Türkiye´de gündem baş döndürücü bir hızla değişiyor, neredeyse ´an´lık değişen gündeme yetişebilmek zor iş. Yaşanan olayları hafızamızda tutmak, gerçekten de zor…

Bir bakıyorsunuz ki;

Arınç´a suikast planı,

Ergenekon soruşturması,

Açılım,

Kozmik oda,

Jitem,

KCK operasyonu,

Islak imza,

gibi haber manşetleri aklınızı karıştırıveriyor.

Sırf birilerine muhalefet olsun diye ortalığı bulandıran TV kanalları, ateşe adeta körük tutuyor!

Allah için bu memlekette hiç mi olumlu gelişmeler olmuyor?

Bölgeler arası ayırımcılık ne zaman bitecek gerçekten de merak ediyorum!

Daha geçen hafta 8 ilde eş zamanlı yapılan operasyonların görüntüleri filmlere konu olacak nitelikte…

Seçilmişlerin makamına yapılan gözaltı ve plastik kelepçe görüntüleri darbe yıllarını aratmadı.

Birçok gazeteci-yazar, STK ve Oda temsilcileri olayı kınarken, İçişleri Bakanlığı da görüntüler hakkında soruşturma açmıştı…

Açılımdan vazgeçmeyeceklerini belirten Ak Parti´ye de açıkçası pek güven kalmadı gibi. Çünkü açılımda söylemden öteye gitmediği apaçık ortada… Ama ortada bir gerçek var. Bu memlekette ne zaman işler rayına girmeye başladığı esnada mutlaka bazı karışıklıklar yaşanır. Resmen huzur ortamının oluşmasını istemeyen bazı güçler devreye giriyor ve istedikleri ortamı yaratıyor.

Muhalefetin iki lideri Baykal ve Bahçeli de kaosa adeta çanak tutuyor…

***

Bir de başkent Ankara´da yaşananlara bir bakın;

DTP eski eş başkanı Ahmet Türk siyasette hep ´ılımlı´ kişiliğiyle biliniyor. Ankara Oran sitesinde kiralık yeni bir eve taşınacağı sırada ev sahibinden bir telefon alıyor: “Ahmet bey size ev kiraya vermekten vazgeçtim.”

Allah aşkına şu söylemlere bir bakın…

´Bu kadarına da pes´ dedirtiyorlar!

Apartman baskısı, yani Ahmet Türk´ü aralarında is-te-mi-yor-lar…

Bana göre Ahmet Türk´ü sevmeyen, hiçbir Kürt´ü sevemez…

Bu kafalarla huzur ortamını bulmak çok zor.

Değil bir arada, bir apartmanda yaşamaya bile imkan verilmiyor.

Yine de her şeye rağmen umutlu olmak lazım.

Huzur ve umut dolu yıllar…