Bu ülkeye barışı birileri çok görüyor. Kan dökülmeden her geçen gün onlar için bir kayıptır herhalde. Hayatlarının baharındaki gençleri toprağa gömmek hoşlarına gidiyor.
            Hastanın hastalığını iyi teşhis edemeyen bir doktor o hastanın ölümüne neden olması kuvvetli bir ihtimaldir. Yıllardır bu ülkeyi yönetenler ne yazık ki vatandaşlarının hastalıklarına doğru teşhis koyamadılar. Başlangıçta basit bir ağrı kesici ile tedavi edilebilecek bir hastalık, doktorların yanlış ilaçları nedeniyle hasta ölme noktasına gelip dayandı. 26 yıldır bu ülkede kan dökülmektedir.
            26 yıl sonra tekrar başladığımız noktaya geldik. Yine hamasi nutuklar, yine kanlar yerde kalmayacak narları ve yine ölümler. Nereye kadar? Daha ne zamana kadar gençlerimiz heba olacaklar? Ne zamana kadar analar kuzularını kurban vermeye devam edecekler?
            İlan edilen sözde ateşkesi ne uğruna bozduğunu bilmeyenler mi bu halkın çocuklarına acıyacak yoksa kendi çocuklarını en tehlikesiz ve modern yerlerde askerlik yaptıranlar mı?
            Terörle mücadele adı altında herkesi potansiyel terörist gören zihniyettir ki, bu sorunun bu derecede ağırlaşmasına vesile oldu. Ya hamasi nutuklarla kendilerine emanet edilen gencecik evlatları cepheye sürenler hangi akla hizmet etmektedirler?
            Şiddetten beslenmek şiddet uygulamak kadar gaddarca bir duygudur. Bu duygularını tatmin etmek isteyenlere diyorum ki: Yeter artık, sizin bu uslanmaz duygularınız yüzünden 72 milyon insanın huzuru kaçtı. Sizin kendinize merhametiniz yoksa, çocuklarınıza da mı merhametiniz yok. Çocuklarınıza nasıl bir gelecek bırakmayı düşünüyorsunuz? Yetim çocukların, dul eşlerin, gözü yaşlı ana ve babaların feryatları geceleri uykularınızı kaçırmıyor mu? Siz gerçekten başınızı yastığa koyduğunuzda rahatça uyuyabiliyor musunuz? Ya sorumluluk makamındaki zevatlar. Başbakanlar, generaller, başkanlar… Sizin çocuklarınız da kör kurşunlara hedef oldu mu? Yollarını beklediğiniz evlatlarınızın cenazesi hiç geldi mi evinize?
            Siz ne düşünürseniz düşünün ama artık ne Türklerin ne de Kürtlerin size verecek evlatları kalmadı. Varın siz gidin dağlarda savaşın.
            Bu ülkenin topraklarında ölen her bir insan bu ülke için bir değerdir. Bu gençleri öldürmemek için ne yapmak gerekiyorsa artık yapmak zorundayız. Çünkü evla olan insanı yaşatmaktır. Nerdesiniz bu ülkenin akıl sahipleri, nerdesiniz bu ülkeni vicdan sahipleri, bu ülkenin, bu coğrafyanın aklı-selim evlatları. Uyanın bir ümmet parçalanıyor. Bu gidişat hayra alamet değildir. Uyanalım ve hep birlikte dua edelim: İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eder misin Allahım?