Milli Eğitim Bakanlığı’nın aklı başında bir atama yönetmeliğinin çıkaramamış olması, Milli Eğitimde çoğu kez tartışmalı atamaların yapılmasına neden olmaktadır.
2005 yılında yapılan Müdür Yardımcılığı sınavının yeniden yapılan değerlendirmesi neticesinde puanları değişenlerin atamaları bir garipliği de beraberinde getirdi. Şahıslarla bir işimizin olmadığını, sadece yapılan uygulamayı eleştirdiğimizi de peşinen söyleyelim ki, kimse üzerine alınmasın.
Geçici görevle müdür olarak bir okulda görevlerini yürütürken, yapılan değerlendirme neticesinde yeni atama ile başka kuruma müdür yardımcısı olarak atananlar vardır. Buraya kadar her şey normal.
Ancak yıllardır müdür olarak geçici görevle müdür olarak görev yapan yöneticilerimiz, müdür yardımcısı olarak çalışmayı kabullenmediklerinden olacak ki, yeni atandıkları okulda müdür yardımcısı olarak görev başladıktan sonra valilik makamının onayı ile tekrar eski okullarına geçici görevle dönmektedirler.
Acaba geldikleri okullarda yerlerini dolduracak bir yönetici yok mu? Bunların tekrar eski görevlerine dönmesi bunu göstermekle beraber, yönetimdeki zafiyetimizi de ortaya koymuyor mu? Farzedin ki ilgili arkadaşların il dışına tayinleri çıktı. O zaman ne yapacaksınız? İkinci husus o kurumda görev yapan diğer yöneticilere güvensizlik değil mi?
Gelelim müdür yardımcısı olarak atandıkları kurumlara. Buraya da başka bir kurumdan geçici görevle başka bir müdür yardımcısı ataması yapılması gerekmektedir. Bu da ikinci bir geçici görevlendirme cinayeti. Birkaç aya sonra bu kurumlara asaleten müdür yardımcısı atanacağından bu sürede hangi müdür yardımcısı yarınında güvenle görevini yapabilecek?
Ülkede kim demiş ki, bürokrasi yavaş işlemektedir. İstendiğinde en zor işler birkaç saat içinde çözülebilmektedir. Bürokrasi kimsesi olmayanlar, hâkim güçlerle dirsek teması olmayanlar için karınca yürüyüşü ile ilerlerken, diğerleri için yıldırım hızıyla işlemektedir.
Şurası bir gerçektir ki, bu alanlarda büyük bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluk birileri tarafından doldurulmaktadır, ama olan da çoğu kez tecrübesiz yöneticilerin yönetiminde yetişen çocuklarımıza olmaktadır. İyi bir yönetici iyi bir eğitim lideridir. Eğitim liderliği özelliklerinden yoksun yöneticilerin olduğu kurumlardan iyi öğrenci yetişmesi beklenemez.
İyi bir eğitim lideri eğitimin her kademesinde çalışabilmeyi göze almalıdır. Zamanında birinci adam olmak için her türlü çabayı gösterenler, eğer eğitim endişeleri varsa ikinci adam olmaktan da sıkılmamaları ve gerektiğinde müdür yardımcısı olarak da ülkelerine ve çocuklarına hizmet etmeleri hususunda fedakârlıklardan kaçınmamaları gerekmektedir.
O zaman biz de onların gerçekten, birer eğitim neferi olduklarına inanacağız. Değilse bütün çabalarının makam ve mevki olduklarına kanaat getireceğiz.
Next