Seçim kuruluna verilecek olan aday listelerinin beli olmamasına rağmen ilimizde milletvekili adayı olmak isteyen şahsiyetlerin isimleri aşağı yukarı netleşmiş durumda. Bundan sonraki süreç adayların somutlaştırılarak seçim kuruluna verilmesinden ibarettir.
İktidar partisi AKP’den en az 35, BDP kontenjanından bağımsız olarak 5 aday adayı olmak üzere toplamda en az 40 aday adayımız var. Tabi diğer partilerimizin gösterecekleri aday adayları ile adaylar bu rakamların dışında.
İlimizde BDP ile AKP dışındaki partilerin milletvekili çıkarmayacaklarını söylemek de çok doğru bir fikir olmayacaktır. Eğer kulağımıza gelen haberler doğrulanırsa milletvekili dağılımının değişmesi de söz konusu olabilir.
Mevcut durumda ilimizin milletvekili sayısı 4 olduğundan dağılım 2+2 olarak görünmektedir. Bu da mevcut haliyle iki AKP adayı ve İki BDP adayı seçimi kazanıp meclise gidecek anlamı taşır. Ama AKP cephesinde dengeyi değiştirecek gelişmelerin olabileceğini de belirtmek gerekir.
Geçen seçimde AKP’nin oylarını fazla çıkmasının bir nedeni de listenin üçüncü sırasında bulunla Nezir Nasıroğlu faktörüydü. Nasıroğlu olağanüstü bir gayret göstererek AKP oylarının artırılmasını sağladı ancak bu artış ne onun kazanmasını ne de partisinin alacağı milletvekili sayısını değiştirebildi.
Mevcut durumda AKP ilin oy potansiyellini oluşturan bütün siyasetçilerini bir listede toplayıp seçime gitmesi bekleniyor. Elbette her adayın kendisine göre bir potansiyeli var ama içinde Ataullah Hamidi, Faris Özdemir, Aydın celbek, Ahmet inal, M.Emin Ekmen, Nezir Nasıroğlu ve Ziver özdemir gibi isimlerin bulunduğu bir liste AKP’nin en güçlü listesi olur. Bu da mevcut sistem ile BDP’nin güç savaşı olacak. Bu isimlerden ve diğer adaylardan oluşan listenin içerisinden dört kişilik bir liste oluşturulacak ki bu listenin şansı ise milletvekillerini yarısını kazanmak olacak. Yani AKP bize göre en güçlü listesi ile seçime katılsa bile alacağı sayı 2 olacaktır. Ne bir fazla ne bir eksik. Aksi durumda en zayıf listesi ile girse o zamanda iki milletvekili kazanır.
Bir olasılık hariç.
Peki, nedir bu olasılık diye merak edilecek olursa onu da aktaralım. Bilindiği gibi Faris Özdemir AKP’nin temayül yoklamasına katılmadı. Kuşlardan duyduğumuza göre Faris Bey bana teklif gelirse ben aday olurum yoksa kesin olmayan bir sonuç için girişimde bulunmam söz konusu değil tavrındaymış. Bu tavrın aday değilim tavrı olmadığını da belirtelim. Yani kendisine AKP’den teklif gelmezse o zaman başka alternatifler arayacak ki bu da CHP adaylığı olabilir.
Böylesi bir olasılıkta Faris özdemir + Hüseyin Yaşar faktörü dengeleri değiştirecektir. Yani böyle bir tablo ortaya çıkacak olursa eğer AKP bir milletvekili kazanacaktır. Durum AKP 1, olası koalisyonda CHP 1 ve BDP 2 olmak üzere parlamentoya dört milletvekili gidecektir.
Ha söyleyelim hemen sakın olmaz olmaz demeyin. Olmazların siyasette çok olur olduğunu biliyoruz. Buradaki temel mesele ilkeli olma meselesi.
AKP genel merkezinin ilimiz için nasıl bir bakış açısına sahip olduğunu bilmiyoruz. Son dönemdeki yolsuzluklarla ilgili olarak siyasette bir yıpranma olgusunun tartışılmakta olduğunu belirtmek gerekmektedir. Bu durumun genel merkezin anlayışında bir değişikliğe yol açıp açmadığını bilmiyoruz. Eğer değişmemiş ise listelerde bir değişim beklemek de anlamlı olmayacaktır yok eğer bu durum değişmiş ise AKP tabanı da değişime hazır olmalı diye düşünmekteyiz.
BDP cephesine gelince onlarla ilgili ise başka bir yazıda değerlendirmede bulunacağız. Zaten yapılan başvuru sayısı beş olmakla beraber her adayın bir alternatifi söz konusu. Yılbaşı gecelerinde köylerde oynanan bir oyunumuz vardı. Ekipteki çocuklardan bir kısmı diğer arkadaşlarını sırtlarına binerlerdi gidilen her evin kapısında ev sahibine sorulurdu;”Suwar suwar an peya suwar” diye. Ev sahibi de duruma bakar bir karar verirdi ya mevcut durumun devamı isteyip suwar suwar derdi ya da değişiklik olsun diye peya suwar derdi.
Bu değerlendirme de bir daha ki yazımızın konusu olsun istiyoruz.