Tuhaf, tuhaf olduğu kadar ilginç bir ülkede yaşıyoruz.
Normal olan şeylerin anormal, anormal olan şeylerin olağan kabul edildiği çelişkisinin sorgulanmadığı bir yaşamımız var.
Bu tuhaf çelişkiyi meşru göstermek için herkesin ve kesimin kendisine göre bazı gerekçeleri var ve işin ilginci bu da tuhaf.
Hem söylemde, hemde yazımda hedef olarak kabul ettiğimiz ve yaşam biçimimiz bu şekildedir dediğimiz bir ilkeler zincirimiz var.
“Türkiye cumhuriyeti devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.”
Bu ilke öyle sağda solda söylenen bir söylem değil Anayasa ilkesi.
Sadece bu kadar değil.
Çok kültürlü, değişik etnik kökenlerden gelen bir yapıya sahip olduğumuzu da belirtmekteyiz.
Bunlar normal değil mi?
Ama işin bir de öbür yanı var ki bu yan bütün normalleri anormal yapıyor.
Demokratik hukuk devletinde fikir inanç özgürlüğü bulunmalı.
Bizde, yurttaşlarının %99’nunu Müslüman kabul edildiği bir yapıda başörtüsü sıkıntısı yaşanıyor.
Ana muhalefet partisi liderinin bu sorunu çözelim teklifi de anormal karşılanıyor.
Tuhaf görülüyor hem de başbakan tarafından.
Ülkemizde Kürtlerin varlığı kabul ediliyor ama yasal anlamda ve kabul edilen halkın en temel hakkı olan anadilde eğitim hakkı yasaklanıyor.
Verilmiyor.
Sorunların çözümünde silahlı mücadele döneminin bittiği siyaset yoluyla taleplerin dillendirilmesi gerektiği belirtiliyor ama siyaset yapanlar tutuklanıyor.
Devlet organlarının silahlı mücadelenin bitirilmesi için çaba sarf etmeleri aynı devletin içinde bulunan kesimler tarafından eleştiriliyor çözümsüzlük dayatılıyor.
Din ve ibadet özgürlüğünün var olduğu bir ortamda en doğal olan olgular değişik boyutlarda sorgulanıyor.
Hıristiyanların Sümela manastırında ayin yapmaları ülkede tartışma konusu oluyor.
Ermenilerin Akdamar da ayin yapmaları tuhaf kabul ediliyor.
Müslümanların ani de namaz kılmaları haber oluyor.
Bunlardan daha normal bir şey yokken her şey anormal oluyor.
Parlamento çatısı altında bulunan iktidar partisi ile muhalefet partisinin görüşmesi dünyanın hangi ülkesinde bizde olduğu gibi kıyamet kopmuş, katır doğurmuş gibi tuhaf kabul edilir?
İlginçtir doğru olarak kabul edilen, kabul edilen doğrular çerçevesinde yapılan hareketler biz de anormal tepkilerle karşılanıyor.
Hem vurdulu kırdılı işlerin yanlışlığını söylüyoruz hem de uygulamada bunun gereklerini yerine getirmiyoruz.
Demokrasi adına mangalda kül bırakmayanların kendi içinde diktatörlük tasladıkları,
Kadınlar için pozitif ayırımcılık deyip kadını hapsetmek isteyenlerin,
Sosyal ve adil düzen adına trilyonları götürenlerin el üstünde tutuldukları tuhaf bir ülkede yaşıyoruz.
Normal olanın bu kadar anormal görüldüğü başka yerler var mı bilemiyorum yani!
Next