Birinci dünya savaşı ve ardında gelen süreçte bu coğrafyada yaşayan insanlar az eziyet çekmemişler. O günün koşullarında güçlü olan güçsüz olanı yerinden yurdundan etmiş, canlarını kurtarmak isteyenler sığınacak bir gölge bulamamışlarsa çareyi mallarını bırakıp canlarını kurtarmakta bulmuş ve ülkeden çıkmanın çarelerini düşünmüşlerdir. Bu kapsamda çoğu vatandaşımızın Suriye sınırları içerisinde bulunan topraklara göç ettikleri de bir gerçek.
Bu akıbeti yaşayan insanlardan biri de Ahmet İsa AKAN adlı insan.
Yurttaş veya vatandaş diyemiyorum çünkü kayıtlara göre henüz böyle bir statüsü bulunmuyor.
Ahmet İsa Akan 1964 Suriye doğumlu. M. Sait´ten olma Nure´den doğma insanlık âleminin bir ferdi. Suçu günahı olmayan sorun yaşandığında varlığı bile söz konusu olmayan ama faturayı ödemekle mükellef bir adam.
Ahmet İsa Akan 1974 tarihinden bu yana Türkiye´de ve ilimizde yaşıyor daha doğrusu kendi ilinde yaşıyor. Ama resmen buralı değil. On yaşında iken geldiği Türkiye´de eğitimini sürdürmüş, Lise diplomasını bile Batman Lisesinden almış.
Ona çocukluğunu geçirecek bir süre vermişiz.
Eğitim hakkı verip okullarımızda okutup mezun etmişiz.
Cebine B sınıfı sürücü ehliyeti vermişiz.
Evlenecek bir eş verip resmi nikâhını kıydırmışız.
Harçlarını yatırması ile otuz dört sene burada yaşamasına izin vermişiz.
Beş çocuk sahibi olmasını sağlamışız.
Ama
Vatandaşlık hakkı vermiyoruz!
Yaptığı başvuruyu 5901 sayılı vatandaşlık kanununun 10. maddesini gerekçe göstererek red etmişiz. Madde şöyle diyor;
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması
MADDE 10- (1) “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.”
Peki, nedir bu başvuru hakları meselesi dediğimizde 11. madde ile karşılaşıyoruz.
Başvuru için aranan şartlar
MADDE 11- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye´de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye´de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye´de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,
şartları aranır.
(2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.
Bütün bu şartları sağlıyor olmanız da yetmiyor. En azından Ahmet İsa Akan için yetmemiş. Birde eş durumu var tabi.
Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması
MADDE 16- (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyi niyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.
Bu gerekçelerle başvurusunu yapmış Ahmet İsa ama gelen cevap yine vatandaşlığının uygun görülmediği. Gerekçe 10.madde.
Olayın trajikomik bir yönü daha var. Aynı durumda ülkeye giren Ahmet İsa´nın amcasıgil çoktan vatandaşlık hakkı kazanmış.
Bütün bunlara tesadüf mü desek, şansızlık mı yoksa ihmal mi bilemiyoruz. Ama bir yetkili bu trajediye son verirse herkesin mutlu olmasına sebep olacaktır. Dileriz olay AİHM´e taşınmadan yöneticilerimiz bir çare bulurlar.
Next