Karayollarında taşıtların ve yayların karıştığı binlerce kaza oluyor. Hatta denilebilir ki her gün onlarca insanımız yaşamını trafik kazalarında kaybediyor.
Trafik kazalarının bir bölümü sürücülerin dikkatsizliklerinden kaynaklanıyor. Bir kısmı ise kural tanımamazlıklarından. Aynı şekilde kazaya karışan yayların kurallara uymama ve dikkatsizliğinden kaynaklanan kazalar mevcut. Bu nedenle bu konuda yurttaşlar sürekli uyarılırlar. Trafik kurallarına uymanın hayat kurtardığı her fırsatta aktarılır, söylenir.
Tabi bütün hata sürücü ve yayadan mı derseniz elbette cevap hayırdır. Trafik işaretlerinin düzenlenmesi ve yolun duruma da trafik kazalarını oluşmasından büyük etkiye sahip. Yolların bakım onarım ve işaretlenmesinden sorumlu olan yetkili ve etkili kişilerin de bu hususta gereğini yapmaların gerekir. Konuya değinmişken belirtelim trafik işaretlemeleri konusunda ödenek ve ödeneklerin harcanması konusunda kanun ve kuralların da diğer işlere oranla daha esnek olması gerektiğinidüşünmekteyiz.
Bu belirlemelerden sonra gelelim “verilmiş sadakanız varmış” durumuna. Türkiye’de otobanların ve çift şeritli yolların yapılması sayesinde ulaşımda büyük bir rahatlamanın yaşandığını belirtelim. Özellikle dağlık alanlardan geçen yolların düzenlenmesi sırasında yapılan viyadük ve tünellerin hem yolların kısaltılmasından hem de konforlu geçişte büyük yararlılıklar sağladığını da ekleyelim. Ancak işleyişte bir sorun var. Milyon dolarlık harcamalar yapılarak yapılan tünellerde mevcut olan sistemlerin çalışmadığını ve bunun da ölümlere daha doğrusu cinayetlere davetiye çıkardığına yaşayarak tanık olduk. Olay Nur dağındaki tünelde gerçekleşti. 2850 metre uzunluğundaki tünelin ortalarında bir otomobil yanmaya başlamış. Aracı önceden fark etmek mümkün değil fark ettiğinizde de trafiğin yoğunluğundan ve geri dönüşün mümkün olamamasından dolayı ne durabiliyorsunuz ne de geriye kaçabiliyorsunuz. Diyeceksiniz ki tünelde radyo var, kirli havanın dışarıya sirkülasyonunu sağlayan dev motorlu aspiratör sistemi var , var da var….
Evet, var ama ne hikmet ise çalışmıyordu. Bu durum neyi doğurdu biliyor musunuz. Gelen her araba yanan arabanın patlama ihtimali karşısında hızını artırırken ve bu durum devam ederken tünel girişleri kapatılmadığından büyük bir katliama ramak kaldı. Hızlanan arabalar aniden kendilerini dumanın içinde buldular. Görüş mesafesi yok. Öndeki arabaya yapıştığınızda yanan kırmızı lambaları fark edebiliyorsunuz. Tehlike sadece bu mu? Hayır. Aspiratörler çalışmadığından ve tünel çıkışından içeriye doğru hava estiğinden dolayı yanan araçtan çıkan duman ve sıkışan araçların egzoz gazları yüzünden göz gözü görmüyor. Eğer birkaç dakika gecikseniz kazadan olmasa bile karbon monoksit gazından zehirlenip öleceksiniz. Araçtan inmek intihar zaten. İnseniz bile üç kilometrelik tüneli o dumanın içinde geçme şansınız yok. Yani dua edip ölümü beklemekten başka şansınız yok.
Şimdi bu durum araçta bulanan arkadaşlarla yaşadıktan sonra şanslı olduğumuzdan ölmeden tünelin çıkışını bulanlardandık. Bir arkadaşımız zehirlendi. Ancak hamdolsun daha büyük ve acı bir sonuçla karşılaşmadık. En fazla beş dakikalık bir zaman avantajı ile yaşama döndük. “verilmiş sadakamız varmış” deyip kendimize gelmeye çalıştık. Olayı aktardığımız bütün arkadaşlar da aynı sözü tekrarlayıp durdu. Ancak bu verilen sadakalarla bir gün kurtulmamak gibi bir sonuçla karşılaşmak içten bile değil. Hiç kimse o durumda tünel radyosunun anons yapmamış olmasını, yolun kapatılmamasını, aspiratörlerin çalışmamasını bana ve arkadaşlarıma izah edemez. Çünkü biz ölümden döndük ve eğer ölüm yaşansaydı bu bir kaza değil o tünelden sorumlu olanların işledikleri cinayetler olacaktı.
Şimdi ulaştırma bakanlığını yetkililerine sesleniyoruz. Tünel çıkışlarının yakınlarında ve turnikelerde kurduğunuz tuzak gibi araç kontrol merkezlerinde yurttaşlara; “ yetki belgeniz 100 km’yi aşan yolculuklar için yetersiz” deyip millete ceza yazacağınıza o tünelleri neden kontrol altında tutmuyorsunuz. Yetkiniz sadece ceza yazmaya mı yetiyor. O tünelden güvenli geçiş hakkımız da yok mu?
Bu kez belki Allahın takdiri ile ölüm yaşanmadan Cuma gecesi yaşanan kaza atlatıldı.  Anca k tünel kazaları konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan sürücülerimizin uyarılması ve zamanında müdahale için gerekli önlemlerin alınması gerektiği artık bi lin me li dir!