SHİNNECOCK HALKI VE KÜRTLER
 
         Bu yılın 14 Nisanında Sabah gazetesinde Patrıcıa Cohen imzalı bir haber yayınlandı. Haber uzun ama biz özetleyelim, şöyle diyor:
Kayıtlara bakılırsa, Long Island'ın eski sakinlerinden Amerikan yerlilerinin Shinnecock ve Unkechaug isimli dilleri, 200 yıldan beri konuşulmamış. Stony Brook Üniversitesi'nin iki yerli Amerikan topluluğu ile başlattığı ortak proje, bu ölü dilleri canlandırmayı hedef liyor. Projede, Thomas Jefferson'ın 1791'de bölgeye yaptığı bir gezi sırasında yazdığı sözlüğe benzer eski belgelerden yararlanılıyor. Projeye katılan yerli topluluklarının temsilcileriyle, üniversitenin Southampton yerleşkesinde çalışan uzmanlar amaçlarının bu dilleri diriltmek ve onları konuşacak yerli kabile üyelerini seçmek olduğunu söyledi. Unkechaug Halkının seçilmiş lideri Şef Harry Wallace, dillerini öğrenmenin kabile mensupları için kültürlerini, geçmişlerini ve şimdiki durumlarını anlamak açısından çok önemli olduğunu belirtiyor. Şef, "Çocuklarımız kendi dilini ve kültürünü öğrenince, okul başarıları artıyor. Kültürel bilgi onlara bir dayanak sağlıyor" diyor. Long Island ile ilgili bu çalışma, Amerikan yerlilerinin son yıllarda ölü dilleri canlandırmak için başlattığı projenin bir parçası. Kabilelerin çoğu için dil, toplumu bir arada tutan bir güç. Dileri koruma programlarına destek veren Ulusal Beşeri Bilimler Vakfı'nın eski başkanı Bruce Cole dili, "kültürün DNA'sı" olarak adlandırıyor. Proje birçok zorluklarla karşı karşıya. Çünkü canlandırılacak dilleri konuşabilecek kişi sayısı sınırlı. Ayrıca gençlerin katılımını sağlamak zor. Yerli Dilleri Enstitüsü'ne göre, ABD'de konuşulan 300 dilden, geriye ancak 175 tanesi kaldı.
         Ve kuruluş ekliyor ekliyor: “Önlem alınmazsa 2050 yılına kadar  bu konuşulan dillerden sadece 20’sinin yaşayabileceğini ortaya çıkarıyor.”
          Çoğumuz ABD deki demokrasiye burun kıvırırız. Fakat atalarının geçmişte kıta yerlilerini nasıl bir fiziksel ve kültürel kırımdan geçirdiğinin bilincine varan şimdiki çocukları günah çıkarıyorlar. Yok olmakta olan “ölü bir dil”in kurtarılması için ne tür bir çaba içerisine girdiklerini hüzünle izliyoruz. Geç kalıp kalmadıklarını ise çok kişinin gözünden kaçtığına inandığımız ve Türk gazetelerine düşmüş aşağıdaki haberden öğrenebiliriz.
1600’lerde Avrupalıların bölgeye (Amerikan kıtasına) gelmesiyle kabuğuna çekilmeye başlayan SHİNNECOCK halkı, Avrupalı akının artması ve onların bölgelerinde tarım yapmaya başlamasından sonra 1703’te bin yıllık bir kira sözleşmesi altında Sauthampton civarındaki bölgeye hapsolunur.  Fakat 1300 üyeli küçük yerli kabilenin öyküsü burada bitmiyor. Amerikan milyonerlerinin oyun bahçesi olan arazilerini geri alma mücadelesine başlarlar ve başarıyı da yakarlar. Gerisini Batının önde gelen gazetelerinden GUARDİAN’den okuyalım: “Manhattan elitinin vazgeçilmez ABD içinde kısmî egemenliğe sahip bir ülke olan bu toprak parçası artık bir Amerikan yerlisi diyarı. Beyaz adamla karşılaşmalarından neredeyse dört yüz yıl sonra ve 32 yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesinin sonunda 1300 üyeli küçük SHİNNECOCK kabilesi federal hükümet tarafından resmen tanındı. Bu karar, zengin komşularıyla karşılaştırılınca çoğu açlık sınırının altında yaşayan SHİNECOCK halkının üç bin dönümlük doğal koruma alanının olduğu ve bu sayede de okul inşa etmek, sağlık merkezleri kurmak ve kendi güvenlik güçlerini oluşturmak için devlet fonu alabilecekleri anlamına geliyor”
            Evet, görüyorsunuz, değişik kimlik ve kültüre sahip küçücük,  1300 kişi kadar bir topluluğun:
            1)  Kendi anadillerini geliştirmek üzere okul inşa etmek,
            2) Sağlık Merkezleri Kurmak
            3) Kendi Güvenlik Güçlerini Oluşturmak
            gibi bir takım hakları söz konusu artık.
            Bir buna bakın,  bir de yirmi milyonluk nüfusuyla yerel yönetim sisteminin halihazır durumunda az biraz “esneme” isteyenTürkiye Kürtlerinin başına gelenlere bakın.
            Başbakana sormak gerekmez mi acep;  aklın değilse, neyin bittiği yerdeyiz diye.