Seçimlerle ilgili bir kritik yapmanın tam sırasıdır.
Bakan Şimşek ve Sayın Özdemir AK Partiden seçildi. Bu birçoklarımız gibi benim içinde sürpriz olmadı. Keza Bağımsız adaylar Sayın Bengi Yıldız ve Ayla Akat Ata Hanımefendiler de öyle. Aslında burada bir tek Sayın Faris Özdemir vardı ikiye iki dengelerini alt üst edebilecek. Ancak seçimden önce birçoklarınız gibi bende bunun mümkün olamayacağını düşünmüştüm ve doğru da çıktı. Ancak gelelim asıl konuya.
Bakan Şimşek ile ilgili medyada çıkan haber. Bildiğiniz gibi Başbakan kritik yerlere en ağır toplarını göndermişti. Bakan Şimşek’te Batmanlıydı ve Batman iktidar partisi için çok önemliydi. Ancak Bakan Şimşek Batman’da beklenen oy patlamasını yaratamadı. Dahası diğer Bakan ve üst düzey bürokratlar yeni seçim bölgelerinde 2007 seçimlerine oranla oylarını arttırırken bir tek Batman istisna olmuştu. Yani Bakan önceki seçime oranla Batman’da beklenen potansiyeli yakalayamamıştı. Sorsan AK Partililer birkaç bin oy fazla aldıklarını söyleyecekler. Doğrudur ancak şehrimizde önceki seçime oranla nüfus on binlerce artmıştı. DTP’ye göre Ak Parti kan kaybetti.
Aslında Bakan Şimşek gibi uluslararası arenada marka bir ismi yerelde yıpratmak iyi bir strateji planlaması değildi. Bakan her ne kadar siyaset ile ilgili gibi gözükse de tepeden inme gelme biridir. Akademik bir kariyeri vardır ve ömrü siyaset çamurlarında geçmediği için Batman gibi bir yerelde değerlendirilmesi son derece hatalıydı. Zaten kimi koysan Recep Tayyip Erdoğan rüzgârı ile seçilecekti. Keza aynı durum DTP içinde geçerli. Hiçbir aday kendi kişisel özelliklerinden seçimi kazanmıyordur. Öyleyse ne yapılmalıydı? Bakanı fazla yormayacak yerlerden, mesela İstanbul’dan seçime koymaları gerekirdi. Üstelik Batman insanı vekillerine bireysel işlerini yaptırmak isteme gibi bir reflekse sahip ve Bakan Şimşek gibi Türkiye Cumhuriyetinin kasasının emanet edildiği bir isim Batman’da çakallar sofrasından uzak tutulmalıydı. Baksanıza daha şimdiden birileri kurumlarda beylik yapmaya çalışmakta ve Bakana yakınlığını ima etmekteler. Belki Bakan kendilerini doğru dürüst tanımıyordur bile. Bu konu hakkında yanlış giden tutum düzeltilmediği takdirde ağır yorumlarımızı bulacaksınız.
Bakanın Batman’dan aday olması Batmanımız için bir şans ama kendisi için talihsizlik. İnşallah yakın çevresi veya partilileri tarafından yıpratılmaz.
Bu arada Emin Ekmen’den de söz etmekte fayda var. Çok genç ve inanılmaz çalışkanlığına rağmen niçin kendisine ikinci şans tanınmadı, anlayamadık. Bu konu hakkında bilmediğimiz bir şeyler mi var? Aslında Sayın Şimşek İstanbul’dan aday gösterilseydi, Ziver Özdemir ve Emin Ekmen Batman’dan aday olsaydı inanın seçim aritmetiğinde çok fazla bir oynama olmayacaktı. Üstelik birçok vekil iki dönem vekillik yapmışken ve henüz bu kadar gençken kendisinin vekillikten uzak tutulması siyaset arenasının ne kaypak bir zemin olduğunu bize göstermektedir. Emin Ekmen iyi bir vekildi.
Ziver Özdemir bir iş adamı. Paraya ihtiyacı yok. Üstelik de inançlı bir insan. Kendisinin şaibeli işlerle ilgisi olmayacağını düşünenlerdenim. Haram ile işi olmadığından kendini vekilliğe verebilecektir. Kendisi hakkında olumsuz bir duyumumuz olmadı şimdiye kadar. Telefon ile aradığımızda mutlaka cevap vermesi veya sonrasında dönmesi halk adına sorgulama yetkisi olan biz gazeteciler açısından takdir kazanmasına sebep oluyor. Ancak yükü biraz ağır olacak. Çünkü partneri bir Bakan ve yerel ile ilgili sorunları genel anlamda kendisi göğüsleyecektir. Çok iyi bir ekip ile çalışmalarına başlaması lazım. Şaibeli işlere bulaşmış olan her dönemin adamı bazı tipleri kendisinden uzak tutmasını bilmesi gerekiyor. Babasından kalan ve kendisiyle devam eden temiz bir ismi var. Buna çok önem vermeli. Başta teşkilat yapısı olmak üzere bir takım revizyonları başlatabilmeli. İletişim kanalları sürekli açık olmalı. Ülke sorunları ile boğuşurken yereli, yani Batman’ı da çok iyi takip edebilmeli. Eğer tüm bunları başarabilirse birkaç dönem vekillik de yapabilir, Bakanlıkta. Ancak ipin ucunu biraz gevşek tutması durumunda çok ağır vebalde ödeyebilir.
Bağımsız adaylarımızdan Bengi Yıldız. Agresif tavırlarıyla seçime damgasını vuran isim. Seçimden sonrada yaygın medyada çıkan sözleri nedeniyle daha şimdiden tarzını ortaya koymuş gibi. Ancak seçimler bitti ve normalleşme süreci başladı. Akan kanın durması, gözyaşının bitmesi için Sayın Yıldız’dan çok çalışmasını bekliyoruz. Batmanlı vekillerin isterlerse çok daha güzel şeyler yapabileceklerini de biliyoruz.
Ayla Akat Ata. Zor bir seçim süreci yaşadı. Bir Bayan olarak gece gündüz çalıştı. Bacağı kırıldı. Gaz soludu. Evinden, çocuklarından uzak kaldı. Hanımefendi bir kişiliğe sahip Sayın Ata da zaman zaman medyada sert ve sıra dışı söylemleriyle yer buldu. Seçimler bitti. Bir dört yıl daha var önlerinde. Umarız iyi bir performans çizerler ve bu halka faydalı işlerde ön ayak olurlar.
Bağımsız adaylarımız hakkında çok fazla şey karalayamıyoruz, çünkü elde fazla bir done yok. Batman’ı ve ülkeyi yakından ilgilendiren bazı konularda kendilerinden bir şey de beklemiyoruz. Demem o ki, işsizlik, istihdam, bitirilemeyen üniversite, çevre, eğitim….vs. gibi konularda DTP’nin fazla bir çalışması yok. Bu tür işler genelde Hükümetin ve ana muhalefetin konu alanı. DTP’li vekillerin Kürt sorunu ile ilgili çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bu bile aslında başlı başına önemli bir konu ve hatta en önemlisi. Çünkü kan akıyor ve insanlar acı çekiyor. DTP’nin en büyük etkisi eğer muhatap arıyorlarsa adres biziz, demeleridir. Dağdakiler ile asker görüşemeyebilir. Eğer silahlarla dinmiyorsa bu kan masada müzakere ile iki tarafı da tatmin edecek bir yol haritası çizilebilir. Dikkat ettiyseniz DTP milletvekilleri de silahlar sussun, kalıcı barış hemen şimdi, diyorlar. Kendileri hakkında uzun uzadıya yazamamamızın sebebi Kürt sorunu dışında fazla etkili olamamalarından dolayıdır. Ancak Kürt sorunu ülkenin en can yakıcı sorunu olduğundan bu uğurda verecekleri mücadelede en az diğerleri kadar kutsal olacaktır.