Başbakan Erdoğan’ın devrim niteliğindeki açılımı Türkiye Halkları açısından tarihi bir önem arz ediyor. 80 yıllık imha ve inkar politikaları bu Ülke ve sakinlerine kan ve gözyaşından başka bir şey getirmemiştir. Ama artık durum değişti. Bu konjonktürel gelişme salt bizim ülkemiz için değil küresel  değişimin bir parçası olarak algılanmalı. Amerika Birleşik Devletleri önceki Cumhuriyetçilerden farklı olarak Demokratlara yeşil ışık yaktı ve isimlerinden biri Hüseyin olan siyahi bir vatandaşını Başkan ilan etti. Saddam zebanileriyle buluşmaya tüm Dünya’nın ibret bakışları arasında rezil bir şekilde gitti. Kimyasal bombalarla öldürdüğü Kürtlerin hesabı mahşere bile kalmadan. Türkiye’nin alnına kara bir leke gibi yapışmış olan Gladyo artık Ergenekon Terör Örgütü adı altında yargılanmakta. Hakkında en ufak olumsuz bir imaya dahi tahammül edemeyen Türk Ordusu kendi içine yerleşmiş ve yetkilerini kötüye kullanan uzmanından paşasına kadar bir avuç kanun tanımaz ile sarsılmakta. Bu kaçıncı haber bilmiyorum ama o kadar çok yüksek rütbeli çıktı ki haber bültenlerinde sayısını hatırlayamıyorum. İsmi henüz açıklanmamış bir Subayımızın “irtica ile mücadele adı altında Ak Parti Hükümetini bitirme planı” yine kendisi tarafından basına sızdırıldı ve aynı subayın ifadeleri ile Cuntacılar kelimesi kullanıldı. Dilerlerse mahkemede ifade de vereceğini dile getirdi bu kişi.

 Bir domino taşı misali yerelden genele dengeler değişmekte. Bu çok iyi bir gelişme. Tersi durumda zaten bir kaos beklenecekti. Nereye kadar devam edecekti bu zulüm ve haksızlıklar.

Şimdi gelelim CHP ve MHP’ye. Bunların derdi nedir anlayabilmiş değilim. Dağdaki gençler silah bırakıp yuvalarına dönecek, vay sen misin zılgıt çekip slogan atan. Silah çekip mermi mi atsalardı? Eğer bu ateş bir on yıl önce söndürülebilseydi bu zaman süresi içinde ölmüş olanlar ölmeyecek, sakat kalanlar sağ salim aramızda olacaklardı. Ne farkı var peki? Bu gün bu ateş sönmezse bir on yıl sonrasına kadar ne acılar yaşanacak, bunun hesabını yapamıyorlar mı? Bir insanın evladının olmaması ne kötü bir durum. En azından empati kurulamıyor işte. Gönül isterdi ki hiçbir eleştiriye mahal verilmeden yurda gelseydiler ama kötü niyetli kişiler illa ki bir kulp bulacaklar ya. İster coşku deyin, ister show ne derseniz deyin. Önemli olan 34 kişinin ülkesine dönmesi ve ondan da güzeli serbest bırakılması. Halaylarla, konvoylarla güzel ülkelerine dönmelerini, yuva kurup hayata sarılmalarını istemeliyiz. Bu Ülke güzel bir Ülke. Eğer el ele verilirse Cennete döner. Bunun için elimizden geldiğince bu barış ortamına katkıda bulunalım. Ölenlerde ve ölecek olanlarda insan değil mi? Öldükten sonra ne Milliyet kalıyor ve ne de…..