ÖSYM tarafından hazırlanan sınavlarda kopya çekildiği için sınav tarihleri ertelenmişti. Bugüne değin kimler haksız bir şekilde güzel bölümleri kazandı, belli değil. 2010 yılında kopya çekildiği tespit edildi ve bu yıla mahsus bir takım tedbirler alındı. Peki ya öncesi?
Yıllar önceydi. Bir ailenin fertleri vardı ve bunlar ailece biraz eblehti. İşin ilginç yanı hemen hepsi çok güzel bölümleri kazanırlardı. Bende sorardım kendi kendime bu kişiler bu kadar bilgisiz, bu kadar cahil olmalarına rağmen nasıl bu kadar başarılılar diye?
Yine yıllar önceydi. Zekâ olarak hemen hemen mongol olma sınırında olan bir kişi amir durumundaydı. Meslekleri söylemek istemiyorum. Sordum mahiyetinde çalışan bir bayana bu kişi sonradan mı böyle oldu diye? Hani ne bilim, belki daha önce süper zekâ iken sonrasında kafasına bir tuğla filan düşmüştür diye. Bana dedi ki zaten süper zekalar biraz geri zekalı gibi davranırlar. Ben de inanmıştım ama sonrasında bir başka bayan bana şunları söylemişti; bu kişinin babası çok varlıklı bir kişi. Bir dünya para dökmüş ve oğlunun yerine bir başkasını sınava sokmuş.
Bunlar doğru mudur, değil midir bilemiyoruz ama bildiğimiz bir şey varsa da oda şudur; yüksek miktarlarda paralarla birileri hiç hak etmedikleri okulları kazandılar. Zaten Üniversiteye bir kapak atıldı mıydı, öyle ya da böyle bitiriliyor. Olan zavallı bizlere oluyor. 1986 yılında Batman Lisesini bitirdim. Acaba o yıllarda da böyle itlikler yapılmış mıydı? Türkiye maalesef adalet konusunda çok gerilerde. Madem tespit edildi sınavlarda hile yapılıyor, araştırsanıza önceki yılları da. 2010 yılında tespit edildi diye sadece bu yıla ait sınavları mı inceleyeceksiniz? Önceki yıllarda yapılan haksızlıklara bir şey denmeyecek mi? Bir komisyon kurun ve araştırın. Adam Doktor mu olmuş, hemen iptal ediverin diplomasını. Bu çok zor değil. Baksanıza adamlar nesli tükenmiş türleri bile yeniden hayata kavuşturmak için uğraşıyorlar. Kimi de kara deliklerin esrarını çözmeye uğraşırken, bir başkası yapay bir kara delik için uğraşıyor. İstenilirse her bir şey yapılır. Ancak istemek şart.
********************************************
Allah şu AKP’den bin defa razı olsun. Bugün yaşananları bir on yıl öncesinde hayal etmek bile mümkün değildi.
Hukuk tanımaz bir takım Generaller kollarından tutulup nezarete atılıyor.
Krallığını ilan etmiş olan Rektörler artık arkasına sığındıkları ama aslında paravan olarak kullandıkları konularda doğru olmadıkları anlaşıldığından bir bir pasifize edildi. Bunlardan birçoğu akademik kariyer yaptıkları konularda bile batılı bilim insanlarının eserlerini çaldıkları için artık insan yüzüne de çıkamıyor
 İşkence yapan polis artık kendi mesai arkadaşı tarafından gözaltına alınıyor.
Yıllarca bizi kandırdılar. Şeriat gelecek, Devlet bölünecek dediler ama bir taraftan da malı götürdüler. Türkiye’ye şeriat gelmedi ve Devlette bölünmedi. Namaz kılan bir Cumhurbaşkanı olması bizi daha kötü bir imaja sokmadı. Bilakis özüne bağlı ama modern bir profili oldu Türkiye’mizin. Kürtlerde dillerine sahip çıktıkları kadar Devletlerine de olan saygılarını gösterdiler. Referandum sonuçları açıkça gösteriyor ki Kürtler yaşanan gelişmelerden ziyadesiyle memnunlar. Bunlar yeterli değil ama iyi bir başlangıç. Özgürlüğün olduğu yerde huzur olur. İnkâr ve imha politikalarıyla bir yere varılamayacağını düşük yoğunluklu savaş gösterdi. Artık insanlarımız huzur istiyor. Yıllarca devleti temsil edenlerden yana çok eza çekti bu millet. Köyü yakıldı, sürgün edildi. Dili, kültürü yok sayıldı. Ama artık öyle bir noktaya gelindi ki devletin en başındaki insanlar bile bu yolun bir yol olmadığını anladılar ya da anlamaları sağlandı. Artık özgürlük zamanı. Üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı bölümleri açıldı. Yakında köylerimiz de orijinal isimlerine kavuşacak.  Huzurun vaktidir.
NOT: Pazar günü Taraf Gazetesindeki haberde yine bir Tuğgeneralin tutuklandığına dair yazı vardı. Onca Mehmetçik Gazetenin haberine göre ne yazık ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir Tuğgenerali tarafından şehit edilmiş. Kendi elleriyle kurmuş olduğu mayın bu askerlerimize mezar olmuş. İşte ben bunun için dedim yazımın başında Allah AKP’den bin defa razı olsun diye. Onların bu kararlı tutumu olmasaydı yapanın yanına kar kalmayacak mıydı? Kim ne derse desin, iyi yoldayız.