"Halkının acıları sırasında keyif sürmek, krallık değil, zindan bekçiliğidir."
 
                                                                                                       Sir Thomas More
“Bazı insanlar doğuştan muhaliftir” derler. Bunu nasıl olduğunu anlayamadığımı belirtmeliyim. Ancak bazı insanların sırf muhalefet olsun diye muhalefet yaptıklarına yaşamımda çok rastladığımı belirtebilirim.
Yapılanların daha doğru, yararlı, işe yarar ve zamanında yapılması için işi yapanları yönlendirmek amacı ile yapılan muhalefetin yararlı muhalefet olduğunu belirtmek gerekir.
Sevmediğiniz bir kişi, zümre, inanç veya düşünce temsilcilerine karşı da muhalefet yapılabilir. Burada da ölçü olumlu sonuca varmak olmalıdır.
Baskıya,
Zulme,
Despotluğa,
İnkâra,
İşkenceye,
Haksızlığa karşı muhalefet etmek de bir muhalefet biçimidir ve yapılanlar içerisinde belki de en onurlu olanıdır.
Bu nedenle muhalefet doğru yapıldığında yararlı, yanlış yapıldığında doğruyu yanlışa yönlendirici de olabilir.
Buna da dikkat etmek gerekir.
Buna rağmen yaşamda bardağın dolu ve boş bölümlerinin bulunduğunu asla hatırdan çıkarmamak gerekir. Bardağın boş yanından başlayıp dolu olan bölümü görmemezlikten gelmek en az yanlışı yapanın yanlışı kadar tehlikeli ve yanlıştır.
Bir insan, bir iktidar, bir yönetici, bir baba, bir işveren, bir işçi yaşamının karar alma süreçlerinde yanlış yapabilir.
Yanlış uygulamalar sürdürebilir.
Yapılması gereken bu yanlışların deşifre edilip doğruya yönlendirilmesidir.
Büyükler; “Kanı kanla yıkayamazsınız” der. Yani yanlışı yanlış yaparak ortadan kaldıramayacağımızı hatırlatmak amaçlanmaktadır.
Bu da bize göstermektedir ki sürekli yanlışa yönlenip, eksikliklere yönelip yapılan doğruları görmezlikten gelirsek ilerlemeye yardımcı olacağımıza ilerlemeyi frenleyici bir rolün içinde kendimizi bulabileceğimiz unutmamamız gerekir.
Bu nedenle yapılanları iyi incelemeli ve doğru ile yanlışı, olumlu ile olumsuzu, tam olan ile eksik olanı birbirinden iyi ayırmalıyız.
”Yiğidi öldür ama hakkını ver” demişler. Yapılan doğruları görmezlikten gelip yanlışta ısrar etmek, muhalefet olsun diye her şeye itiraz etmek doğru değildir.
Evet, yukarıda verdiğimiz sözden de anlaşılacağı gibi halkı acı çekerken keyif sürenlerin durumu doğru bir tarz ve duruş değildir. Yöneticiler buna çok dikkat etmelidirler. Muhalefetteyken her şeyi eleştirmek kolaydır. Ancak iktidara geldikten sonra da muhalefet gibi davranmak söylem ve yönetim tarzında muhalefet özellikleri sergilemek, ülke yönetimine veya bölgesel yönetime muhalifçe yaklaşım göstermek bardağın boş olan kısmını görmekten vazgeçmeme olarak algılanır.
Bardağın boş tarafı varsa elbette o bardağı tam olarak doldurana kadar mücadele etmek gerekir ancak bu mücadele yöntemi bir memnuniyetsizlik sendromuna dönüşmemelidir.
Her şeye karşı,
Her şeye muhalif,
Her şeyi beğenmeyen,
Her şeyi görmeyen bir anlayışla yönetilenlere yüklenirseniz sağlıklı bir sonuca olan umut ve ümidi de sekteye uğratmak gibi bir durum yaratmak da söz konusu olabilir.
Bu nedenle yapılanları edilenleri iyi incelemeli, eksiklikleri ve aksaklıkları eleştirmeli ancak yapılan olumlu tavır, karar ve davranışları da takdir etmesini bilmeliyiz.