İlimizde 31 Ekim–1 Kasım 2006 tarihlerinde meydana gelen sel baskınında mağdur olan vatandaşlarımız için Kuyubaşı köyü yakınlarında yapılan 1200 konutluk TOKİ konutları yapılan törenlerin ardından hak sahiplerine dağıtıldı. Ancak yaraların sarılması için yapılan konutlar yetki çatışması ve siyasi kaygılar nedeniyle vatandaşlar için çileye dönüştü.

Şimdi dilerseniz sizleri o günlere götürelim.

31 Ekim akşamı aralıksız yağan sağanak yağış sonrası İluh Deresi’nin taşması sonucu şehir merkezindeki 11 mahalle sular altında kalırken, çok sayıda ev yıkıldı. Su baskınları sonucunda 8’i çocuk, 11 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.

Ölenlerin arasında;

4 yaşındaki Azad Balkara,

1 yaşındaki Mehmet İkbal Kanat,

6 yaşındaki Ayşenur Kanat,

8 aylık bebek Nursel Kanat,

5 yaşındaki Merve Kanat,

4 yaşındaki Osman Acar,

4 yaşındaki Melek Turan,

6 yaşındaki Melike Turan 

Şükran Türk

Osman Başcı da bulunmaktaydı.

Binlerce ton su, yerleşim bölgelerinin içinden akıp gittikten sonra geride kalınlığı yer yer 2 metreye ulaşan bir çamur tabakası bıraktı. İluh Deresi’nin taşmasıyla meydana gelen sel felaketinde 12 mahalle su altında kaldı.

Batman’da yaşanan sel felaketinin ardından 260 iş makinesi ve bin 66 personel tarafından temizlik çalışmaları başlatıldı.

Hasar tespit komisyonu tarafından 12 mahallede yapılan çalışmalar neticesinde  5 bin 640 bina ve 490 işyerinde inceleme yapıldı. 574 binanın ağır hasarlı ve yıkık olduğu, 791 binanın orta hasarlı, 283 binanın ise az hasarlı olduğu belirlendi. Sel sebebiyle 152 araçta hasar tespit edilirken, il genelinde bin 373 küçükbaş, 224 büyükbaş ve 2 bin 239 kanatlı hayvanın telef olduğu dile getirildi. Hasar tespiti yapılan alanlarda 156 ton buğday, 231 ton arpa, 71 ton mercimek, 5 ton nohut, 17 ton tütün, 460 ton saman ile 6 bin 200 dönüm pamuk ve 265 dönüm sebze ekili alanda zayiat olduğu belirlendi. Selden zarar gören vatandaşlardan 586’sından 83’ünün Kapalı spor salonu, 98’inin çocuk yuvası, 405’inin oteller ve çeşitli misafirhanelere yerleştirilirken diğer vatandaşlar da akraba ve yakınlarının yanlarına yerleştiler.

Selden sonra kanalizasyon şebekesinin Kısmet, 19 Mayıs, Yeşiltepe, Petrol, Yavuz Selim, Petrolkent, Çay, İluh ve Hürriyet mahallelerinde kısmen, Karşıyaka Mahallesi’nde ise tamamen çöktüğü, hasar giderme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Selden zarar gören bölgelerde İl Özel İdaresi’ne bağlı 116 personel ile 105 araç ve iş makinesinin, Batman Belediyesi ve diğer belediyelerin 950 personel ve 155 araç ve iş makinesi yol temizleme, kanal açma, su tahliyesi, moloz kaldırma ve İluh Deresi’ni temizleme çalışmalarını günlerce sürdürdüler. Kurulan seyyar çadırlar ve geçici barınma alanlarında yüzlerce aile barındırıldı. Kente taşınan konteynırlara yerleştirilen vatandaşlara acil ihtiyaçlar sağlandı. Büyük sıkıntılar çeken vatandaşlar yapılan 1200 konutun dağıtımının tamamlanmasından sonra rahat bir yaşama merhaba demek için yeni yerleşim alanına taşındılar.

Buraya kadar her şey olağan seyrinde gitti ancak taşınmalardan sonra başta ulaşım olmak üzere değişik sorunlar ortaya çıkmaya başladı. TOKİ’nin konutları yaptığı alan mücavir alanın sınırlarına dâhil edilmediği için Belediye hizmet götürmekte sıkıntı yaşarken valilik olanakları ile de yaklaşık 6 bin insanın ihtiyaçlarının giderilmesinde sıkıntılar yaşanmaya başlandı.

Ulaşım sorunu birinci sorun olarak ortaya çıkınca vatandaşların bu ihtiyacı Belediyenin toplu taşıma araçları olanakları kullanılarak giderilmeye çalışıldı.

Ardından koca yerleşim alanının çöp sorunu ortaya çıktı. Özel idare bu alanda da sıkıntı çekmeye başladı yine gözler Belediyeye çevrildi. Ancak ortada temel bir sorun bulunmaktaydı.1200 konuttan oluşan yerleşim yeri Belediye hizmet sınırları içerisine dahil edilmek istenmemekteydi. Bu da Belediyenin oraya hizmet götürmesine engelleyen bir unsur haline gelmekteydi.

Bu statü sonunda vatandaşların kime ve nereye bağlı olduğu sorununu ortaya çıkardı. Başta adres bilgileri olmak üzere vatandaşlar durumlarını resmileştirmek ve belgelendirmekte zorluklarla karşılaşmaya başladılar. Muhtarlarının olmaması, mahalle ya da köy statüsüne sahip olmamaları onları ortada bırakıyor. Kamu kurumlarındaki işlerini görmek için ihtiyaç duydukları belgeleri temin edememektedirler. Kuyubaşı muhtarlığı kendisine bağlı olmadıkları için eski oturdukları mahalle muhtarları ise mahallelerinde bulunmadıkları için belgelerini imzalamakta imtina göstermektedirler. Böylece Kuyubaşı TOKİ sakinleri kendi il sınırları içerisinde mülteci konumuna düşmektedirler!

Sorunları bununla bitmiyor elbette;

Elektrik sorunu,

Su sorunu,

Güvenlik sorunu,

Sosyal yardım sorunları, temel sorunlar olarak ortada durmaktadır.

Son olarak Kent Konseyi bileşenleri sorunun tespiti ve çözüm yollarının bulunması için bir çalışma başlattı. Bakalım bu çalışmalar sonucunda 6 bine yakın vatandaşın statüsüz yaşadığı Kuyubaşı tokunun hali nice olacak?