Türkiye’nin yıllardır özlemle beklediği hukukun gerçekten üstün olduğu, herkesin adalete hesap verebileceği günleri tam görmeye başlamışken, yeniden eski günlere mi dönüyoruz diye içimizde bir sıkıntı oluşmaya başladı.
Öyle ye varlığını herkesin bildiği, efsane gibi dillerde dolaşan “derin devlet” heyülasının üzeri açılmaya başlanmıştı yıllar sonra. Artık bazı şeyler eskisi gibi olmayacaktı, diye ümitlenmeye başlanmıştık. Artık iyi kötü çocuk ayrımı yapılmadan bütün yaramaz çocukların kulağı çekilmeye başlanacaktı. Bu durum toplumda öylesine bir moral kaynağı olmuştu ki. Hatta yaramaz çocukların ağabeylerinin bile yaramazlıkları deşifre edilmiş, ellerindeki sopalar alınmıştı.
Ne olduysa bu aşamada olmuştu. Toplumda en temiz olması gerekenler, yaramazlıkları nedeniyle elleri kirlenenlerin aslında ellerinin kirli olmadığını bizlere anlatmak istemişti. Bu anlatımdan herkes bir şeyler anlamıştı, ancak tam olarak ne kastedildiğini anlaması gerekenler bunu bizim anladığımız şekilde anlamamışlardı. Onlar çok iyi niyetli ve insancıldılar, bunu da sadece bunun göstergesi olarak yapmışlardı. Herkesi de kendileri gibi anlamaya davet ediyorlardı.
Yine bazıları kendilerine biçilen rolleri beğenmeyerek, başkalarının rollerini de çalmaya başlamışlardı. Sanki seçimi onlar kazanmışlardı da, kendilerine oy verenleri selamlamaya çıkmışlardı. Yetmiş iki milyon onlar için kendilerini feda etse de tatmin olmayacaklardı. Çünkü onlar halk için değillerdi, halk onlar içindi. Halkın evlatlarının her gün birkaç tanesinin cenazesinin evlerine dönmesinin bıraktığı yıkımı nasıl tamir edebiliriz diye düşünecek vakitleri de yoktu. Çünkü o cenazelerin gönderilmesinde payı olanların dostlarını aklamakla meşguldüler.
Peki ya rolleri çalınanların sessizliğine ne demeli. Siz iyi niyetli olabilirsiniz. Şunu unutmayın halkımız da iyi niyetlidir. Sizi bu iyi niyetinizden dolayı seviyor ve emaneti veriyor. Ancak bu emaneti milletin temsilcilerinden almaya kalkanlara sessiz kalırsanız, halk da sizin sessiz sedasız tarih sahnesinden çekilmenize sessiz kalacak. Size bağlı olması gerekenler, sizin kuyunuzu kazıyorlarsa, bu bütün halk gördüğü halde siz hala görmemekte inat ederseniz, kendi onurunuzla birlikte milletin onurunu da ayaklar altına alırsınız. Bu milletin artık buna tahammülü kalmadı, bunu da bilesiniz.
Millet olarak şer çetesinin özellikle Güneydoğudaki pisliklerinin ortaya çıkmasını beklerken, bu pisliklerin üstünün daha kalın topraklarla örtülmeye çalışılmasını hiç kimseye anlatamazsınız. Hele bu pisliği örtmeye çalışanlarla gerginlik olmasın diye daha iyi geçinmeye çalışırsanız, bunun affedilecek bir tarafının olmadığını hatırlatmak isteriz.
İyisi mi yol yakınken, sizin rolünüzü üstlenmek isteyenlere kendinizin size biçilen rolü en iyi şekilde temsil ettiğinizi hatırlatın. Herkesin haddini bilmesi gerektiğini, daha önce dediğiniz gibi ayakların baş olmaya çalıştıkları bir ortamda kaos olacağını hatırlatın. Hiç kimsenin milletten ve milletin temsilcilerinden üstün olmadığını, herkesin millete hesap vermek zorunda olduğunu lütfen bizim adımıza siz söyleyin. Milletten kesilen vergilerle millete efendilik yapılamayacağını, herkesin bilmesi gerektiğini bilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatın.
Rollerini iyi oynamadıklarından kaptıranları seyretmeye bu milletin tahammülünün kalmadığını da lütfen bir kenara not alın.
Next