İlköğretimdeki müfredat değişikliğinden sonra yapılan ilk SBS yapıldı. Yeni müfredatın soru tipleri öncekilerine nazaran çok farklı. Artık bilgiyi kafada tutmak için öğrenmek, bu soruları çözmek için yeterli değildir.
Öğrenciler yeni müfredatla artık üst düzey düşünme becerilerinden olan sadece bilgiyi değil aynı zamanda kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme becerilerini de sınavda dikkate almaları gerekmektedir.
Bilgi Basamağı, bireyin herhangi bir nesne ve olguyla ilgili bazı özellikleri gördüğünde tanıması, sorulduğunda söylemesi, ya da ezberden aynen tekrar etmesi davranışlarını kapsar. Genelde ezberci sistem dediğimizde akla gelen sistem bu iken, yeni sistemde bilgiyi bilmek kadar bilgiyi kullanmak, kazanılan davranışların özümsenmesi, anlamının yakalanması, öğrenci sorunu çözerken ilkeleri, genellemeleri yöntem ve teknikleri kullanması gerekmektedir.
Analiz ve sentez basamaklarından sonra varılan son basamak olan değerlendirme basamağı ise bütün özellikler göz önünde bulundurularak bir yargıya varma süreci olarak tanımlanabilir.
Bütün bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde öğrencilerin bu sınavlarda başarılı olmaları için anasınıfından başlayarak kitap okuma ve okuduklarını yorumlama yetilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Peki bu nasıl sağlanacak?
Yeni müfredatın başarılı olması için öncelikle sınıf ortamlarının düzeltilmesi, okullarımızın fiziki kapasitelerinin artırılarak sınıf mevcutlarının en fazla 30 öğrenci olacak şekilde planlanması gerekmektedir.
Batman için düşündüğümüzde bu ortamların oluşması için en az bin dersliğe ihtiyaç bulunmaktadır. Son yıllarda derslik sayısında hızlı bir artış sağlanmakla birlikte, bu artış ihtiyacı karşılamaktan uzaktır. Merkezi hükümetin bu alandaki çabalarını takdir etmekleberaber yeterli olmadığını da belirtmek gerekir.
Yapılması gereken topyekûn bir kampanya ile Batman’ın derslik sıkıntısını bir an önce çözmek için kolları sıvamaktır. Batman’daki ve Batman dışındaki zengin işadamlarını ilimize birer okul kazandırmak için göreve ve fedakârlığa davet ediyoruz.
Sınavlarda başarılı olmanın bir diğer faktörü de yeni müfredatı uygulayacak olan öğretmenlerimizin öncelikle bu müfredatı benimsemeleridir. Ne yazık ki, bu konuda da iyimser değiliz. Yeni müfredata geçiş hızlı yapıldığı ve öğretmenler yeterli düzeyde hizmetiçi eğitime tabi tutulmadıkları için, yeni müfredatın sınıfta uygulanmasında sıkıntı yaşanmaktadır. Müfredatı tam anlayamayanların müfredatı öğretmeleri mümkün mü?
Bununa beraber müfredatın getirdiği yenilikleri takip etme sıkıntısı yaşadığı için müfredatı eleştiren eğitimcilerimiz de vardır. Değişime direnen ve yeniliklere kapalı eğitimcilerin yetiştireceği öğrencilerden analiz, sentez ve değerlendirme becerilerini kullanmalarını nasıl bekleyeceğiz?
Yeni sınav sisteminin sonuçlarını kısa süre sonra birlikte göreceğiz. Sınava odaklı sistemde sınav sonuçları bir okulun başarısı için birinci gösterge olmakla birlikte tek başına yeterli değildir.
Başarıyı bütün olarak ele alıp değerlendirdiğimizde güzel sanatlarda, spor ve kültürel alanlarda okulun sağladığı başarıyı da önemsemek gerekir. Okulları sadece bir üst okula kaç öğrenci kazandırdıkları ile değerlendirmek o okulun yönetici ve öğretmenlerine haksızlık etmiş oluruz. Bu nedenle özellikle bu alanlarda başarı gösteren okullarımızı teşvik etmek, onları etkinliklerinde yalnız bırakmamak, öğrencilerini ve öğretmenlerini onurlandırmak çok faydalı olacaktır. Unutmamak gerekir ki, marifet iltifata tabidir.
Dikkat çekmemiz gereken diğer bir husus da okulların 12 Haziranda kapanacak olmasına rağmen okullarımızın çoğunda 2 haftadan beri okulların gayri resmi tatil edilmesidir. Okulun başında iki hafta, sonunda 2 hafta, yarıyıl tatilinde bir hafta derken en az beş hafta heba olmaktadır. Herşeye rağmen öğrencilerini okula getirtip ders işlemek isteyen öğretmenlere “saf” gözüyle bakılmaktadır. Geçen yıllara nazaran hava şartlarının serin seyrettiği bugünlerde öğrencileri sokağa salmak doğru bir davranış değildir.
Toplumların gelişmesi eğitim sistemlerini ne kadar ciddiye aldıklarına bağlıdır. Okula çok temiz ve saf olarak başlayanların bir süre sonra okudukları okulun başına bela haline gelmelerini nasıl açıklayacağız?
Next