1987 Yılında Batman ‘ilçe’ olduğu yıllarda Belediye Başkanı merhum Ataullah Hamidi, Belde Mahallesi’nde 1000’e yakın konutun temelini atınca kimse inanmamıştı. Hatta bazı çevreler; “Batman’ın Tilmerç çevresi nasıl konut alanı olacak” diye eleştirilerde bulunmuşlardı…

Siyasette öngörüsü hep ağır basan eski siyasetçi Hamidi, petrol şehrinin artan nüfusu, hızlı kentleşme ve bazı faktörleri göz önüne alarak konut sorunu çözümüne ilk öncü adımı atanlardandı. Şimdi de genç olduğu kadar tecrübesiyle de bilinen Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, bu şehrin konut sorununun çözümüne doğru aynı kararlı adımları atıyor.

BU ŞEHRE İLK KONUTLARI KAZANDIRAN BAŞKANDI

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidinde temel sırayı fizyolojik ihtiyaçlar, ikinci ise güvenlik ve barınma ihtiyacı alıyor.

Sonra sevgi, aidiyet ve kendini gerçekleştirme olarak devam ediyor.

Bu beş maddelik hiyerarşi, insanın kişisel mutluluğa ulaşabilme teorisidir aynı zamanda.

Konut sorunu insanlığın başlangıcıyla var ola gelmiştir.

Bugün 21. yüzyılda, hâlâ konut sorununu konuşuyor ve tartışıyorsak eğer, mutlu insanlığa doğru yürüyüşün bazı yerlerinde hatalar ve eksiklikler olduğunu düşünüyoruz.

Batman’ın il olmayı beklediği yıllardı.

İki dönem üst üste Belediye Başkanlığı yapan Ataullah Hamidi, petrolün çekim gücünü göz önünde bulundurmuştu.

Sürekli göç alan Batman’ın konut ihtiyacının bir bölümünü ilçe döneminde karşılamaya çalışmıştı.

Günümüzde Belde Mahallesi olarak bilinen GAP’a komşu o semte bir zamanlar ‘küme evler’ deniliyordu.

Belediye Başkanı merhum Hamidi, 1988 yılında 1000 civarında konutu Belde Mahallesine kazandırdığı dönemde Batman–Siirt çevre yolu yoktu.

O bölge bakirdi.

GAP Mahallesi’nin üst kısmı eski Tilmerç köyünün sınırları içindeydi.

Öngörüsü her zaman ağır basan merhum Hamidi, özellikle kırsal alanlardan ve çevre illerden gelen nüfus için kentteki konut talebini göz önüne bulundurmuş ve hayata geçirdiği o projenin mayası tutmuştu.

Hani derler ya; nereden nereye…

1980’li Yıllardaki konut sorunu, şimdi de 2025’te yaşanıyor.

Her zaman bu şehirde, konut stoğu olmadığından ve mevcut yapılanların da yetersiz olduğunu sürekli yazdık, o yüzden konut politikalarının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Batman’da uzun yıllar Toplu Konut İdaresi, konut projesini hayata geçirmemişti.

Ta ki 2006 yılına kadar…

19 Yıl önce İluh’ta yaşanan sel felaketi, Batman’da zorunlu iki konut projesini hayata geçirmişti.

İki konut projesinden biri Kuyubaşı–Cegerlu’da, diğeri ise Tilmerç bölgesinde yapılmıştı.

MEVCUT KONUTLAR YETERSİZ KALINCA

Batman şehir merkezi nüfusu neredeyse 500 bini geçti.

Bu yüzden TOKİ’nin son yıllarda Batman’da uyguladığı ve planladığı konut projeleri yetersiz kalıyor.

İnşaat sektöründeki birçok firma konut yapımına yönelse de bu şehrin hâlâ yeni konutlara gereksinimi var.

Tüm ülkede olduğu gibi Batman’da da inşaat maliyetleri hızla yükseldi.

Tabii ki inşaat maliyetleriyle birlikte arsa fiyatlarının da astronomik seviyelere ulaşması, yeni konut projelerinin maliyetlerini artırıyor.

Bu tablo özellikle uygun fiyatlarla konut üretimini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Batman’ın eski mahallelerinin kentsel dönüşüme ihtiyaç duyduğunu bu sütunlarda defalarca dillendirdik.

Belediyenin geçen yıldan beri kentsel dönüşüm projesinde ‘pilot’ seçtiği Şirinevler ve Cumhuriyet Mahallelerindeki değerleme çalışmalarının bir an önce tamamlanmasını bekleyen iki semtteki gayrimenkul sahipleri haklı olarak, “Yerinde kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılsın” diyor.

Ayrıca bu iki mahalleyi yakından ilgilendiren kentsel dönüşüm projesinin ne zaman hayata geçirileceği de merak konusu ve kulakları bir an önce kentsel dönüşümün başlayacağını duymak istiyor.

Konuyu daha fazla dağıtmadan asıl meseleye dönelim.

Toplu Konut İdaresi, Batman merkezine sosyal konut projesi kapsamında 2.300 konut yapımını kararlaştırmıştı.

Saha çalışmalarımızda dinlediğimiz kişileri ve yaptığımız gözlemlerde konut sahibi olmayan yüzlerce kişinin müracaatta bulunduğunu tespit ettik.

Batman’a 5000 konut da verilseydi yine de yetersiz kalacaktı.

Çünkü bu şehrin konut stoğu yok.

Geçenlerde Kuyubaşı–Cegerlu’da konut alanında incelemelerde bulunan Milletvekili Ferhat Nasıroğlu önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyordu:

“Batman’ın hızlı gelişmesi sonucu bu şehrin konut ihtiyacını da doğurdu. Yeni konut alanının depreme dayanıklı ve kayalık bölgelerde olması en isabetli karar olur. Hata yapılması planlanan uydu kentlerin yeri de kayalık bölgelerin olması önceliğimiz olacak. Tabii ki Batman’ın tarım ovasını korumak da bizim görevimiz. Belki geçmişte Batman konut projelerinde yetersiz kalmıştı ama biz bu açığı hızla kapatacağız. Bu sorunların çözümü için vakit kaybetmeden harekete geçiyoruz.”

KONUT SAYISI ARTIRILMALI

Evet, defalarca dile getirdiğimiz bu şehrin konut sorununda orta ve alt gelir gruplarına yönelik uygun fiyatlı sosyal konut projelerine de öncelik verilmelidir diyoruz.

Sosyal konut projeleri, dar gelirli ailelerin barınma sorununu çözmede kilit rol oynayacaktır.

TOKİ kriterlerinde henüz konutu olmayan ve evlenecek çiftlere de öncelik vereceği yazılı.

Bir başka konu ise yukarıda da değinmeye çalıştığımız Şirinevler ile Cumhuriyet Mahallesi’nin kentsel dönüşüm projesi kapsamında eski yapıların artık yenileme projelerine odaklanmalı.

İki mahallede de oturan semt sakinlerini dinlediğimizde, “Mahallemiz unutulmasın” diyorlar.

1960’lı yıllarda yapılan o binaların çoğu boş ya da iç savaştan Batman’a sığınan Suriyeli sığınmacılar oturuyor.

O iki mahallede küçük çaplı da olsa kentsel dönüşüm projeleri uygulanmalıdır, bunun bir zorunluluk olduğunu belirtmeye gerek yok.

Şirinevler ve Cumhuriyet Mahallesi sakinlerine finansal destek sağlanmalı.

Düşük faizli krediler ve kira yardımları o bölgede dönüşüm sürecini kolaylaştıracaktır.

İki mahalle için TOKİ’nin de harekete geçirilip, o bölgede konut açığının kapatılması için çalışmalar hızlandırılmalıdır diye düşünüyoruz.

Çünkü bu şehrin eski yerleşim birimlerinin de yerinde dönüşüm projesi ile konut sorununun çözülmesi gerekiyor.

Aynı zamanda eski yerleşim yerlerinin kentsel dönüşüm kapsamına alınması, merkezi olan yeni modern alanların da oluşacağının bilinmesi gerekiyor.

Düşünün; terk edilmiş bir görüntüsü olan yerlerde hepimizin anısı olan o bölgelerde, eskisinin ruhunu yaşatacak binaların olması ne büyük bir mutluluk olacaktır.