Her yerinden yaralanmış bu bölge, iyi bir tedaviyle değişimi hak etmişti. Yıllardır bu sütunlarda Batman’ın kanayan yarası konumundaki İluh Deresi’nin çevresinde yaşayan semt sakinlerinin nabzını tutmaya ve Batman’ın genel sorunlarına ışık tutmaya çalışıyoruz. Yazdıklarımızın her satırında petrolün başkenti için en iyisini istedik, yazdık ve doğruları dile getirmek önceliğimiz oldu. Önceki gün İluh Bulvarı’ndan İrmi Mahallesi’ne kadar olan bulvarı yürürken birkaç yıl öncesinde selin yarattığı o acıları hatırladım. “Bir daha da bu bölge o yaşadığı büyük acıyı görmeyecek artık” diye düşünerek sevindim.
Çok yakından tanıdığımız dostumuz Cemal Tüzün’ü de kaybettik. Yılları Tarım-Orman İl Müdürlüğü’nde geçmişti. Tüzün, ziraat mühendisiydi. Bir dönem müdür vekilliği de yaptı. Ataması başka ile çıktığı halde onun bu şehirden kopma gibi bir düşüncesi olmadı. Son yıllarda sinsi hastalığın pençesindeydi ama artık çok geçti. Sevilen sima Tüzün arkadaşımızı ebediyete uğurladık. Mekânı cennet olsun…

ŞEHRİN KARŞI YAKASINDAKİ DEĞİŞİM
“45 yıllık gazetecilik mesleğinde Batman’ın en çok hangi sorununu işlediniz?” derlerse, açık ara ‘İluh Deresi’ derim.
Çünkü yarım asırdır kanayarak, kanatarak akan bu dere, bize çok acılar yaşattı.
Son 20 yılda yaşanan iki sel felaketini dün gibi anımsıyorum.
9 Mahallede yaşanan acıların öykülerine tanıklık yaptık.
Biz bu şehrin karşı yakası için altyapı projelerinin, özellikle de sel gerçeği unutulmadan titizlikle planlanmasını hep dile getirdik.
Arzuladık ki, İluh çevresindeki 9 mahalle de Tilmerç, Gültepe ve GAP gibi mamur bir bölge olsun.
İluh’a komşu olan 9 mahallenin ‘Kentsel Dönüşüm’ projesine çok gereksinimi vardı.
Batman’ın bu bölgesinin artık bundan böyle olası sel baskınlarına karşı altyapısı sağlam olan semtler olmasını diledik ve her zaman dillendirdik.
Son 45 yılda hangi belediye başkanı göreve geldiyse İluh Deresi’nden ve çevresindeki mahallelerden söz etti.
Seçim sonrası sarf edilen sözler havaya karıştı ve unutuldu.
Geride sadece diğer seçime kadar elverişli malzeme olarak durdu olduğu yerde.
Evet, şimdi o bölgede başka şeyler konuşuluyor.
2006’daki sel felaketine 11 can vermiştik.
2023’te de 4 can sel sularına kapılarak içimizi parçalamıştı.
Artık o dere ve çevresinde acıların bir daha yaşanmaması için İluh ‘Kentsel Dönüşüm’ kapsamına alınmıştı.
Önce TPAO’nun 2.5 kilometre uzunluğundaki ihata duvarını geri çekmesi, o şehrin karşı yakasında bir şeylerin değiştiğinin habercisi oldu.
Her sel baskınında dereye sıfır olan evlerin bahçesi ve ev içleri su doluyordu.
Hele 2006’daki o korkunç sel felaketinde dereye yakın tek katlı evler suyla dolmuştu.
Cadde ve sokaklar ise göle dönüşmüştü.
Merak edenler ve itirazı olanlar, son 3 yılda İluh’ta ‘Kentsel Dönüşüm’ adı altında başlatılan çalışmalarda kat edilen mesafeyi görmek isteyenler, İluh Bulvarı’na bakıp değerlendirmesini öyle yapsın.
Önceki gün 2.5 kilometreyi Eylül’ün son sıcaklarında yürüyerek kat ettim.
Dere üzerinde yapılan 3 köprüde çalışan işçiler ter içindeydi.
Derede biriken atıkları toplayan belediye temizlik görevlileri de harıl harıl çalışıyordu.
Habip Başkan Parkı’nın bulunduğu bölgeden İrmi Kavşağı’na kadar İluh Bulvarı’ndaki peyzaj çalışmaları tam sürat gidiyordu.
Oradaki çalışmaları seyrettiğimizde, ‘Buraya sihirli bir değnek değmiş gibi’ bir hisse kapıldık.

NEREDEN NEREYE
Gördüklerimiz karşısında, “Demek ki istenince oluyormuş” söyleminin kanıtını görmüş olduk.
Geçmişten günümüze bu bölgeyi seçim malzemesi yapanlar, lütfen burayı bir görsün öyle yorumlasın.
Kaderine terk edilen o bölgeye de bir müjdeyi dün gazetemizin birinci sayfasına taşımıştık.
BAT-RAY’ın birinci etabı da bu güzergahta olacak.
Habip Başkan Parkı’nın önünden Bostan Caddesi’ni de içine alacak yeni hastane, stadyum ve diş hekimliği fakültesi binasına kadar uzanacak BAT-RAY güzergâhı, bu bölgeyi artık kıvançla yaşanabilir hale getirecek.
İluh Bulvarı’ndan şimdilik yazacaklarımız bu kadar.
İluh Bulvarı’ndan ayrılırken yanıma yaklaşan bir semt sakini itiraf etti:
“Bu hayalimizi gerçekleştiren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.”
Evet, o şehrin karşı yakasının hak ettiği, olması gereken yatırımlar da artık o bölgeye ulaşmıştı. Tabii halk adına her zaman en iyisini istemek haktır.

BİR ACI KAYBIMIZ DAHA
Güzel bir dost daha ayrıldı aramızdan.
Cemal Tüzün, aslen Kozluk ilçesinin Yağmurlu-Nareki köyündendi.
İlçe’den il’e geçiş dönemine kadar Tarım-Orman teşkilatında ziraat mühendisi olarak görev yapıyordu.
Batmanlıların yakından tanıdığı güzel bir insandı.
Bir dönem Tarım-Orman İl Müdürlüğü’nü vekâleten yürütmüştü.
Tarım teşkilatında çiftçilerin yakın dostuydu.
Üretici, tarım teşkilatına gittiğinde soluğu onun yanında alırdı.
İl müdürü gibi elinden geldiğince çiftçilere yardımcı olmaya çalışırdı.
Ataması başka ile çıkmasına rağmen memleketi Batman’dan kopma gibi bir düşüncesi olmadı hiçbir zaman.
Her zaman çevresine, “Toprağımda çok mutluyum” derdi.
Geçmişte çok sigara içerdi.
Dostları uyarırdı ama yine de tiryakisi olduğu o sigarayı bir türlü bırakamıyordu.
Son yıllarda amansız hastalığa yakalanmıştı.
Teşhisi geç olunca tedaviye de geç kalmıştı.
İzmir’de tedavi görüyordu.
Dün vefat haberini yakın bir dostumdan aldığımda çok üzüldüm.
Tarım teşkilatına her gittiğimde gülümseyen yüzüyle karşılardı bizi.
Özetle; Cemal Tüzün dostumuz hepimize bir kez daha ölümün olduğunu, yaşamın ölümü içinde barındırdığını hatırlattı yine.
Evet, ölüm var; en kötüsü ne zaman geleceğinin bilinmemesidir.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Next