Zeytin dalı ve Güvercin barışın simgeleri olarak kabul edilen varlıklardır. Bu iki varlığın temsil ettiği somut sonuç ise BARIŞ olarak kabul edilir. Barış isteyenler karşı tarafa zeytin dalı uzattıklarında artık ölmek ve öldürmek istemediklerini, çatışmak istemediklerini ifade ederler.
Bu ülkede 1984 yılından bu yana silahlı çatışma yaşanmaktadır. Bu çatışmalardan kaynaklanan 40 bin insanın ölümü söz konusu. Sorunun adı Kürt Sorunu yani çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Türkiye cumhuriyeti devletinin vatandaşlarının hak taleplerine ilişkin sorun.
Otuz yılda yaşanan çatışmalarda aldığımız mesafeye bakılırsa istenilen hakların verilmesi için bu kadar acı çekmek zorunda kalınmaması gerektiği ortada. 12 Eylül 1980 askeri darbesi ülkeyi öylesine bir kaosun ortasında bıraktı ki sonuçlarını şimdi bile temizlemek imkânı yok maalesef. Sorunları çözme adına uygulanan baskı öylesine yoğun ve şiddetli oldu ki cevabı otuz yıldır süren çatışmalar oldu.
Otuz yıllık çatışmalardan sonra şimdi bir barış ortamı ve fırsatı geliştiriliyor, gelişiyor. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Kürt sorunu siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik boyutları olan bir sorun. Bütün bu boyutlarına ek olarak yıllardır süren çatışmalardan kaynaklanan acılar ve kırgınlıklar var. Bu nedenle soruna geniş bir perspektiften bakmak gerekmektedir.
Sorunu dile getirme metodu olarak silahı seçen taraf şimdi silahları susturma ve sorunu demokratik bir süreçte konuşarak çözme önerisinde bulunmaktadır. Bu amaçla 21 Mart 2009 tarihinde açıkladığı “Çatışmasızlık” kararının süresini 1 Eylül 2009 tarihine kadar uzattığını belirtmektedir. Kendi verilerine göre 21 Marttan 14 Temmuza kadar geçen sürede TSK’nin düzenlediği toplam 84 operasyon, 19 hava saldırısı, 67 obüs topu ve havan saldırısında 38 militan hayatını kaybetmiş ve aynı sürede 22 karşılıklı çatışma yaşanmıştır. Gelinen aşamada sorunun tartışılıp konuşulması için hem zemin hem de zaman müsaittir. Üstelik sorunun parlamento çatışı altında konuşulup çözülmesi için de imkân vardır. Sorun siyasi bir sorun olduğu için seçilmişlerin bir araya gelerek sorunu çözme şansları iyi değerlendirmeleri gerekmektedir. İktidar sorunu çözmek isterse DTP milletvekillerini muhatap alarak sonuca gitme şansına sahiptir.
Sorunun tespiti ve çözümüne yönelik olarak bölge halkının tavrı çok net olarak ortadadır.Bunun sandığa yansıması da son yerel seçimlerde görülmüştür.Bu durumun iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Sorundan direk olarak etkilenen bölge insanının devletten beklentisi sorunu kan dökülmeden çözme kararlılığını göstermesidir. Savaşta gösterilen ısrar ve kararlılık barışta gösterilirse bu sorunun çözümüne gitmek de mümkün olabilecektir.
Geçen gün ilimizde açıklamalarda bulunan DTP eş başkanı Sayın Emine Ayna’nın operasyonların durdurulmasının iyi niyet olarak algılanacağını belirtmesi dikkate alınmalıdır.
Uzatılan zeytin dalı çok iyi kullanılmalıdır. Herkes ve kesim çok iyi bilmelidir ki süren ya da sürecek olan çatışmalar bin yıl daha sürse bu memlekete eninde sonunda barış gelecektir. Eğer çatışmalarda ısrar ve ölümler çözüm olsaydı bu güne kadar bu sorunun ortadan kaldırılmış olması gerekirdi. Oysa hepimiz çok iyi bilmekteyiz ki sorun bu metotla çözümlenemez. Çatışmalar sürdükçe ilerlememiz ve sorunlarımızı çözümlememiz daha da zor olacaktır. Ortadoğu’daki gelişmelere baktığımızda bu ülkenin bir iç savaşı kaldıramayacağı gerçeğini görmemiz gerekmektedir.
Ülke idare etmek sorunlar karşısında soğukkanlı tavırlar sergilemek ve riskleri göğüslemekle olur. Devlet idare etmek siyasi kaygılarla hareket etmemeyi de gerektirir. Ülkenin ve milletin menfaatine olan adımların atılmamasının mazereti siyasi kaygılarla izah edilemez.
Hükümetten, devletin yetkili ve etkili bütün organlarından beklentimiz silahların susturulması için üzerlerine düşen görevi yapmalarıdır. Kürt sorununun sorun olmaktan çıkarılmasıdır. İnsanların etnik kökenleri nedeniyle ayrışmalarının önüne geçmeleridir. Bu nedenle biz bu ülkede çatışmasızlık istiyoruz. Kimsenin kimseyi öldürmemesini istiyoruz. Halkların düşmanlığını değil halkların kardeşliğini savunuyoruz. Yöneticilerimizden de aynı duyarlılığı göstermelerini istiyoruz.
Next