**70’li Yıllarda Türkiye Petrolleri’nde çalışan petrol emekçi sayısı 6000-7000’di. Bu rakam şimdi 1500’ün altında. Bu sayıyla yetinilse iyi. Türkiye Petrollerinin daha da küçüleceğinin tartışıldığı şu günlerde bu sektörde Sondaj, Kuyu tamamlama ve Sismik birimleri, Ankara’ya taşınması halinde Batman’ın ‘Üretime dayalı bir merkez’ olacağı herkesin dilinde...

**Türkiye Petrolleri’nin kuyulara dayalı bir şirket haline dönüşmesine ne sendika ne de kamuoyu razı olur. Batman, ‘Kara altın’ın başkentidir. Üretime dayalı bir şirket halini alacak olan Türkiye Petrolleri’nde, bir yerde küçülmenin adımı atmış olur. Petrol-İş Sendikası, başkentte karargah kurmuş...

7000 İŞÇİDEN 1500’E!
Kara altın’ın başkenti Batman, son yıllarda o unvanından da olmak üzere.
70-80’li yıllarda 7000 petrol emekçisinin çalıştığı Türkiye Petrolleri Batman Bölge Müdürlüğü’nün geldiği hale bakın?
Çalışanların sayısı 1500.
Bu rakamla da yetinilse iyi.
Şu günlerde Türkiye Petrolleri Batman Bölge Müdürlüğü’nde yeni bir ‘yapılanmanın ses’leri yükseliyor.
Üretime dayalı bir şirket modelinin konuşulduğu Türkiye Petrolleri Batman Bölge Müdürlüğü, şayet kuyulara dayalı bir şirket halini alırsa; vay bu şehrin haline...
Bu şehrin can damarı olan Türkiye Petrolleri, sıradan bir kuruma dönüşecek.

Bir yerde ‘küçülme politikası’nın uygulanacağı bir proje de hayata geçmiş olacak.

SENDİKA BAŞKANI NE DİYOR?
Petrol-İş Sendikası Batman Şube Başkanı Şehmus Kaygusuz, dün telefonun ucundaydı.
Petrol-İş Başkanlar Kurulu’nun toplantısından Ankara’nın yolunu tutan Başkan Kaygusuz, Batman, Adıyaman ve Tekirdağ’ın AK Partili Milletvekilleriyle görüşeceklerini söylüyordu;
“Türkiye Petrollerinin üst düzey yöneticileri, kamuoyuna doğruları açıklamıyor. Amaçları üretime dayalı bir şirket haline getirmektir TP’yi. 90’lı yıllarda günde 100 bin varil petrol üreten Türkiye Petrolleri küçülürse; böyle güzide kuruluş nasıl dünyanın diğer petrol şirketleriyle rekabet edebilir? Kim ne derse desin; bu çalışmalar küçülmenin bir ayağıdır. Türkiye Petrolleri Batman Bölge Müdürlüğü’nün üretime dayalı bir şirket haline getirilmesine karşıyız. Keşke TP’nin üst düzey yöneticileri, yapacakları çalışmayı gerçek bir şekilde bize anlatabilseler ama doğrular konuşulmuyor. Diğer Şubelerle ortak bir mücadelenin çabası içindeyiz. İktidar Milletvekilleriyle görüşüp Türkiye Petrollerinin kuyulara dayalı bir şirket haline gelmemesini bir daha isteyeceğiz.”
Petrol-İş Sendikası Batman Şube Başkanı Kaygusuz, küçülme politikasına karşı bir dizi eylem hazırlığında olduklarını anımsatmadan edemiyor;
“Ortak mücadeleyle ülkenin tek petrol şirketi olan Türkiye Petrollerinin küçülmesine seyirci kalmayacağız.”

TP NEREYE GİDİYOR?
Bir dönemler 7000 işçinin çalıştığı Türkiye Petrolleri’nin 1990’lı yıllardan sonra petrol emekçilerin hızla emekliliğe ayrıldığına da dikkat çekiyor Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı Kaygusuz;
“90’lı yıllarda Türkiye Petrollerinin günlük üretimi 100 bin varile dayanmıştı. Bu coğrafyada açılan her kuyuda petrol rezervleri bulunuyordu. Yabancı petrol şirketleri, 40 gravitedeki petrolü gün ışığına çıkarıyordu. ABD, İngiltere, Fransa, ve Kanada petrol şirketlerinin bu bölgede geçmişte ne kadar kuyu keşfettiği ortadadır.”
Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı Kaygusuz’un tespitlerine katılmamak elde mi?
Türkiye Petrolleri hangi sahayı kazmışsa ‘petrol’le buluşmuştur.
Alın size bir örnek.

Kozluk-Şelmo sahasını üstlenen ABD Trans Atlantic firması, uzun süredir bu sahada 30 gravitedeki petrolü yıllardır üretiyor.
Günde 3000 varilin üretildiği bu sahayı terk etmeyen yabancı firmalar, son 50 yılda Hazar denizi kadar petrolü çıkarmıştır bu Şelmo’dan. Yabancı petrol şirketlerinin, bu sahayı kolay kolay terk etmemesinin nedeni ne olabilir acaba?

BU ŞEHRİN LOKOMOTİFİ TP’DİR
Kim ne derse desin, bu şehrin lokomotifi Türkiye Petrolleri’dir.
1990’a kadar bu şehir ‘ilçe’ydi.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, o dönemlerde Batman’a her gelişinde; dönemin politikacılarına takılmadan edemiyordu;
“Rafineri ve Türkiye Petrollerini verin, alın size İl’i.”
Cumhuriyet Meydanında Batmanlılara seslenen merhum Özal, itiraf etmişti;
“Batman, kara altınla var olan bir şehirdir. Buradaki potansiyel hiç bir yerde yok. Burayı il yaparız ama bir şartla; Rafineriyi bize verirseniz.”
Merhum Özal, önünü gören reformist bir liderdi.
Önceki Cumhurbaşkanı ve Başbakanlar da ‘kara petrolün başkent’i olan Batman’ın zenginliğinin farkındalar.
Dönemin Cumhurbaşkanları İsmet İnönü, Celal Bayar, Kenan Evren, Başbakanlardan Şemsi Günaltay, Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan, petrolün başkenti Batman’a konuk olduklarında bu kentin olmazsa olmazının ‘Kara altın’ın olduğunu anlatıyorlardı.
Zonguldak’ta kömür ve Rize’de çay ne kadar o şehrin önemli figürüyse Batman’ın simgesi de ‘petrol’dür.
Kısacası; bu önemli kurum küçülürse hepimiz kaybederiz...