Asgari ücretle çalışan 6 çocuk babası maddi yönden zor durumda olduklarını, kadrolu personel olmak istediklerini söylemişti. Demokrasi var ya.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ Batmanlı görme engelli Nurullah Mehmetoğlu’una hitaben “görmediğin halde sana iş vermişiz” sözü Batman’ın basın alanında altın çocuğu Arif Arslan tarafından başarılı bir gazetecilik örneğiyle Türkiye’de gündeme oturdu. Birçok yazılı ve görsel basında konu gündeme gelmiş ve sonunda Erzurum Dadaşı, yiğit Batmanlı’dan özür dilemek zorunda kalmıştır.
Bu gaf Sağlık Bakanının ilk gafı değildi ve görünen o ki sonuncusu da olmayacaktır. Erzurum’da bir başhekimi azarlamıştı canlı yayında. Bir başka vatandaşa da şişko demişti. Bir başka zor duruma düştüğü durum ise aşılanmanın bir vatandaşlık ödevi olduğunu söylediğinde Sayın Başbakanın şiddetle hayır demesi ve aşılanmaması ilk akla gelenlerden.
Bu zihniyetin artık değişmesi gerekiyor. Bakan olmuşsun, ne olmuşsun? Bir garibana, hele ki gözleri görmeyen o güzel insana biraz daha şefkatli yaklaşamaz mıydın? Hadi senden vazgeçtik, ya Batman Çağdaş Gazetesi olmasaydı, yaptığın yanına kar kalsaydı, o kalbi kırık altı çocuk babası eli öpülesi insanın onore edilmesi mümkün olabilecek miydi? Hiç sanmıyoruz.
Sayın Maliye Bakanına burada iş düşüyor. Kendi seçim bölgesinde böylesi bir davranışın, hem de kendi partilerine mensup bir Bakan tarafından yapılmasının hesabını sormalı/sorabilmeli. Bir oyda bir oydur diyip de köy-köy, mezra-mezra dolaşırken ülke gündemine bomba gibi düşen bir davranış modeli sanırım Ak Partinin çok da hayrına olmayacaktır. Üstelik de bazı milletvekillerinin açık bir şekilde “işten atılırsın, gazetecilerle niçin konuştun?” tehdidi de demokrasiyi içselleştirememenin bir göstergesi olarak seçim arefesinde eksi puan olarak kayıtlarına geçecektir. Acaba Batmanlı Maliye Bakanı Erzurum’da görme engelli bir vatandaşa bu şekilde hitap etseydi Sağlık Bakanının tavrı ne olurdu? Ama olmaz. Bizim örfümüzde garibana, hele ki görme engelli birine bu şekilde bir davranış asla kabul görmez. Ama Sağlık Bakanı ne yazık ki Sağlıksız bir yaklaşım tarzıyla Batman’ı ve seçime kilitlenmiş AK Partiyi olumsuz etkilemiştir. Umarım Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kendisine gereken uyarıyı yapar ve hatta bu görevden alıp, içi insan sevgisi ile dolu bir Doktorumuzu Sağlık Bakanı olarak atar.
Dilerseniz şimdi de Twitter’daki Twitleri bir okuyalım, hele kim ne demiş?
FaRT: Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Stephen Hawking'i (Nobel ödüllü Kuramsal Fizik dâhisi) de es geçmedi: “Lan elin ayağın tutmuyor, yine adam yerine koyup dinliyoruz seni
Mericekenoğlu: Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan Hande Yener'e : " Sesin yok sana albüm yaptırıyoruz daha ne ödülü istiyosun ? "
Mevlutarikan21: sayın recep akdağ'ı engelli vatandaşımıza karşı sarf ettiği cümlelerden dolayı esefle kınıyorum. mahkemeye de veremez beni ohh
ekingunhx Ekin Gün : Recep Akdağ, görme engelli vatandaştan sarfettiği sözler nedeniyle özür dilemiş. Neyse, bakıpta gören bir BAKANımız oldu artık.
dogancanu doğancan uluğ : @basinkulisi mehmet ve rasim beye sorar mısınız Recep Akdağ’ın sözleri hakkında ne düşünüyorlar ben bir Erzurumlu olarak rahatsız oldum...
tarih84 Hnd : Sevgili Recep Akdağ benim de bir yorgun anıma denk gelsen de ne kadar özehrim varsa topluca döksem
Daha bir sürü twitler havada uçuşuyordu. Ancak aile terbiyesi ve basın ahlak ilkeleri gereği paylaşamıyoruz. Ama siz yine de bir Twitter’leyin de görün.
Sağlık Bakanının daha sonradan çark ettiğini, özür dilediğini, çok yorgun olduğu için böylesi bir hata yaptığını okuduk/duyduk. Ancak bunun bir manevra olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Eğer basın konunun üstüne düşmese, gerekli baskıyı yapmasa acaba Sayın Bakan iddia ettiği gibi yorgunluktan yaptığını ifade ettiği o kötü davranış modelinden rahatsız olacak ve Nurullah Mehmetoğlu isimli vatandaşı arayıp, özür dileyecek miydi? Hiç sanmıyoruz.
NOT: Recep Akdağ ile ilgili sarsıcı haber ve fotolar birçok basın kuruluşuna Sayın Arif Arslan tarafından gönderilmiştir. Fotoğraf ve haber kaynağı belirtildikten sonra dileyen bunları gazetesinde veya internet sitesinde paylaşabilir, bunda bir sorun yok. Ancak resimleri kırpıp, haberleri de küçük rötuşlarla değiştirip gazetesinde kendi emeğiymiş gibi yayınlamak veya yaygın basına servis etmek, basın ahlak ilkelerine uymayan bir davranış şeklidir. Hırsızlıktır, emeğe saygısızlıktır. Tüm Türkiye’yi etkisine alan bu Sağlıksız Skandal haberi birileri tarafından kes-kopyala-yapıştır mantığıyla kaynak belirtilmeden kullanılmıştır. Sayın Arslan’ın konuyu yargıya taşıyacağını duyduk. Yazık, günah. İnsan emeğe biraz olsun saygı duymalıdır. Kazanılan üç kuruş paranın haram olmasının yanında tazminat olarak elden çıkmasının da bir mantığı yoktur. Harbiden de biraz akıllı olmak lazım yahu. Bu kaçıncı oldu?
Next