Bir sorun ile karşılaştığınızda o sorunun çözüm metodu konusunda karar vermek o soruna ve onun çözüm yöntemine de bakış açınızı belirler. Çünkü sorunu ya çatışarak ya da uzlaşarak çözmekten yana tavır belirlemeniz gerekecektir.
Çözümün yöntemine karar verdiğinizde, bu yönteme en uygun muhatabı belirlemeniz gerekmektedir. Çünkü eğer bir sorun varsa bu sorunun çatışmasında da uzlaşmasında da mutlak suretle bir muhatap bulunmaktadır. Sorunları ortadan kaldırmak için gölgelerle savaşılmayacağına göre muhataplık ikinci önemli konuyu teşkil edecektir.
Bu iki unsurun belirlenmesinden sonra en uygun koşul ve şartların ne olabileceği hususunda detaylı bir araştırma ve belirleme yapmaya ihtiyaç duyulur. Yani benimsenen çözüm metodu ile ilgili bilgi birikimine ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü sorunun teşhisi sayılacak olan bilgi birikimi metotların uygulanmasında en iyi ve etkili metotları belirlemenizi de sağlayacaktır.
Bu üç temel koşullun belirlenmesinde sonra var olan sorun ile ilgili çalışmaya başlamak mümkündür. Bu, planlanan, nereden başlayıp nerede biteceği hesaplanan, kör düğüme neden olmayan bir tarz olacaktır. Bu şekilde sorunlarını ele alanların çözüme daha çabuk ulaştıklarını görmekteyiz.
Bu hafta ülkemiz kamuoyunda tartışılmaya açılan ve yorumlamasını ve danışmanlığını Prof. Doğu Ergil’in yaptığı bir anket sonucu yayınlandı.Anket DTP tabanının güçlü olduğu yerlerden başlayarak giderek zayıflayan alanlara doğru bir sorun belirleme çalışmasını içermekteydi.Anket sonuçları bölgemizde Kürt sorunun varlığı konusunda hem fikir olan %80’lik bir yoğunluğun bulunduğu görülmektedir.DTP’nin düşük oy aldığı alanlarda ise bu soruna olan duyarlılık azalmaktadır.Sonuç Kürt sorunu vardır diyenlerin yoğunluklu olarak DTP’nin güçlü oy potansiyeline sahip olduğu alanlarda bulunmalarıdır.Buradan hemen şunu düşünenler olabilir eğer DTP’yi kapatırsak bu sorun da ortadan kalkar! Ancak kazın ayağının öyle olmadığını son dönemleri izleyen herkes çok iyi bilir. Bölgeyi izleyen ve tanıyanlar çok iyi bilirler ki DTP mevcut durumu ile hem Kürt sorununun çözümü için, hem siyasi diyalog için çok önemli bir şanstır.
Çünkü DTP başta da belirlediğimiz gibi bir muhatap olma konumuna sahiptir. Türkiye’de Kürt sorununun çatışmasız çözümlenmesini isteyen birileri varsa hiç tereddüt etmeden mecliste grubu bulunan bu siyasi parti ile diyaloga girerek sonuca gitme yolunda adım atabilir. Kürt meselesi de dağda bayırda muhatap peşinde koşma yerine meclis çatısı altında çözüme kavuşturulabilir. İşte DTP bunun için önemli bir şanstır. Ancak bu şansı göremeyenler DTP’nin kapatılmasını talip etmektedirler. Türkiyede iktidar olan AKP’nin kapatılma sürecinde de bu partinin kapatılmaması gerektiğini bunun Türkiye koşulları için daha iyi olacağını belirtmiştik.Anayasa mahkemesi aklı selime kulak vererek Türkiye için hayırlı bir karara imza attı.Odak olma fiilini gerçekleştirmesini teyit etmesine rağmen ülkenin selameti açısından bu partiyi kapatmadı.Demek ki ülkenin selametini de bazen düşünmek gerekmektedir.Sadece kanun ile değil hukuk ile de bağdaştırıp karar vermek gerekmektedir.
Gelinen süreçte Anayasa mahkemesi yine çok kritik bir karar ile karşı karşıya kalacaktır. Ya geleneksel anlayışı devam ettirip Kürtlerin yoğun olarak oy verdikleri partiyi kapatıp yoluna devam edecek ya da partiyi kapatmayarak birilerine artık bu sorunu siyasal zeminde çözün mesajını gönderecektir. Herkesin taraf olduğu bir zamanda yargının tarafsızlığını koruyarak, herkesi ve her kesimi kollayarak tavır koymasının bu ülkeye yarar getireceğini düşünenlerdeniz.
Türkiye’nin bir Kürt meselesinin olduğu ve bu konunun siyaseten çözümlenmesinin ortak aklın bir gereği olduğu ortadadır. Çatışma ve sürüncemede bırakma ile sorun çözümlenseydi otuz yıllık çatışmalı süreçte bu sorundan artık bahsetmiyor olmamız gerekmekteydi.
Son dönemde etrafımızda olup bitenlerden dersler çıkararak hareket etmeliyiz.Unutmamalıyız ki bir ne yaparsak yapalım zamanımızda süreç nasıl işlerse işlesin bu sorun sonunda konuşularak çözümlenmeye gebedir.Sorun konuşularak çözümlenmelidir.Çatışma birilerini popüler edebilir ama bu ülkeye asla kazandırmaz.
Next