*Geçtiğimiz hafta Batman Milletvekilli Ataullah Hamidi, Vali Ahmet Deniz ve Belediye Başkanvekili Ertuğ Şevket Aksoy’un, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki görüştükleri “İluh deresi kentsel dönüşüm projesi kapsamında ıslah edilmeli” çağrısını önemsiyoruz...
*Batman’ın etrafı akarsularıyla çevrili. Şehir içinden geçen 8 Kilometre uzunluğundaki derede biriken atık ve lağım sular, 8 semtte oturan binlerce kişiyi hastalığın pençesine itti. Bu derenin ıslahı her seçim arefesinde malzeme edildi. Şimdi de derenin ıslahı gündemde...
NEDEN ISLAH EDİLMESİN?
Evet Batman, bu coğrafyanın en güzel köşesi.
Akarsuları ve en önemlisi verimli tarım arazileriyle korunması gereken bir şehir Batman.
Ancak 50 yılı aşkındır şehir içinden akan ve hastalıkların yuvası olan İluh deresi, 8 mahalleye yaydığı hastalıkla birlikte Batman Ovası’nı da kirletiyor.
İluh deresi ıslah edilmedikçe Batman ovasında kirlilik daha da artacak.
Batman ovasını korumanın ise tek yolu bu dereyi ıslah etmek.
Ancak bununla verimli tarım arazilerimizi koruyabileceğiz.
50 Yıllık kanayan bir soruna köklü çözüm bulmadığımız sürece tarım arazilerimiz hep tehdit altında olacak.
Her nedense İluh deresi hep “Kentsel dönüşüm” projesinin dışında tutuldu.
MARKA ŞEHİRLERİ KISKANMAK
Yıllar önce Eskişehir-Porsuk ile Şanlıurfa-Karakoyun dereleri, bugün ki İluh deresinden farksız değildi. O iki ilde o derelerin nasıl ıslah edildiğini o şehirlerinden hayat bulan projelerinden öğrenmek mümkün.
Çok farklı alanlarda o iki il’deki derenin ıslahına dönemin iktidarları inanılmaz destekler vermiş.
Bu destek öykülerini okudukça Batman adına kıskandım.
Eski parayla katrilyon liralık yatırım desteği verildiği Eskişehir-Porsuk ile Şanlıurfa-Karakoyun dereleri şimdi berrak akıyor, hatta Porsuk’ta Eskişehirliler sal-kayıkla gezinti yapıyor.
O iki şehirdeki derenin ıslahına; bazı Bakanlıkların fonlarından özel bütçe imkanı sağlandı.
Oysa, bu iktidarın Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Batmanlı.
Ve de ödeneklerin de hızlı çıkmasında önemli bir sima Şimşek.
İl yöneticileri, geç de olsa Batman ovası ile akarsuların korunması için öncellikle kentsel dönüşüm projesi kapsamına İluh deresinin alınmasının gerektiğini anlamış durumdalar.
Bu proje; Batman’ın belki de dönüm noktası olacaktır.
***
BATMAN BAROSU SEÇİMİ
Batman Barosu’nun Genel Kurulu dün yapıldı.
Gazetenin iç sayfaları baskıya girerken seçim sonuçları kesinleşmişti.
2 Dönemdir Başkanlık görevini yürüten Ahmet Sevim yeniden adaydı.
Rakibi ise Batman Barosu’nun tanınan simalarından Abdulhamit Çakan’dı.
İki hukukçuyu da tanıyoruz.
Örnek bir seçim kampanyasına imza attılar.
Kendilerine yakışanı yaptılar.
İki dönem Batman Barosu Başkanlığını sürdüren Ahmet Sevim’in, özellikle Batman’ın sorunlarına tarafsız bir şekilde sahip çıkmaya çalıştı.
Batman Barosu’nun modern bir hizmet binası var.
Baro’ya kayıtlı hukukçu sayısı ise 284.
Batman Barosu’na seçilecek Başkan ve yönetim kurulunun, “O benim işim değil” demeden nerede bir sorun varsa oraya koşmalı.
Hem de alacağı tepkileri hiç düşünmeden.
Olaylara tarafsız bir gözle bakabilen hukukçuların, tercihlerini Baro’nun geleceğini daha iyi yere taşıyacak simadan kullandıklarından eminiz.
***
VELİ ŞİKAYETİ VAR
Evet, çok fazla veli şikayeti var.
Önceki gün Milli Eğitim Müdürü Mahmut Kurtaran, telefonun ucundaydı.
Kaynak kitaplar sorunuyla ilgili düşüncelerini anlattı.
Kaynak kitap alımında dayatma olduğunu iddia eden veli, şikayetlerine her zaman kapılarının açık olduğunu söylüyordu Kurtaran.
Veli şikayetlerinin anında değerlendirileceğine de dikkat çeken Kurtaran, bakın neler diyor; “Okul yöneticilerimiz tecrübeliler. Kaynak kitaplarının okullarda bir zorunluluk olmadığını da iyi biliyorlar. Bu tür haberler bizleri üzüyor. Biz şunu söylüyoruz. Kaynak kitap değil, kaynak kitap dayatması yasak. Bu konuya böyle bakıyor.”
Şu günlerde okullarda daha çok öğretmen açığının giderilmesine yönelik çabalarının olduğunu anlatan Milli Eğitim Müdürü Kurtaran, önemli ayrıntıya dikkat çekiyor;
“-Kaynak kitaplarıyla ilgili bizim kimseyi cezalandırmak gibi bir düşüncemiz yok. Şikayetler varsa, biz gereğini yaparız. Batman’ımızın eğitim yuvalarında kitap dayatması kesinlikle yasak...”
Next