Kürt Açılımı diğer adıyla Demokratik Açılım netleşmeye başladıkça bazı gölgeler de beraberinde netleşmeye başlıyor. Demokrasinin bile yerleşmesine tahammül edemeyen siyasi partilerin varlığıyla karşı karşıyayız.
Demokrasiye karşı olan bir siyasi parti düşünülebilir mi? Bu partiler hangi ölçülere kurulmuşlar? İktidar olurlarsa hangi yasaları egemen kılacaklar?
Söylemleri ve demeçlerinden anlaşılıyor ki, bu partiler isimlerindeki “Milliyetçi” ve “Halk” kelimelerini de umursamıyorlar. Milliyetçilik denilince onlarca ırktan insanın yaşadığı bu topraklarda sadece bir ırkın egemenliğini ve söz hakkını anlamaktadırlar. Halkçılık kelimesinden de darbe heveslisi, ulusalcı halk kesimini anlamaktadırlar.
Milliyetçiliği bayrak edinen partinin milliyetçilik anlayışı, ülke sınırları içinde yaşayan insanların mutluluğu ve refahının artırılması, bütün insanların kendine olduğu kadar başkalarına da saygı duymaları, farklı dilleri konuşsalar bile herkesin eşit haklara sahip olduğu üzerine kuruluysa neden demokratikleşme çabalarından bu kadar ürkmektedir.
Unutmasınlar ki, kendi zihniyetindeki kendini bilmezlerin yıllardır ektikleri fitne ve fesat tohumları nedeniyle bugün bu sıkıntıları yaşıyoruz. Onların dayattıkları inkâr ve asimilasyon politikaları neticesinde binlerce genç dağların yolunu tuttu, binlercesi kara toprağın altına girdi, binlerce ananın gözyaşları yürekleri dağladı.
Ya halkçılık kelimesinden ne anlaşıldığı bugüne kadar belli olmayan, bir sağa bir sola, bir Diyarbakır bir Edirne havası çalan Cumhuriyet Halk Partisi’nin akla ziyan demeçlerini hangi kefeye koyacağız? Halk’tan kasıtları bir avuç mutlu ve putlu azınlık mı? Çocuklarını doğuya göndermemek için her türlü hileyi yapmaktan çekinmeyen tuzu kurular mı?
Kürt çocukları ve sahipsiz Türk çocukları Şırnak ve Hakkari’ nin en ücra köylerinde askerlik yaparken sizler balolarda, balelerde dans ediyordunuz. Bu mu sizin halkçılığınız?
Şimdi de yapılmak istenen iyi niyetli girişimleri baltalamak için her yolu deniyorsunuz. Siz millet ve halk diyerek savaş lobilerinin ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Ülkede huzur ve refahın hâkim olmasını istemiyor musunuz? Pardon yoksa siz bu halkı insan yerine mi koymuyordunuz?
Yılların kangren haline gelmiş Kürt sorununa adını koyan, cesur girişimler sergileyen Cumhurbaşkanı’nı ve Hükümeti destekleyeceğinize birkaç bin oy kaygısıyla ülkede akın kanın devam etmesi için elinizden geleni yapmaktan geri durmuyorsunuz.
Şunu bilin ki, artık sizin modanız geçti. Bu edebiyatla sadece marjinalleşiyorsunuz. Çok yakın bir zamanda tarihin kara sayfalarında yerinizi almaya başlayacaksınız.
Değerli Okuyucularımız başlıktaki yeni partinin hangi parti olduğunu anlamışlardır.
Next