1953 Yılların başında Türkiye’nin ilk petrol rafinerisini ABD’nin Los Angeles şehrinden ne güçlüklerle satın aldığını, Endüstri Mühendisi Ahmet Neyzi’nin büyük oğlu Halim Neyzi, babasının tuttuğu günlüklerden bize aktarıyor. Bir de babası hayatta iken anlattıkları belleklerinde yer edinmiş Neyzi’nin…

Halim Neyzi, babasının ayak izlerini takip edebilmek için üç kez Batman’a konuk olmuş. 1977’de Staj yapmak için Irak-Türkiye-Kerkük-Ceyhan boru hattı için geldiği İdil’de Batman rafinerisini merak eden Halim Neyzi, babasının zamanını geçirmek için o’na hep anlattığı ABD’den getirdiği pinpon oynadığı masayı 24 yıl sonra eskiyen bir halde gördüğünü de hatırlatmadan edemiyordu; “Babamın kuruluşunda büyük emeği olduğu Batman Rafinerisini görmek hep hayalimdi.”

NEYZİ’DEN İLGİNÇ BİR HİKAYE DİNLEDİK

Batman Rafinerisi’ni ABD’li Parsons adına kurmakla görevlendirilen Ahmet Neyzi’nin 70 yıl sonra yolu Batman’la kesişen oğlu Halim Neyzi ile kıvanç verici görüşmemiz oldu.

Üç kuşak kesintisiz devam eden ticari kuruluş… Ahmet Neyzi’nin babası, dede Muzaffer Halim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ilk uçak satan firmanın yetkilisi.

Oğlu Ahmet Neyzi, petrokimya alanında ABD firmasının Türkiye ve Afrika sorumlusu.

İkinci kuşak Halim Neyzi de dedesi ve babasından devraldığı petrokimya alanında birçok ülkenin temsilciliğini yapan ticari şirketin şimdi ki yöneticisi.

Halim Neyzi ile buluşmamızda çok ilginç bir hikâyeyi dinlemiş olduk.

ABD’li Parsons Şirketi’nin Türkiye’deki ilk işi Batman Rafinerisi inşası değilmiş.

Daha önce devlet tarafından daha küçük ölçekli bir iş için davet edilen Parsons şirketi, işi bitirip ödeme işlemleri için gerekli belgeleri ilgili kuruma sunduktan sonra, “Üzülerek belirtelim ki size ödeyecek paramız yok!” diye bir cevap almış.

Birçok yere başvurmuş ama sonuç değişmemiş.

Parsons, bir hayli öfkelenerek ülkemizden ayrılmış.

Bir süre sonra yaptığı işten sorumlu Bakanlıktan bir mektup almış; mektubu açtığında, daha önce tahsil edemediği miktarın üstüne geciken sürenin faizinin de eklendiği çeki gördüğünde şaşırmış. Çünkü o paranın bir daha tahsil edilemeyeceğine inandığı için şirketin şüpheli alacak hanesine kaydetmiş.

Çeki aldıktan kısa bir süre sonra, Ahmet Neyzi’nin rafineri satın almak için gittiği Los Angeles’taki bir şirketin sahibi, ancak Parsons’un bu işi yapabileceğini belirtip Parsons’u aramış.

Parsons geldikten sonra, Ahmet Neyzi’ye tahsil edilemeyen paranın ve sonrasında gecikme faizinin eklenerek gönderilen çekin hikâyesini anlatmış.

Böylesi güvenilir ve borcuna sadık bir ülkede mutlulukla iş yapacağını belirtmiş. Batman Tüpraş Rafinerisi’nin inşa süreci başlamış.

Halim Neyzi 2 yıl önce, Özel İdare’nin davetiyle petrol, evsel ve tarımsal atıkların ‘geri dönüşümü’ için Batman’a gelen Ahmet Neyzi’ye babasının kullandığı tenis masası gösterildiğinde çok duygulanmıştı…

O, BABASININ İZİNDE

Halim Neyzi aslen İstanbullu.

Endüstri Mühendisi babası Ahmet Neyzi gibi aynı mesleği sürdüren Neyzi, 73 yaşında.

Babası Ahmet Neyzi, eğitimini 50’li yıllarda ABD’de sürdürürken, ABD’nin Johnson Pump Türkiye temsilciliğini üstlenmiş.

Türkiye’nin Parsons firmasından 7.300.000 dolara satın aldığı Los Angeles’teki rafinerinin kuruluşunda sorumluluğu üstlenecek tek endüstri mühendisinin Ahmet Neyzi olduğunu yabancı firma tespit etmiş.

ABD’li firma, Ahmet Neyzi’yi hem Türkiye hem de Afrika temsilciliğine atamış.

O zamanlar Türkiye’de ‘yok’luk yıllarıydı.

“Bir çivi bile yokmuş” diyen Halim Neyzi; “Babamın, Batman Rafinerisini kuruluşunda çalıştığı yıllarda yeni doğmuştum. Çocukluk yıllarımda babam bize Batman’ı hep anlatırdı. Amerika’dan beraberinde getirdiği pinpon masasını bir şeye değişmediğini söylerdim. Gerçi, o zaman Batman diye bir şehir yoktu. O’nun İluh Tepesi ile DDY Batman Garı’nda çektiği fotoğraf kareleri yanımda saklıyorum. Bir de Batman Rafinerisi’nin satın alınmasında imzaların atıldığı kalem” diyordu.

Maden Teknik Arama Enstitüsü’nün petrol arama çalışmalarını devretmeye çalıştığı geçiş döneminde TPAO’nun ilk petrol rafinerisinin Batman Rafinerisi olduğunu anlatan Halim Neyzi, ilk rafinerilerin kurulmasında babasının imzasının olduğunu hatırlatıyordu:

“Babam önce Batman rafinerisini, ardından İstanbul İpraş ve İzmit Rafinerisini kurmuş… Babamın ömrü hep rafinerileri kurmakla geçti.”

1953 Yılında Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın, ABD’deki rafineriyi görmek için de babasının da aralarında olduğu, okyanusu geçmek için gemi yolculuğu hariç heyetin uçakla 4 gün süren yolculuk hikâyesini babasından öğrendiğini anlatıyordu Neyzi:

“O dönemlerde uçakla bile Amerika’ya gidilse yolculuk 4 gün sürerdi. Bu uzun yolculukta zaman güzel ve sohbet eşliğinde geçsin diye o dönemin entelektüellerinden ve düşünürlerinden Mahmut Beler de Cumhurbaşkanı Bayar’ın gezisine davet edilmişti.”

Halim Neyzi, 70 yıl önce kurulan Site Mahallesi’nin yerleşkesinin de ABD’nin yaşam standardına eş bir yaşam alanı olduğunu söylüyordu:

“Batman’ın sitesi tamamen ABD’lilerin bir yaşam alanı gibi inşa edilmiş. Babam hep bu örnek semtin güzelliğini anlatırdı bize…”

RAFİNERİ KÜÇÜLMÜŞ, BATMAN BÜYÜMÜŞ

1955 Yılından bu yana üretimde olan Batman Rafinerisi’nin sadece asfalt üretimiyle sınırlandırılması, petrolün başkentinin sanayisine ayak uydurmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Petrokimya bölümünün ülkenin ilk rafinerisine ne kadar gereksinim duyduğunu yine Neyzi’den öğreniyoruz:

“Petrokimya günümüzde sanayinin önemli kollarından biri haline gelmiş. Bu bölüm için günde 150 ila 200 bin varil petrol ve atıklara gereksinim var. Eski petrol atıkları, tarım ve evsel gibi atıkların geri dönüşümle bu proje hayata geçirilebilir aslında. Batman’da bu potansiyel de var. Neden Batman Rafinerisi’nde petrokimya bölümü olmasın?”

İki yıl önce Batman Valiliği’nin petrokimya projesi için Neyzi’yi iki kez de davet etmiş.

Bu iş için henüz somut bir gelişme olmamış.

Neyzi, projenin olgunlaşması için her desteği vermeye hazır.

Bu ilginç proje için uzman gözüyle bakılan Halim Neyzi; babası merhum Ahmet Neyzi’nin bu ülkenin ilk rafinerisinin hikâyesinin de ortaya çıkmasından büyük bir mutluluk duyuyor:

“Çocukluğumdan beri babamdan Batman ile ilgili hikayeler duyduk. Bizim evde Batman Rafinerisi konuşulurdu, o yüzden rafineri ışıkları beynimizde ışıldar, hayallerimizi süslerdi. 1977 Yılında Kerkük-Ceyhan boru hattı yapımında staj yaptığımda bu hayalimi gerçekleştirdim. Rafineriyi ziyaret ettiğimde beni bir sürprizin beklediğini bilmiyordum. Beni ağırlayan yetkililerin, babamın kullandığı tenis masasını gösterdiklerinde tarifi çok duygu yaşadım. Bu duyguda hem hüzün hem sevinç hem de gurur verdi. Beni Batman Valiliği davet ettiği zaman çok duygulandım. Petrokimya projesi Batman için çok önemli. Ama benim için çok daha önemlisi babamın rafineriyi ne koşullarda kurduğunun öyküsünü anlatınca herkesin şaşırmasıdır.”

En çok da babasının bir eşyasını görmek o’nun bir başka hayaliydi.

Neyzi, babasının ABD’den getirdiği ‘Tenis Masası’ ona gösterildiğinde çok duygulanmıştı.

Özetle; o eski rafineriyi yeniden daha işler bir hale getirecek, geri dönüşüm sistemleriyle zenginleştirilip verimliliğin artırılması bu çağın en ‘Çağdaş Projesi’ olabileceğini belirtmek isteriz. Umarız yetkililerin, bu projeye yakın ilgi göstermeleri söz konusu olur.

Çünkü tam zamanıdır…