Eğitim bir ülkenin kalkınması ve kalkındırılması için gerekli olan en hayati unsurların başında gelir. Sağlıklı bir eğitim ve öğretim gerçekleştiremeyenlerin gelecek nesillerini çağdaş dünya ile kıyaslandırıp mücadele içine sokmalarının imkanı bulunmamaktadır. Günümüzdeki teknolojik ilerleme boyutu da gösteriyor ki önümüzdeki dönemlerde gelişimin asıl ve vazgeçilmez unsuru teknolojidir. Teknolojiyi geliştirip yönlendirmenin yegâne yolu ise eğitimden ve öğretimden geçer.
Ülkede yıllardır ülkenin stratejik konumu öne sürülerek savunma ağırlıklı bütçeleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Savaşta olmadığımız halde politik kaygılar nedeniyle ve dış politikada kendimizi sınırlandırdığımız için hep saldırılma içgüdüsü yaşatıldı. Gelişmiş dünya ülkeleri ordularını küçültüp güçlerini artırmaya ve daha hızlı hareket kabiliyeti kazandırmaya çalışırken biz daha çok sayıda askerin görev yaptığı ve nispetten daha ağır hareket eden devasa ordular beslemekte ısrar ettik. Sonuç için bir şey söylemeye gerek yok gerçekler ortada. Teknolojik alanda Uzakdoğu ülkelerinin gerisinde kaldık.
Bu gerçek bize şunu da gösterdi; Artık askerlik ocağını bir eğitim ocağı olmaktan kurtarıp asli görevine yönlendirmek gerekiyor. Eğitim işini ise eğitimcilere bırakıp onlara eğitim verme imkanı yaratmalıyız. Hükümet ve üyelerinin Milli Eğitime ayrılan paranın savunma bütçesini geçtiği için sevinç içinde olduklarını gözlemliyoruz. Bu olumlu bir gelişme ancak hatırlatmak gerekir ki bütçe Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından görüşülüp kabul edilmektedir. Konjektörel durum uygun olsa bu çerçevede bu işin daha evvel hal edilmesi gerekmekteydi. Ancak anlaşılıyor ki uygun ortam bulunamamıştır. Konu açılmışken hatırlatmamız gereken bir başka unsurda artık zorunlu askerliğin bir şekilde ele alınıp yeniden değerlendirilmesidir. Türkiye bu kadar insanı bu kadar süre ile silâhaltına alıp bekletmeme konumuna getirilmelidir.
Gelelim yerel düzeyde olaya bakmaya. İktidar milletvekilleri yaptıkları basın açıklamalarında ilimiz Milli Eğitim Müdürlüğü bütçesine 4 trilyon TL’lik ek ödenek tahsisi gerçekleştirildiğinibelirtiyorlar.Böylece ilimizde bu alanda mevcut olan ödenek miktarı 16 trilyon tl’ye varmış oluyor. Onaltı milyon ytl ödenek yeterli bir ödenek mi? Değil ancak mevcut durumda en azından yeterli eforun sarf edildiğini görmekteyiz. Okullarda eğitim ve öğretim sezonu kapanıyor. Yeni dönem için de kayıtlar başlayacak doğal olarak Okul Aile birlikleri ve okul yönetimleri elde olmayan nedenlerden dolayı öğrenci velilerinden bağış isteyeceklerdir. Bu zorunlu değil ama uygulama boyutu ile neredeyse zorunlu olacak. Gerekçe belli okulların bakım ve onarımı için yeterli ödenek sağlanmadığından gerekli onarımların yapılması için velililerden destek istenecek.
Bugün birçok okullun temizlik görevlileri ne yazık ki Okul Aile birliklerinin topladıkları aidatlar ve bağışlarla elde edilen paraların harcanması ile tutulmakta ve ücretleri ödenmektedir. Sayın vekillerimiz en azından okullara müstahdem alınması için genel bir hizmet alımı ihalesi düzenlettirip okullara en azından ikişer kişiden oluşan temizlik elemanı sağlamaları gerekmektedir.
Okul idarecileri okullarını eğitime hazır halde tutmak için çok büyük sıkıntılar yaşamaktadırlar. Gelecek kuşakları emanet ettiğimiz öğretmenlerimize sahip çıkmak zorundayız. Milli Eğitim Müdürüne de bir hatırlatmada bulunmak istiyoruz. Herkesin emeğine saygımız var ama lütfen eğer başarılı sonuçlar istiyorsanız okul idarecilerini genç öğretmenlerimizden seçiniz. Bu hem işlerin takibini hem de diyalogu geliştirir. Saygıda kusur etmek istemeyiz ama belli bir yaşın üstündeki öğretmenlerimiz velileri de öğrencileri zannetmektedirler. Böyle davranınca da sıkıntılı durumlar ortaya çıkmaktadır. Ancak iş idare ve iş takibine gelince gençler daha dinamiktir. Başka taraflardan başka sesler gelmeden yeni sezona bu yönlü de bakılırsa sanırım daha başarılı işler yapılacaktır.