alabilmek için ticari büfelerin önünde kuyruk oluşturmuşlardı.
Her yıl Gercüş ilçe girişinde 9 dönümlük üzüm bağını Bağ Bozumu etkinliğinde ziyaretçilere açan Başkan Günaydın’ın günler öncesinde yaptığı açıklama, bağındaki 9 ton üzümün birkaç saate vatandaşlar tarafından tüketilmesine neden olmuştu.
Festival henüz bitmeden Mezrone üzümü ziyaretçiler tarafından tarladan toplanmıştı.
Festivalde karşılaştığımız bazı yöneticilerle kısaca sohbet etme şansımız da oldu.
Onlar da hem ikramlık hem de organik ürünleri almak için festival alanındaki stantları dolaşıyorlardı.
Festivalde kuşkusuz gastronomi de vardı ama daha çok Gercüş’ün Mezrone ve Tayfi üzümü elden ele dolaşıyordu.
Üzümü de kuraklık vurmuştu.
Önceki yıllarda festivalde gördüğümüz ürünün yarısı bile festivalde yoktu.
Festival olur da Gercüş’te kemençe, dengbej olmaz mı?
Sahneye çıkan yerel sanatçılar kemençe eşliğinde verilen müzik resitalinde yüzlerce kişi halay çekti.
İki yöneticiden aldığımız bilgiye göre bu yıl Gercüş Festivaline 20 bini aşkın kişi ziyaret etmişti.
Hafif çiseleyen yağmurdan dolayı ziyaretçiler erken saatlerde festival alanından ayrılmıştı.
Tecrübeli deklanşör arkadaşımız İrfan Tapan, festivalde bol bol fotoğraf çekerek o anı ölümsüzleştiriyordu.
Festivalden ayrılırken Batman’ın bazı ilçe ve belde belediye başkanlarıyla karşılaştık.
Onlar da Gercüş Festivalinin farkındalık oluşturduğunu söylemeden edemiyorlardı.
Özetle; Gercüş Festivali yine ilçeler arasında “Burası Ağalar Diyarı” diyerek ağalıklarını tescil etmişti.
YOLDA BAVER’İN YERİ DURAĞI
Her yıl festivale gittiğimizde Hasankeyf-Gercüş yolu kenarında, Gercüş ilçe sınırlarındaki küçük bir bahçesi olan Baver’in Yeri’ne konuk oluruz.
Sağlık Lisesi mezunu Yurdusev Oğuz, Anadolu Lisesi mezunu kardeşi Baver Oğuz ve anneleri Hamide, 30 dönümlük alana ektikleri fıstık başta olmak üzere tarladaki ürünleri yol kenarındaki ziyaretçilerin beğenisine sunuyorlar.
Küçücük bir yapıda incirden kabağa, baldan pekmeze, kuru üzümden turşuya kadar ürettikleri ne ürün varsa ziyaretçilerin beğenisine sunan Baver’in organik ürünler yeri görülmeye değer.
Taşlık alanı yıllar önce fıstık bahçesine dönüştürdüklerini anlatan Yurdusev Oğuz bakın neler diyor:
“12 yıl önce hiçbir şeyin ekilmediği taşlık alanı örnek bir fıstık bahçesine dönüştürdük. Bu bahçe geçimimizi sağlayan bir yer. Ailece yılın 8-9 ayı bu bahçedeyiz. Ürettiğimiz organik ürünleri, yoldan geçen ziyaretçilere satıyoruz, emeğimizin karşılığını alıyoruz. Bu yıl kuraklık bahçemizi de etkiledi. İstediğimiz verimi alamadık. Yine de geçimimizi elde edecek ürünü bahçeden aldık diyebiliriz. Şehir merkezindeki marketlere göre organik ürünlerimiz tercih ediliyor. Ürünlerimiz arasında daha çok balkabağı tercih ediliyor.”

Akşam saatlerinde karanlık çökmek üzereyken ayrıldığımız Baver’in Yeri’nin bulunduğu küçücük tesisteki hareketlilik Oğuz ailesinin yüzünü güldürüyordu.
O yolda dinlenilecek tek yer olarak Baver’in Yeri’ne uğramanızı öneririz.
Misafirperverliklerinden sizler de bizim gibi mutlu ayrılacağınıza eminiz.
Oğuz ailesine sıcak ilgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
Next