‘İki Dil Bir Bavul’ vizyona giriş tarihi itibarıyla hem Kürt/Demokratikleşme Açılımı hem de Cumhuriyetin kuruluşunun 86. yılına denk gelmesi bakımından önemlidir.

            Yeni devlet kurulalı 86 yıl olmuş ama Cumhuriyet, cumhur denilen halkıyla barışamadığı gibi bütün halkının yaşama standardını da pek ileriye taşıyamamıştır. Ülke toprakları üzerinde yaşayan ve farklı etnik kimliklere sahip vatandaşlarına anadilleri ile öğretim yapmayı bir kenara bırakalım, kendi dilini bile öğretememiştir.

            Neden mi diyeceksiniz?

            Çünkü cumhurun başına geçenler cumhuru anlamadılar. Kendilerini cumhurun üstünde gördüler. Cumhurun dilini anlamadılar, çünkü aynı dili konuşmuyorlardı. Cumhurun çektiği sefaleti görmediler, çünkü onlar hala on yılda on milyon genç yarattıkları teraneleriyle onuncu yıl marşını dinlemekle meşguldüler. Oysa zaman onları beklemiyordu. Yıl 2009 idi, ama onlar hala 1933 yılında yaşıyorlardı.

            Çocukların konuştuğunu anlamayan bir öğretmen ile öğretmenin konuştuklarını anlayamayan öğrenciler. İşte 21. yüzyılda ülkemizin manzarası. Bu okulda okuyan çocuklardan kaç tanesi bir üst öğrenime devam edebilir, bu çocuklardan kaç tanesi okuyup bir meslek sahibi olabilir?

            İşte yıllardır kaynağına inemediğimiz sorunun temeli. Aynı topraklarda yaşayan, aynı havayı teneffüs eden ama birbirini anlayamayan insanların oluşturduğu bir ülke.

            Yokluk ve sefaletin nerde olduğu, kimlerin hala 21. yüzyılda orta çağ hayatını yaşadığı önemli değil, önemli olan bu manzaraların hala yaşanıyor olmasıdır. Yıllardır terörle mücadele adı altında harcanan milyar dolarlar, ülkeni bu sefaletini bitirmeye yeter ve artardı bile. Ne var ki, bu manzaraları örtmek için 40 bin insanın ölümüne neden olmaktan çekinmediler.

            Şaşaalı kutlamalar insanları mutlu etmiyor. Kuru nutuklar insanların karnını doyurmuyor. İnsanların refah düzeyinde yıldan yıla olumlu yönde bir değişme yoksa, insanlar hala kuru ekmeğe muhtaç halde yaşıyorlarsa bu sistemin adının ne olduğu pek fark etmeyecektir.

            Sonuçta ‘İki Dil Bir Bavul’ kral çıplak dedi. Gerçeklerle yüzleşmemize neden oldu. Bu filmde emeği geçen herkesi tebrik ederim.