Konuya şu sorularla başlamak gerektiğini düşünüyorum; Türkiye’de ortamı gerginleştirmek
Kime,
Neye,
Nasıl bir fayda sağlayabilir?
Gergin bir ortamda ülkeyi yönetmek iktidarın işine yarar mı? Gerginlik siyaseti ile ülke yönetenler başarılı olmuşlar mıdır?
Bu sorulara kesin bir cevap vermeden önce konuyu irdelemekte fayda bulunmaktadır. Ustalık dönemi iddiasında bulunan hükümetin bu dönemdeki stratejisi güç kullanımı ve gerginleştirici bir tavır. Bunu nereden çıkardığımızı soracak olanlara da cevap verelim. Sayın Başkanının muhalefete yönelik olarak grup toplantısında söylediği;” nasıl anlıyorlarsa öyle” söyleminden. Yani; kavgaysa kavga, gerginlikse gerginlik, dediğim dedikse dediğim dedik.
Peki, sayın başbakanı bu duruma getirin gerekçe nedir?
Elbette muhalefetin sert tavırları. Muhalefet hükümetin bu tavırları karşısında artık iktidarı parlamentoda değil parlamento dışında alanlarda eleştiriyor, şikâyet ediyor, karşı çıkıyor.
Bu dönen şu ana kadar görünen gelişmelere bakarsak iktidarın muhalefetin hiçbir türü ile uzlaşı içinde olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil. Dindarlarla da, milliyetçilerle de ve solcularla da kavgalı ve gerginlik içinde bir hükümet tablosu ile karşı karşıyayız.
Hükümet bu tavrını neye güvenerek sergiliyor?
Ben siyasal ve ekonomik anlamda yeterince güçlendim istediğimi yaparım mı diyor?
Gıkını çıkaran kendini cezaevinde buluyor nasıl olsa rahatım mı diyor?
Askerleri bile içeri attırdım ses çıkmadı artık ses çıkmaz mı diyor?
Yoksa Nasrettin Hoca’nın meşhur fıkrasında olduğu gibi önce eşeği kaybettirip sonra buldurtarak yeterince sevinç yaratabileceğini mi düşünüyor?
Ne düşünürse düşünsün ancak görünen odur ki ortamı geriyor.
Sadece Türkiye gerginliği ile yetinmiyor Kürt sorunu gibi Ülkenin temel sorunlarının başında gelen bir sorunda da aynı siyaseti izlemeye çalışıyor. Ancak bu gerginliğin diğer gerginlikten farklı olduğunu belirtelim. Bu gerginlikte insanlar ölüyor, ocaklar sönüyor herkes kaybediyor. Üstelik çözüm mümkün olduğu halde bunlar oluyor. Başbakan farkında mı bilmiyoruz ama ülkenin kendi deyimleri ile şark yakası askeri yasak bölge haline geldi. Bakın Genel Kurmay sitesine ve giriş ve çıkışa yasak olan bölgelere bakın sonra da tatmin olmazsanız Anayasadaki özgürlük bölümlerine.  O zaman ne demek istediğimiz gayet açık ortaya çıkacaktır.
Son olaylar ortamın daha da gerginleşebileceğini gösteriyor.
Cudi operasyonu
Sehi ormanları operasyonu
Cenaze törenlerindeki gerginlik ve Bismil olayı
Gazete kapatma
Arda arda gelen ve ürkütücü olan olaylardır.
Bir meslektaşımız Sayın Başbakana sormuş. Özgür gündem gazetesinin kapatmasına ne diyorsunuz diye; “Kurumların kapatılmasına sıcak değilim. Failler cezalandırılmalı, tüzel kişiler değil. Siyasette de böyle. 4-5 kez kapatıyorsunuz. Yenisi kuruluyor...” demiş.
Peki kapatıldı mı?
Evet.
Yenisi çıktı mı?
Evet.
Bu gerginlik neye yaradı?