SAĞLIK İL MÜDÜRLÜĞÜNDE ÇALIŞAN TAŞERON PERSONELLER

Sağlık İl Müdürlüğü bünyesinde Taşeron İşçi statüsünde çalışanlar çok büyük sorunları sırtlarında taşıyor. Madde madde dile getirdik ki belki birileri bu biçarelerin sorunlarını görür, duyar ve bir hal yoluna gider.

1- Bir memurun yaptığı tüm işleri yapıyorlar ancak asgari ücretle çalıştırılıyorlar. Nerede anayasanın eşitlik ilkesi?

2- Sendikal hakları yok. Tüm Türkiye geneli sayıları 160 bin ama özlük haklarının temsil edileceği bir sendikaya üye olma hakları yok.

3- Rapor almaları dahi yasak. Aslında değil ama rapor almamaları konusunda memurların baskısı var. İşe gelmedikleri gün yapılacak olan işler memurların sırtına bineceğinden rapor bile alamıyor, hasta hasta işe gelip gidiyorlar.

4- Batman İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı tüm sağlık birimlerinde güvenlik elemanları ile birlikte kadın-erkek toplam sayıları 650. İl Sağlık Müdürü Mehmet Baş için olumlu görüş belirtiyorlar. Ancak Aile Hekimliğine geçildiği takdirde iyi niyetli müdürlerininde kendilerini koruyamayacaklarını, iş akitlerinin fesih edileceği endişesini taşıyorlar. Geldiği günden beri iyi bir performans çizen Sayın Baş her ne kadar insani ilişkilerde nezaketi ve saygıyı ön planda tutuyor ve Sağlık Camiasında Otomasyon başta olmak üzere yeni projelere imza atıyor olsa da Taşeron Personellerin kadroya alınması konusunda çok daha büyük bir gücün devreye girmesi, en azından Sağlık Bakanlığı nezrinde bir takım çalışmaların yapılması gerekmektedir.  

5- Kadroya alınmamaları için altı ayda bir çıkışları veriliyor. Kadro verilmesi konusunda mevcut Hükümetin bazı sıkıntıları olabileceğinin farkındalar. Ama bir 4/C statüsü kendilerine tanınsa bununla da avunabileceklerini söylüyorlar.

6- Önümüzdeki Aralık ayında ihaleler yenilenecek. Ya torpilliler yada Müteahhit yakınları yerlerini alabilecek. Sürekli işten ayrılma korkusuyla yaşadıklarını ve bunun kendilerini ve ailelerini olumsuz yönde etkilediğini ifade ediyorlar.

7- Her şey bir yana ama memurların kendilerine hamal muamelesi yapmaları, işte en çok bu kendilerini rencide etmiş durumda. Tüm işleri yapıyorlar ama yine de ikinci sınıf insan muamelesi görmekten kurtulamıyorlar. “Karı-koca bir şekilde memur olmuşlar ama halen kızım/oğlum da işe yerleşsin telaşını yaşıyorlar. Kimse bizim durumumuzu düşünmüyor. Bizlerin de eşi ve çocukları var”.

8- Memur döner sermaye alıyor. İşçi ikramiye alıyor. Biz ise onca emeğimize karşı ne döner sermaye, ne ikramiye ve ne de fazla mesai alamıyoruz.

9- 4-5 seneden beri burada çalışıyoruz. Hepimiz iyi-kötü belli bir uzmanlık kazanmış durumdayız. Bu nedenle de işimizi en iyi şekilde yapabiliyoruz. Ancak gençliğimizi verdiğimiz bu kurum yarın bir gün bizi işten çıkardığı takdirde bizler piyasada hangi işi yapacağız. Öğrendiğimiz bilgilerin çoğu Sağlık camiasına özgü şeyler. Burada uzmanlaşırken öte yandan piyasadan uzak kaldığımız içinde yarın bir gün işten atılmamız durumunda resmen işsiz, aç kalacağız.

10- Hükümet 2007 yılında 210 bin geçici işçiyi kadroya aldı. En büyük temennimiz bizim de böylesi bir hakka kavuşmamız. Ancak bu olmuyorsa bile özlük haklarımızda bir düzenlemeye gidilmesini, en azından daha öncede ifade ettiğimiz gibi 4/c statüsüne geçirmelerini istiyoruz. Açılım yapan Hükümetin bu konuda da bir açılım yapmasını bekliyoruz. Bu haksızlığın giderilmesini istirham ediyoruz.

Sağlık İl Müdürlüğüne bağlı birimlerde görev yapan erkek-bayan tüm çalışanların sorunlarını bu şekilde özetledik. Önümüzde bir seçim süreci var. Aralık ayında da bu mağdur emekçi arkadaşlarımızın ihale süreci. Aslında seçime doğru Hükümetin bu mağdur kesimin isteklerini dikkate almasını, sorunlarına bir nebze olsun çareler üretmelerini bekliyoruz. Çünkü kent merkezinde olsun, Yurt genelinde olsun çok büyük bir potansiyele sahipler. Hem oy açısından ve hem de kurumdaki iş bilirlikleri açısından durum böyle. Sağlık camiasının büyük yükü sırtlarında ve kendilerinin en ufak bir eylemi, Sağlık kurumlarını resmen OFF (iptal) konumuna getirecektir. Vatandaş mağdur olacak, bu da hükümete yansıyacaktır. Ayrıca Aralık ayı demek Tekel çalışanlarının da Danıştay tarafından kendilerine verilen sekiz aylık sürenin bitimi demek. 12 bin Tekel çalışanının yanında 160 bin Taşeron işçisi Sağlık çalışanının eylem yapması Ak Parti Hükümetinin ülke genelinde kan kaybetmesi demektir. Bunu da en iyi CHP değerlendirecektir. İşte tam da bu yüzden mevcut hükümetin bu arkadaşların sorunlarına yönelik bir uygulamaya gitmesi kendileri açısından hayati önem taşımaktadır.

Sağlık Camiasında, Belediyelerde ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarda  çalışan Taşeron İşçiler, umarım hak ettikleri insanca yaşama bir an önce kavuşurlar. Köşemde bu sorunun takipçisi olacağım.