Mescidi Aksa denildiğinde toplumumuzun genelinde Müslümanların kutsal olarak gördükleri ve ibadet yeri olarak kullandıkları camii gelir. Bilinen durum ise İsrail devletinin Müslümanların burada ibaret etmelerini ve toplanmalarını sınırlandırması ve yasaklamasıdır.
Peki son olaylardan sonra bütün islam âleminin nefretini kazanacağını bile bile İsrail askerleri Mescidi Aksaya neden girdiler ve içine neden bombalar atarak tahribat yaptılar?
Filistin devletinin başkenti olacak olan ve kutsal bir pozisyonu ve önemi olan bu alanda İsrail devleti ne yapmak istiyor? Neden yasaklamalar getiriyor?
Önce konu hakkında biraz bilgi aktaralım. Kaynak vikipedi ve google amca.
“Mescid'i Aksanın Süleyman Tapınağı kalıntılarının da bulunduğu tapınak tepesine halife Ömer tarafından yaptırıldığı, daha sonra Emevi halifesi Mervan tarafından genişletilerek Velid zamanında son şeklinin verildiği bilinmektedir. Tapınak Tepesinin tarihçesi;Birinci Tapınak, Kral Süleyman tarafından MÖ 957 yılında yaklaşık 7 yıllık bir sürede inşaa edilmişti. Antik Museviliğin merkeziydi. Tapınak, Musevi inancının merkezinde bulunan Shiloh, Nov, ve Givon'da bulunanlarla beraber Musa'nın buluşma çadırı (taşınabilir musevi tapınağı) ile yer değiştirmiştir. İlk tapınak MÖ 586 yılında Babillilerce tahrip edilmiştir. İkinci tapınak; Yeni tapınağın yapımına MÖ 535'de başlanmış olup bir süre ara verildikten sonra inşaat MÖ 521'de yeniden başlamış, MÖ 516 yılında tamamlanmasının ardından MÖ 515 yılında ibadete açılmıştır. Ezra Kitabı'nda bahsedildiğine göre, Tapınağın yeniden inşasına Büyük Cyrus izin vermiş ve Büyük Darius'da onaylamıştır. Yaklaşık 500 yıl sonra İkinci Tapınak, MÖ 20 yılında Kral Herod tarafından yeniden tamir ettirilmiş ve daha sonra Romalılar tarafından M.S. 70 yılında tahrip edilmiştir. Her ne kadar Tapınak uzun süre önce tahrip edilmiş olsa da, Batı duvarı hala ayaktadır ve uzun yıllardan beri tapınak yapısının ayakta kalan tek duvarı olduğuna inanılır. Musevi Eskatologya'sı Mesih'in gelmesinden önce buraya Üçüncü Tapınak'ı inşa edilmesini planlamaktadır ve bu yüzden Ortodoks ve Muhafazakâr Musevilik taraftarları bir gün Üçüncü Tapınağın inşa edileceğini ummaktadırlar. 30 Ağustos 2007 tarihinde, boru hattı döşenmesi sırasında İkinci Tapınağın kalıntıları ortaya çıkmıştır.. Ardından kısa bir süre sonra Ekim 2007'de arkeologlar tarafından Birinci Tapınağın kalıntılarına da ulaşıldığı açıklanmıştır.
Mescid-i Aksanın yapımı; Bir İslam mabedi olan Kubbetüs Sahra tapınak alanına 7. yüzyıl sonlarında inşaa edilmiştir ve yine tapınak avlusunda yaklaşık aynı dönemde yapılmış olan Mescid-i Aksa bulunur. Bu ikisi aynı tepe üzerindeki farklı islam dini yapılarıdır. M.S. 638 yılında Ömer döneminde Kudüs fethedildikten sonra Beyt-i Makdis'in yerinde Mescid-i Aksa inşa edildi. Ömer'in burayı seçmesi o mekâna atfedilen kutsiyetten ileri geliyordu. Mescid-i Aksa daha sonra Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında genişletildi. Mescid-i Aksa'nın hemen yakınında bulunan ve bugün Türkiye Müslümanları tarafından Mescid-i Aksa zannedilen sekiz köşeli Kubbetü's-Sahra adlı mabed de Abdülmelik bin Mervan tarafından inşa ettirilmiştir.İslamdaki yeri: Mescid-i Aksa, Kudüs şehrinde bulunan Müslümanların ilk kıblesidir. Kıblenin yönü daha sonra Mescid'i haram'a çevrildi.Miraç; İslamda Mescid-i Aksa'nın müstesna yerinin bir sebebi de Muhammed'in isrâ ve miraç mekânı olduğuna inanılmasıdır. Rivayetlere göre Muhammed Ramazan ayının 27. gecesinde önce Burak isimli bineğe (?), bindirilerek Mescid-i Harâm'dan alınmış ve Mescid-i aksa'ya götürülmüştür (İsrâ)."Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir."(İsra:1)Muhammed'in zamanında Kudüs'te bugünkü şekliyle bir cami yoktur. Ancak Süleyman tarafından inşa edilmiş ve daha sonra yıkılmış Süleyman Tapınağının kalıntıları vardı ve burası da Beyt-i Makdis olarak adlandırılırdı. Beyt-i Makdis ibaresi bazı tarihi kaynaklarda Kudüs şehri için de kullanılmıştır. Mescid-i Aksa'ya gayrimüslimlerin girişine izin verilmez. “
Özetlersek biz Müslümanlar için kutsal olan yer aynı zamanda Musevi olan İsrailliler için de kutsal bir mekândır. Onlar kendi kutsal tapınaklarına ulaşmayı hedeflerken bizim kutsal değerimiz olan Mescidi Aksa’ya zarar vermektedirler. Kendi kutsal değerlerini ulaşmak için başkasının kutsal değerlerine saygısızlık yapmaktadırlar. Yapılması gereken şüphesiz herkesin karşılıklı olarak birbirinin kutsal değerlerine saygı göstermesidir.