Hükümet Kürt sorununun çözümü konusunda kamuoyu duyarlılığını artırmak ve uygun çözüm metodu üzerinde karar kılmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu açılımın en enteresan ayaklarından biri de şüphesiz dünyadaki benzer sorunların çözümü sürecinde görev almış olan uzmanların ve ülkemizde Kürt sorunu konusunda duyarlılığı ve araştırmaları olan gazetecilerin katılımı ile polis akademisinde gerçekleştirilen çalıştaydır.
Hepimiz çok iyi bilmekteyiz ki dünyadaki askeri sorunların ve çözüm yollarının en fazla tartışılıp stratejilerin gerçekleştirildiği alanlar askeri alanlardır. Dolayısı ile böylesi bir çalıştayın polis akademisi yerine harp akademileri komutanlığında yapılması stratejik olarak değerlendirildiğinde günümüz koşullarında pek mümkün görünmemektedir. Bunda en etkin nedenlerden birisi de silahlı kuvvetlerin kendisini taraf olarak defalarca deklere etmiş olmasıdır. Oysa çatışmalarda taraf olanların barış sürecinde nerede yer alacakları çok önemlidir!
Bu önem nedeniyle polis akademisinde düzenlenen çalıştayın anlamlı olduğunu belirtmek gerekmektedir. Çalıştayda kamuoyuna yansıyan yönü ile içişleri bakanı Sayın Atalay görüş belirtmekten ziyade görüşleri dinlemeyi tercih etmiştir. Bu da kamuoyunun soruna nasıl yaklaştığının öğrenilmesi ve kamuoyunun hangi oranda ve hangi alanlarda ikna edilebilirliğinin öğrenilmesi açısından önem arz etmektedir.
Öyle anlaşılıyor ki sorunun çözüm adımları belirlenirken her iki taraf da uzmanların yanı sıra değişik çevrelerden görüş alarak üzerinde ortaklatılabilinen konuların seçimi için çaba sarf etmektedirler.
Bugüne kadar Abant toplantıları başta olmak üzere konu ile ilgili olarak değişik çevrelerin hazırladıkları raporlar olmuştur. Bu kez farklılık çalışmaların bizzat devlet adına ve devlet kurumu çatısı altında yapılıyor olmasındadır. Bu nedenle bu çalışmaların yapılmasından oradan konuşulanlara kadar ve değerlendirmelerin sonuçlarına kadar gelişen her şey resmi kayıt altına alınmakta ve değerlendirilmektedir.
Süreç genel olarak değerlendirildiğinde tarafların bir süreden beri hazırlıklar içersinde bulunduklarını ve çözüm önerilerini somutlaştırmak izin çaba sarf ettiklerini söylemek mümkündür. DTP’nin Diyarbakır merkezli yaptığı toplantılarda aldığı karalar ardından DTK’ nın yaptığı toplantılara geniş katılımın sağlanması için çağrılarda bulunması ve şimdi de hükümet tarafının aynı konularda geniş kesimlerin görüş ve önerilerini toplamaya çalışması ortaya çözüm konusunda somut bir takım önerilerin getirilebileceği inancı vermektedir.
Türkiye’nin temel sorunu olan Kürt sorunun çözümü konusunda iyi niyetin ortaya konması ve bu konuda çalışmalara başlanması çözüm tarafında bulunanlarca çok iyi bir şekilde izlenmeli ve katkıda bulunulmalıdır. Bu konuda elbette önemli olan çatışmaların durdurulmasıdır. Bunun da öyle kolay bir konu olmadığını belirtmemiz gerekmektedir.
Çatışmazlık kararı eğer KCK’nin silahlı güçlerini sınır ötesine çıkarmak gibi bir öneri ile sonuçlandırılmak istenir ve bu öneri KCK tarafından değerlendirilir bulunursa o zaman da operasyonların durdurulması talebinin gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Çünkü böylesi bir talep geçenlerde ilimize gelen ve AKP ile yakınlığı olan Mehmet Metiner tarafından da gündeme getirilmiş ve zaman konusunda toleranslı davranılması gerektiği konusunda bir beklentiye sahip olduklarını belirtmişti.
Sürecin başlangıcı bize göre kırmızıçizgilerden değil yeşil çizgilerden başlamalıdır. Çünkü süreç yeşilden turuncuya ve turuncudan kırmızıya doğru giderken kamuoyunun da aşamalı olarak hazırlanması gerekmektedir. Yıllarca kamuoyu yanlış ya da eksik bilgilendirilmek sureti ile yönlendirilmiştir. Bu yanlış kanıların ortadan kaldırılması ise bir günde hal edilecek iş değildir.
Öyle anlaşılıyor ki sürecin başlangıcı yapılan toplantılar ve çalıştaylardan sonra yol haritasının belirlenmesi ile başlayacaktır. Hükümet kendisini bağlamasın diye 15 Ağustos açıklamalarını beklemeden çalıştaylarına ve çalışmalarına başlamış ve kendisine göre kısa, uzun ve orta vadede olmaz üzere bir strateji üzerinde değerlendirmelerde bulunmaktadır. Konu ile ilgili olarak yeni Devlet politikasının belirlenmesine çalışılmaktadır.
Bu politika belirlenirken yapılan çalıştayın polis akademisinde yapılıyor olması politik belirlemenin ve açılımın hükümet inisiyatifi ile etkinlik sağlanan alanlardan başlanmak istendiği ve bu yapılırken bile gidilebilen en uç noktaya kadar gidildiğinin işareti olarak görülmelidir.
Next