TÜSİAD Başkanı Umut Boyner’in hazırlanacak yeni anayasa paketi ile ilgili 22 akademisyen’den almış oldukları fikirler ve ön çalışma gerçektende ilgi çekiciydi.
Bildiğiniz gibi Umut Boyner ünlü iş adamı Cem Boyner’in eşi ve Cem Boyner bir zamanlar siyasete soyunmuş Özal vari cesur çıkışlarıyla gündeme oturmuş ve sonrasında da şartların henüz ileri demokrasiye çok uzak bir diliminde Süleyman Demirel gibi kurt politikacılar ile saf dışı edilmiş bir isim. Eşi Türkiye’nin en etkili STK’larından birinin başkanlığını yapıyor ve ilginç çalışmalara imza atıyor: Ana dilde eğitim verilmeli, yerel yönetimlerin yetki alanı genişletilsin yani üniter yapı esnetilsin, seçim barajı düşürülsün, 82 anayasası değiştirilsin, yurttaş kavramı ….vs"
Tabii dışarıda Başkan ve evde Hatun olan Umut Hanım ile kocası kocası arasında geçen replik manşetlere taşındı. Nasıl mı?
Cem Boyner; “Türkiye’nin insanlarının mutluluğu, onuru bu ülkenin bölünmesinden daha önemlidir’ diyebiliyorsanız doğru yoldayız, bu işin sonunda güzel bir şey çıkar. Eğer, ‘yok hayır,, bu bize fazla gelir diyorsanız’ Sayın başkan (tabii evde hanım diyordur) tavsiyem bu işi kısa yoldan kesin, altından kalkamazsınız”
TÜSİAD Dönem Başkanı Umut Boyner: “Dik duracağız”
Şapka mı çıkartırsınız, kızar mısınız? Birincisi iki eş arasındaki müthiş diyalog çok önemli. Ne kadar da özgüven ve karşılıklı bir saygı, bakar mısınız?
Bir diğeri ise şu; insan oğlu her şeyin önündedir. Ne vatan ne de başka bir olgu insanı sollayamaz. Eğer bir ülke var ise o ülke üzerinde yaşayan insanlarca kutsanır ancak. Değeri de insan oğlu/kızından ötürü olur. İnsan olmazsa o vatan ancak bir arazi parçasıdır ve Dünya ile birlikte uzay boşluğunda ancak bir kum tanesidir. Kimse ülkesinin bölünmesini, parçalanmasını tabii ki istemez. Burada kast edilen şu olabilir mi? Yıllarca birileri bu ülkenin bölüneceği veya irtica yoluyla yobazlaşacağı korkusunu halka pompaladı ama kendileri de sultanlar gibi yaşadı. Halbuki Türkiye halkları Osmanlının mirasıydı. Çok değil, iki dede öncesinin kafa kağıtlarında tabiiyeti Osmanlı yazıyordu. Osmanlı da çok dilli, çok kültürlü bir imparatorluktu. Zaten krallıklardan farkı da burada yatıyor. Kral bir ülkeyi yönetir ama imparator federal yapı itibariyle bir çok devleti. Eğer bizim gerimizdekiler böyle bir yapıdan geliyorsa ki geldiği zaten belli, torunlar olarak bizler de pekala huzurlu bir şekilde yaşayabilirdik. Yobazlıkta bizim yapımızda yok. Çünkü halen çevremizde bir çok kilise ve havralar mevcuttur. Bunların bir çoğunun tarihi yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Dedelerimizin döneminde bunların yaşamasına izin verildiyse torunları olan bizler de pekala barış içinde yaşayabiliriz demektir. Öyleyse kimsenin devlet yıkma gibi bir düşüncesi yok. İnsanları önemseyin, milleti önceleyin demekten başka.
Tabii burada en büyük çıkış kim yaptı dersiniz? O bir Siirtli. O Diyarbakır doğumlu. O aslında bizden biri. İçimizden çıkmış, problemlerimizi ve derdimizi derinden bilmesi gereken bir kişi. MHP’li Oktay Vural. Boynerleri topa tuttu. Bu vatanın toprağından çıktınız, bunları nasıl söylersiniz gibi bir sürü argümanlarla karşı saldırıya geçti. Biz MHP gibi bir partinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü aramızda doku uyuşmazlığı var. Ama bu sistem bir şekilde rehabilite edilmeli. Asker vesayetinde sıkı yönetim ve olağan üstü hallerle hazırlanmış 82 anayasasının bu millete huzur getirmediğini gördük. Sayın Vural bunları yaşamadı mı? Kürtlerin neler çektiğini unuttu mu? Boynerlerin Türklük kavramının ilerisinde bir kavram olan Yurttaş vatandaş kavramını ve insanın önemi vurgusunu niçin küstahlık olarak değerlendiriyor?
Siirtli olan tanıdık başkaları da var ama onların bu tür değerlendirmeleri yok. Kimler mi? Emine Erdoğan Siirtli ama son derece ılımlı bir insan. Ha keza Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün de babasının Siirtli olduğu yazıldı/çizildi. Ama Cumhurbaşkanımız adam gibi bir adam. Hatta Boynerlerin yapmış olduğu açıklamalarla ilgili olarak cesaretlerinden ötürü olumlu şeyler söyledi Sayın Gül. Yek diğeri Çamtaşı köyü ki eski ismi Arınç kökenli olduğunu duyduğumuz Bülent Arınç. Bu üç kişi de Siirtli ama Oktay Vural gibi değiller. Yazık değil mi? Siirtlisin, büyük ihtimalle Arap kökenlisin ve belki de Kürtsündür ama kalkıp da Kürtlere yönelik yapıldığı konusunda şüphemiz olmayan açılım ve anayasa ile ilgili cesaretli bir manifestoda son derece ırkçı ve çağ dışı bir tutum izleyeceksin. Allah akıl fikir versin.
Toparlayacak olursak, her şeye rağmen Türkiye ileri demokrasi konusunda kabuğunu kıran bir tomurcuk misali iyi bir yörüngeye oturuyor. Bu anlamda sayın Umut Boyner Hanımefendi ve ekibine bu Ülkeyi seven ve kendini özgürce ifade etmek isteyen tüm kesimler adına tüm kalbimle teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Next