Köklü bir geçmişe sahip olan Toplumumuz hemen hemen her olaya yönelik ortaklaştırdığı bir söze sahip. Hem Kürtçe de hem de Türkçede ortak olarak kullandığımız bir söz var. Genelde hiçbir şekilde ikna olmayan ve olay çıkaranlara yönelik sözlenir. “Çaven wî sor bû ye yada gözlerini kan bürümüş” sözü gibi. Ancak sanırım bizde yaşadığımız durum karşısında söylenecek söz bununla birlikte;”Allah almış ya da Xwedê jê sitendiye” sözüdür.
Türkiye’de bir Kürt sorunu var ve ne hikmetse 90 yıldır bu sorun çözülemiyor, çözülmek istenmiyor. Girmeye çabaladığımız Avrupa Birliği ülkelerinde, yanı başımızdaki Balkanlarda bile bu sorunlar kanlı haliyle bile birkaç yıl içinde çözümlenirken (Kosova vb.) bizde kör düğüm olmuş sürüyor.
Çözülmüyor
Çözülmek istenmiyor
Süründürülüyor
AKP iktidara geldiğinde bu sorun artık çözülür diye umutlanmıştık. Ne yalan söyleyelim belkide ilk kez çözüme bu kadar yaklaştığımızı hesaplamıştık. O kadar çok umutlanmıştık ki bu iyimserliğimize görüş alışverişinde bulunduğumuz yabancılar bile şaşmaktaydılar ama ne yazık ki gün gittikçe bu umut yerini umutsuzluğa bıraktı.
Aslında her şey olumlu gidiyordu ve zeminde çözüme müsaitti ancak ne olduysa Başbakanın 180 derece dönüşüm göstermesiyle oldu. Bildiğimiz Başbakan gittik yerine farklı bir kişilik geldi. İnsan tanımakta güçlük çekiyor. Her sözü senet gibi algılanan başbakan gitti yerine millettin gözünün içine baka baka yalan yanlış söylettirilen bir başbakan geldi.
Balkon konuşmaları umut ve senet olarak görülen başbakanın yerine artık sözlerine inanılmayan bir başbakan imajı yerleştirildi. Kim yaptıysa hakikaten başarılı bir şekilde yaptı. Değişen sadece söylem değil yapılanlar da değişti.
“Her şey vatan için” yerine “her şey insan için” anlayışında olan hükümet artık eski yola döndü. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” mantığının yerine “insanı öldür ki devlet yaşasın” mantığı hızla yerleştirilmeye çabalanıyor. Toplumun birleştirici harçlarından biri olan inanç konusunda da artık hükümet köre döndü. Namaz kılan Kürtleri önce Zerdüştlükle suçladı ardından da Yüksekova’da Cuma namazı kılanlara gaz bombası ve su sıktı. İşte bu keçinin çobanın ekmeğini yediği son noktadır. Kürtler arasında çok yaygın olan bir söz vardır. Derler ki;”Ku qedera bizinê tê nanê şivan dixwe” yani “keçinin eceli gelince çobanın ekmeğini yer”
Hükümetin namaz kılanlara müdahalesi de bu anlamı taşır. Bu nereden çıktı diyenlere haberi aynen aktaralım.“Sivil cumaya gaz bombası
09-11-2012- Haberlink
Cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Yüksekova’da oturma eylemi yapmak isteyen halka ve "sivil cuma namazı" kılanlara polis tazyikli su ve biber gazıyla saldırdı.
Cezaevlerinde mahpusların başlattığı açlık grevine dikkat çekmek amacıyla Yüksekova’da BDP İlçe binası önünde toplanan kitlenin oturma eylemine polis, zırhlı araç, gaz bombaları ve tazyikli suyla müdahale etti.
Müdahale sırasında polis "sivil cuma namazı"nda olan insanlara da tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Saldırıya rağmen bazı insanların namazlarını kılmaya çalıştıkları objektiflere yansıdı.
Polisin müdahalenin ardından çıkan olaylar nedeniyle, esnaf da kepenk kapattı. İlçenin Orman, Kışla, Cumhuriyet, Güngör, Kaniheyder, Esentepe mahallelerinde gençler ve polis arasında olaylar devam ediyor.
Aşırı kullanılan gaz bombaları nedeniyle kimi yurttaşlar evlerinden uzaklaşarak başka sokaklardaki yakınlarının evlerine geçti.
Öte yandan şu ana kadar çok sayıda kişi gözaltına alınırken, kitle de tekrar bir araya gelerek Gever Kültür Sanat Derneği bahçesinde açlık grevine başladı. (Fotoğraf: Yüksekova Haber)”
Cezaevlerinde mahpusların başlattığı açlık grevine dikkat çekmek amacıyla Yüksekova’da BDP İlçe binası önünde toplanan kitlenin oturma eylemine polis, zırhlı araç, gaz bombaları ve tazyikli suyla müdahale etti.
Müdahale sırasında polis "sivil cuma namazı"nda olan insanlara da tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Saldırıya rağmen bazı insanların namazlarını kılmaya çalıştıkları objektiflere yansıdı.
Polisin müdahalenin ardından çıkan olaylar nedeniyle, esnaf da kepenk kapattı. İlçenin Orman, Kışla, Cumhuriyet, Güngör, Kaniheyder, Esentepe mahallelerinde gençler ve polis arasında olaylar devam ediyor.
Aşırı kullanılan gaz bombaları nedeniyle kimi yurttaşlar evlerinden uzaklaşarak başka sokaklardaki yakınlarının evlerine geçti.
Öte yandan şu ana kadar çok sayıda kişi gözaltına alınırken, kitle de tekrar bir araya gelerek Gever Kültür Sanat Derneği bahçesinde açlık grevine başladı. (Fotoğraf: Yüksekova Haber)”
Beşar Esad başbakan için “Kendini son halife sanıyor” demişti. Yanılıyor her ne kadar söylemleri öyle olsa da artık başbakan o bildiğiniz başbakan değil.
Namaz kılanlara su sıktıran bir hükümetin başında.
Son padişah,
son …..diye nitelenen başbakan artık bilinen başbakan değil!
Cezaevlerinde yüzlerce insan açlık grevinde ölüm sınırında iken helikopter düşmesinde 17 asker yaşamını yitirmişken başbakan Altın kaplama uçak sahibi Sultanın şeref konuğu olarak seyahatte. Bu durumu kavrayan varsa bir zahmet bize de anlatsın!
Next